Bu emirlerin ilgili yerlere gönderilmediğini Orgeneral Hulusi Akar MGK'da "Birliklere iletilmek üzere verdiğim talimatları fakslamak yerine yırtmışlar" diyerek açıklamıştı. Emirleri göndermeyip, niyetin açığa çıktığı gerekçesiyle darbe girişiminin erken saatlerde başlamasını sağlayanlar karargahta yuvalanmış hainlerdi. Ancak yeni ortaya çıkan bilgiler, Genelkurmay'ın hainler tarafından önceden beri yanıltılmakta olduğunu gösteriyor...
Dahası hainlerin sınır tanımadıklarını da...
Darbe girişimi sonrasında, terörle mücadele edilen bölgedeki birçok birliğin komutanlarının tutuklanması, PKK ve DAEŞ ile mücadele konusunda zaaflar yaşanıp yaşanmadığı sorusunu akla getirdi öncelikle. Ve birbiri ardına gelen açıklamalar, darbe yanlılarının aslında uzun bir süreden beri üstlerini ve kamuoyunu ciddi şekilde yanıltacak bilgiler vererek oyaladıklarını ortaya koydu.
Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı'nın söyledikleri, FETÖ'cü askerlerin PKK ile mücadele etmediklerini ve yıllardır aslında dağı taşı bombalayarak kamuoyunu kandırdıklarını ortaya koyuyor. Pınarbaşı'nın anlattıkları arasında en dikkat çekici olaylardan birisi, 2014 Ekim'de yaşanan Kobani olayları sırasında yaşananlar.
Kobani olayları sırasında askerlerin kendilerine sürekli zorluk çıkardığını söyleyen Pınarbaşı'nın anlattıkları şöyle: "O dönemde bir günde 12 tane havan yedik. Sınırda göstericiler vardı, çevik kuvvet vardı ancak komutanlık hiçbir şekilde bu saldırılara cevap vermedi. 'Karşı tarafa neden cevap vermiyorsunuz?' diye sorduğumuzda bize 'orası Suriye toprağı' dediler."
'Misliyle karşılık verildi' yalanı...
Asıl vahamet bundan sonrasında.
Pınarbaşı şöyle devam ediyor: "Ancak akşam haberlerine baktığımızda ise 'misliyle karşılık verildi' diye Genelkurmay'ın açıklaması yayınlanıyordu. Külliyen yalan...
Kamuoyunu yanıltıyorlardı. Hiçbir karşılık vermiyorlardı." Barış Süreci sırasında PKK'nın bölgeye silah mühimmat yığınağı yaptığı ve güvenlik güçlerinin bu hususa sessiz kaldığı iddiaları malum. Ortaya çıkan bilgiler, FETÖ'cü hainlerin bu konu ile alakalı olarak neler yaptıklarını da gösteriyor.
Gerek Güneydoğu'da ve gerekse sınır ötesi operasyonlarda örgüte hiçbir zaman öldürücü darbe vurulmadığını, kamuoyunun sürekli olarak yanıltıldığını belirten kaynaklar, ayrıca Cizre, Yüksekova, Sur ile Nusaybin'deki çukurların 2. Ordu'ya bağlı tankların önünde kazıldığını da dile getiriyorlar. Dahası, bu ilçelere terörist ve mühimmat sevkiyatının askerin bilgisi dahilinde yapıldığı da iddialar arasında.
Hainlikte sınır olmadığının delilleri bu kadar da değil. 15 Temmuz sonrası açığa çıkan hususlardan birisi de, FETÖ'cü hainlerin askerlerimizi bilerek ölüme göndermeleri.
Nusaybin'deki 'Atmaca 7' operasyonunun ilk iki ayında, tutuklu Tuğgeneral Salih Kırhan yönetirken zırhlı araçlar yerine yaya gönderdiği 60 askerin şehit olması, konunun çarpıcı örneklerinden. Orgeneral Akar durumun farkına varıp operasyonun başına Tuğgeneral Levent Ergün'ü getirince, iki ayda 60 şehit verilen Nusaybin, iki haftada ciddi bir zayiat verilmeden halledilmiş...