Ekrem Kızıltaş

EKREM KIZILTAŞ

Yeni Dünya düzensizliği…

Eklenme Tarihi 3 Mart 2026

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

ABD tarafından gelen birbirini yalanlayan açıklamalar, İran-ABD arasındaki görüşmelerde mesafe alınıp alınmadığı konusunda ciddi bir fikir vermekten zaten uzaktı. Ancak, en azından görüşmelerden netice alınamadığı yönünde bir açıklama yapılmadan, İran'a saldırı başlatılması, yeni Dünya düzeni daha doğrusu düzensizliğinin ne olduğunu anlamayı kolaylaştırıyor.

Sürdürülen diplomatik görüşmeler sebebiyle, devasa askeri yığınak yapması ve İsrail'in çok istemesine rağmen ABD'nin İran'ı vurmayabileceği yönünde ümitler oluşmaya başlamışken korkulan oldu ve ABD, İsrail ile birlikte İran'ı vurmaya başladı.

İran Dini Lideri Ali Hamaney ve aralarında Genelkurmay Başkanının da olduğu üst düzey komutanların özel olarak hedef alınıp katledilmeleri, yeni dünya düzeninin bir başka özelliği.

İran'ın Hürmüzgan Eyaleti Minab kentinde 150'ye yakın çocuğun hayatını kaybettiği kız okuluna yönelik ABD-İsrail saldırısı, savaşın en acı yüzü. Faillerin saldırıyı sahiplenmeyişi de düşündürücü.

Öyle bir şey artık olmadığı için, İran'ı yöneten önemli isimlerin doğrudan hedef alınmalarının uluslararası hukuktaki karşılığını soruşturmak anlamsız. Ancak, okul ve benzeri kuruluşların hedef alınmaması şeklindeki insani yaklaşımın da yeni dünya düzeninde yerinin olmadığını fark etmek, dehşet verici.

İran'ın ABD ve İsrail saldırılarına yönelik misillemeleri, bir başka garabet On bin kilometre uzaktaki ABD'yi vurma imkanı olmayan İran, bin beş yüz kilometre mesafedeki İsrail yanında bölge ülkelerindeki ABD üslerini de vuruyor.

Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak ve Ürdün'deki ABD üslerine yönelik İran saldırılarında bilerek ya da bilmeyerek buralara yakın sivil yerleşim yerlerinin de vurulması söz konusu.

Özellikle de Körfez ülkelerinde ABD üsleri yanında AVM'ler, limanlar ve havaalanları gibi yerlerin de vurulmasının, çatışmaların bölgeye yayılması riskini taşıdığı biliniyor. Bu durum, ABD ve İsrail'in İslam ülkeleri arasında bir savaşı tetiklemeye çalıştıkları şeklindeki tezi de hatırlatıyor.

ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme sadedinde, İslam ülkelerindeki ABD üslerine yönelik füze saldırıları yapan İran'ın, bu konuda komşularından anlayış beklediği şeklindeki açıklaması, oldukça ironik.

Olgulardan çok algılara dayalı olsa da adı geçen İslam ülkelerinin ABD üslerine ev sahipliği yapmak zorunda kalmalarının önemli sebeplerinden birisinin de İran korkusu olduğu bilindiği için, bu açıklama anlamsız kalıyor.

Kimsenin başkalarının gözünün yaşına bakmayacağı net. Yeni Dünya düzeninde var olabilmek için kendi ayaklarınız üzerinde durabilmeniz şart, belli ki.

'İslam ülkeleri, aralarındaki farklılıkları bir kenara koyarak mutlaka birlikte hareket etmenin bir yolunu bulmalı' şeklindeki değerlendirme, gün geçtikçe daha da önem kazanıyor…