CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Sözde değil özde BM

Eklenme Tarihi 22 Eylül 2016
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yine bir fırtına gibi esti BM Genel Kurulu'nda.
Adalet ve hakkaniyetle zerre kadar ilgisi olmayan BM isimli uluslararası kuruluşun, bütün insanlığa adaletli ve hakkaniyetli imiş gibi yutturulduğunun altını çizdi.
'Dünya 5'ten büyüktür' sözünü yine söyledi ve aslında BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olan ülkelerden çok daha büyük olduklarını, kalan 188 ülkeye bir kez daha hatırlattı.
BM'de eşit şartlarda üyelik yaptıklarını zannedenlere, bile bile kandırıldıklarını söylerken, konuya 'acaba ben sesimi çıkartırsam ne olur?' diye yaklaşmanın, birilerinin kendi menfaatlerine göre dizayn ettikleri yanlış sistemin ilanihaye sürmesine vesile olacağını da ihtar etti.
Cumhurbaşkanımızın konuşmasını izlerken, 2008-210 yılları arasında ABD'nin Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan James Jeffrey'in sözlerini tekrar hatırladım… Şöyle diyordu Jeffrey: "Erdoğan Washington'da sevilmiyor. Erdoğan Avrupa'da da sevilmiyor. Otoriter görülüyor ve iyi bir oyuncu olmadığı düşüncesi hâkim. Batı daha önce Erdoğan'dan daha otoriter olan çok liderle muhatap oldu, olmaya da devam ediyor. Ama fark şu; Suudlar, Mısırlılar her koşulda bize yaltaklanıyor. F-16'ları, müttefiklik ilişkilerini falan düşünerek bizimle aynı değerleri paylaşıyormuş gibi yapıyorlar. Erdoğan ise bizimle çatışıyor, çelişkilerimizi yüzümüze vuruyor, dostumuz olmaya çalışmıyor…" Kendilerine teslim olmayan, bununla da yetinmeyip aslında ne olduklarını her fırsatta yüzlerine haykıran bir lideri dinlerken, dünyadan büyük olduklarını zanneden 5 ülkenin temsilcilerinin ne hallere girdiklerini bilmiyoruz. Ancak o 5 tarafından önemsiz addedilen 188 ülkeyi temsil edenlerin alkışları, birilerinin hiç de arzu etmediği bir geleceği müjdeler gibiydi…

Manifesto…
Dünyanın hemen bütün ülkelerinin istediğini de şöyle vurguladı Cumhurbaşkanımız: "Birleşmiş Milletlerin reforme edilmesi gerekir. Özellikle barışı koruma ve inşa faaliyetlerinin daha etkin hale getirilmesi konusunda genel sekreter Ban Ki-mun önderliğinde atılan adımları takdirle karşılıyoruz.
Bununla birlikte uluslararası barış ve güvenliğin temininden sorumlu ana organ olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi reforme edilmedikçe bu çabaların tam manasıyla amacına ulaşamayacağı açıktır… İşte bu sebeple, biz 'Dünya 5'ten büyüktür' gerçeğini her fırsatta uluslararası kamuoyuna hatırlatıyoruz, hatırlatıyorum… Beş ülkenin iki dudağının arasına dünyayı mahkum edemezsiniz. Ama şu anda dünya bu beş ülkenin iki dudağının arasına mahkum edilmiştir… Düşünebiliyor musunuz; üç tane ülke Avrupa'dan, bir ülke Asya'dan, bir ülke Amerika, beş ülke. Peki, dünyanın diğer ülkeleri ne olacak?..
Bunları bir kenara koyuyoruz.
Biz diyoruz ki 20 ülke mi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde olacak, bunların hepsi daimi olsun. Dönerli olarak, iki yılda bir bunlar değişebilir, değiştirilsin ve hepsi de dünyayı temsil etmek üzere, tüm dünya ülkeleri burada yerini alsın. Adalet ancak böyle tesis edilebilir… Güvenlik Konseyi'ni, temsil niteliği güçlendirilmiş, daha demokratik, adil, şeffaf ve etkin kılacak kapsamlı bir reform üzerinde mümkün olan en geniş uzlaşmayı işte bu genel kurul sağlamak durumundadır."