CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Bar, pavyon ve laiklik...

Eklenme Tarihi 04 Ekim 2016
TBMM'nin açılış resepsiyonunda içki servisi yapılmadığını, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel dışında fark eden olmamış büyük bir ihtimalle. Ancak o fark etmiş ve orada içki servisi yapılmadığını gözlerden gizlemeye çalışanlara inat, bu durumu kamuoyuyla da paylaşmış.
TBMM açılışlarında yapılacak resepsiyonlarla ile ilgili mevzuatta -böyle bir mevzuat varsa tabii-, bu konuda bir hüküm bulunup bulunmadığını, bilmiyoruz.
Ama konuyla ilgili habere göre, 'TBMM'nin Başkan'ın kendi tercihlerine göre yönetebileceği bir yer olmadığını' söyleyip, açılış resepsiyonunda alkol servisi yapılmamasına isyan etmiş Özgür Özel ve 'dikkatimizden kaçmadı' diyerek, bir anlamda tarihe de not düşmüş.
Yer TBMM ve konu da içki olunca, 'ne olur ne olmaz' diye de düşünmüş olmalı ki, 'kimsenin gelip de resepsiyonda içki içme meraklısı olmadığını' da vurgulama ihtiyacı hisseden Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürmüş:
"Ama bir yandan Yozgat Valisi OHAL'i nasıl fırsat bilip bir şeyler yapıyorsa, Meclis Başkanı da kendi tercihlerini milletvekillerine dayatıyor.
Her türlü yaşam biçimine, her türlü tercihe saygılı olmak gerekiyorsa, bunu Türkiye'de vaat ediyorsanız, yönettiğiniz Meclis'te ülkenin seçilmiş 550 milletvekiline bu tip dayatmalar doğru bir davranış değildir." 'Resepsiyonda içki içme meraklısı' olmasa da, resepsiyonda içki içme imkanı bulamadığı için canı sıkılan CHP Grup Başkanvekili, Meclis Başkanı'nın bir şey dayatmadığının farkında. Seçilmiş 550 milletvekili adına konuşmadığının da.
Resepsiyona katılıp, canları içki istemiş olsa da ikram edilmediği için canları sıkılan başkaları da vardır elbette.
Ancak bunlar, konu içki olunca böyle bir şeyi dillendirmenin şık olmadığının farkında olmalılar ki, başka şikayetçi yok.
Öyle ya, 'Ey halkım, TBMM açılış resepsiyonunda bize içki ikram etmediler' şeklinde bir şikayetin pek alıcısı yoktur günümüzde.

Laikliğin gereği mi?..

Konunun dini tarafı yani alkol kullanmanın haram olduğu gerçeği bir kenarda saklı kalmak kaydıyla, alkol kullanmak kişiye özel bir durumdur; kullanan kullanır, kullanmayan da kullanmaz. Şişede durduğu gibi durmadığı, yani kullananın başkalarına ciddi zararlar verdiği hallerde de konu kolluk kuvvetlerinin ilgi alanına girer.
İçkiyle ideolojik bir bağlantı kurmak ve onu belli bir dünya görüşünün olmazsa olmazlarından birisi gibi takdim etmek, ülkemize özel hallerden birisi. Alkol kullanmayı çağdaşlığın, modernliğin ve laikliğin bir gereği gibi lanse etmek, birilerinin zaaflarını başkalarına dayatması demektir oysa.
Eskiden kamu resepsiyonlarının olmazsa olmazlarından birisi olan içki ikramı konusunda mesafe alınmış olması, sevindirici. Televizyon ve gazetelerde izleyen insanların, toplantılara katılan zevatı ellerinde içki kadehleriyle görmeleri pek hoş olmasa gerek. En azından 'vazife başında içilmez' durumu var...
Yozgat'ta barların ve pavyonların kapatılması hususunda yazılıp çizilenler de aşağı yukarı aynı hesap.
Valiliğin, "Erkekler paralarını pavyonlara kaptırıyorlar. Aile düzeni bozuluyor. Bunu kadınlar istedi" gerekçesiyle aldığı kararı, 'laik kesimlerin hayat tarzlarına müdahale' olarak yorumlayanlar dikkatli olmalı. 'Bar ve pavyonlar da mı laikliğin gereği?' sorusuna cevap vermekte zorlanabilirler çünkü...