CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

20 saatte yok olan 40 yıl...

Eklenme Tarihi 03 Ağustos 2016
"FETO terör örgütünün mazisi 40 yıl. İşte bunlar 40 yıl bugüne ulaşmak için çalıştı ama hesap tersine döndü. 20 saatte yerle yeksan ettik" demişti Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan...
40 yıl ya da daha fazla sürdürülen çabaların 20 saatte yer ile yeksan olmasının sebeb-i hikmeti; dinimiz için, Milletimiz için ve Ülkemiz için 'hayır' murat etmiyor oluşuydu muhakkak.
Bu lanetli yapıyı iyi bilenlerden birisi olan Prof. Dr. Mustafa Ağırman'a göre, kast edilen çalışma 50 yıldır sürüyor aslında.
Ağırman'ın değerlendirmesi çok çarpıcı:
"Tam 50 sene beklenen gün için dünya ve ahiretlerini feda ettiler.
Ne oldukları gibi göründüler, ne de göründükleri gibi oldular.
(...) Rabbimiz namaz kıl diyordu kılmadılar, beklenen gün için.
Rabbimiz oruç tut diyordu tutmadılar, beklenen gün için.
Rabbimiz içki içme diyordu içtiler, beklenen gün için.
Rabbimiz tesettüre gir diyordu, girmediler beklenen gün için.
Sonra beklenen gün geldi; namaz kılanların, oruç tutanların, haramdan kaçanların, tesettürlülerin tepesine bomba olup patladılar, kurşun olup yağdılar, tank paletlerinde ezdiler, Allah Allah diye karşılarına çıkan abdestinden başka hiç bir silahı olmayanları." 40 ya da 50 yıl... Dini argümanlarla oluşturulduğu kesin olsa da, daha çok kendisine özgü ve özellikle de halk kesiminden yukarılara doğru tırmandıkça 'batıni' tarafı ağır basan bir hareketle karşı karşıya olduğumuzu biliyorduk belki.
FETÖ'nün başı olan Gülen'in 1997'de katıldığı bir TV programında söylediği: "Ben Cebrail Aleyhisselâm'ı çok severim... Farz-ı muhal , o bile gelse Türkiye'de bir parti kursa, onun partisini bile desteklemem" şeklindeki sözler, anlayabilenlere hareketin itikadi durumu konusunda gerekli fikri vermişti zaten.
15 Temmuz sonrası, FETÖ yapısının itikadi açıdan çok ciddi farklılıklar arz ettiği ile ilgili birçok bilgi ve belge çıktı ortaya.

OLAĞANÜSTÜ DİN ŞURASI...
İtikadi farklılıkların FETÖ'nün 'ibadet' ve 'ticaret' olarak vasfedilen taban ve ara kademesinden çok, 'ihanet' olarak değerlendirilen tepe noktasında yaygın olduğu açık. Ancak bu farklılıkların ana kitleye de kabul ettirilmesi konusunda ciddi çalışmalar yapıldığı da biliniyor.
İslam'ı değişik yorumlama yanında, Yahudilik ve Hıristiyanlık konusunda değişik ve sapkın bir anlayışı yaymaya çalışan FETÖ'nün ifsad ettiği zihinlerin nasıl rehabilite edilebileceği, günümüzün belki de en önemli konusu.
Diyanet İşleri Başkanlığı da bu durumun farkında olmalı ki, önemli bir adım atarak Din Şurası'nı 'Olağanüstü' toplama kararı aldı.
Bugün başlayıp yarın sona erecek olan Şura'nın amacı: "5 Temmuz darbe girişiminin arkasında Din'i istismar eden FETÖ'nün olması sebebiyle, ülke ve millet olarak içinden geçilen süreci değerlendirmek, bu ve benzeri yapıların ülkemize, milletimize, İslam'a, Müslümanlara ve İslam algısına verdiği zararları tespit etmek, dini açıdan bu konularda istişarelerde bulunmak ve atılacak somut adımları belirlemek." Olağanüstü bir dönem yaşıyor ve olağanüstü şeylere şahit oluyoruz.
Olağanüstü Din Şurası'nın da, FETÖ ile alakalı şimdiye kadar konuşulmayan konulara cesurca el atması ve kamuoyunu aydınlatması, bir başka olağanüstülük olur umarız...