CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Geçmiş olsun

Eklenme Tarihi 18 Temmuz 2016
Öncelikle hepimize geçmiş olsun ve Cenab-ı Hakk bir daha böyle şeylerle karşılaştırmasın inşallah...
Yaşananlar gösteriyor ki: Herkesin bir hesabı vardır... Ama Cenab-ı Hakk'ın da bir hesabı vardır... Bir başka şekilde söylemek gerekirse de: Ben isterim, sen istersin;
Cenab-ı Hakk dilediğini yapar!.. Birileri kendilerine göre hesaplar yapmışlar. Maksatları Türkiye'nin yönetimini ele geçirmekti belli ki...
Ne yapa-caklarını, nasıl yapa-caklarını, kimleri nerelere getireceklerini belirledikten sonda, doğrudan emirlerinde olan birlikleri harekete geçirirlerken, başkalarını bloke edebilmek için komutanları kaçırmışlar ya da değişik şekillerde etkisiz hale getirmişler. Tam olarak neler planladıkları ve bunlardan ne kadarına teşebbüs ettiklerini henüz bilmiyoruz. Yaptıkları hesabın terse döndüğü ve beklediklerinin olmadığı yerlerin sayısı oldukça çok gözüküyor çünkü. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı teslim almaya giden generalin, o komutanın özel kalemi olan Astsubay tarafından alnından vurulması gibi mesela...
İlk emarelerin ardından Başbakan Binali Yıldırım'ın bir 'kalkışma girişimi olduğu' açıklaması, durumun ne olduğuna dair ilk işaretti. Devreye giren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın televizyonlara bağlanarak 'Milletimizin milli iradeye sahip çıkmak için meydanlara inmesi' şeklindeki çağrısı üzerine Milletimizin, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere sokaklara inmesi ile de iş tersine döndü... 15 Temmuz gecesini daha uzun zaman konuşacağız şüphesiz. Ve o gece neler yaşandığı üzerine anlatılanları dinledikçe, birilerinin cüreti karşısında ciddi şekilde şaşıracak ve ama esas olarak da Cenab-ı Hakk'ın yardımlarını görecek ve şükredeceğiz...
15 Temmuz Türkiye'nin tarihine kara bir leke olarak geçecek, bu açık. Ama 16 Temmuz'u da Milli İrade Bayramı olarak kutlayacağız herhalde...

Hadi oradan!..
Milletimizin dişinden tırnağından artırdıklarıyla alınıp kendilerine teslim edilmiş F-16'lar, helikopterler ve tankları millete karşı ve acımadan kullanan ve kullanabilecekleri anlaşılan birilerinin darbeyi kim adına yaptıkları da tartışmalı. Başarısızlıkları ortaya çıkınca belki onları teşvik edenler de desteklerini açıklayarak meşru otoritenin yanında yerlerini aldılar çünkü. Darbe Girişiminin maksadı ile ilgili olarak karalanan metinde, esas sebebi belirleyen kilit cümlelerden birisi galiba şu: "Uluslararası organizasyonlar ve toplum ile küresel barış, huzurun temini için daha güçlü bir ilişki ve işbirliğini kurmak." Ne demek olduğunu en iyi kendileri bilirler ve herhalde mahkeme karşısında anlattıklarında daha iyi öğreneceğiz şüphesiz. Ama ilk bakışta 'Dünyanın 5'ten küçük olduğuna ve kalan 190 küsurun yanında Türkiye'nin de 5'in emrinde olması gerektiğine' inandıkları ve bunun temin etmeye çalıştıkları anlaşılıyor.
Tabii ki sadece 5'in değil, bunun yanında bir dönem kendisinden izin alınması gerektiğini söyledikleri 'Otorite'nin de herhalde. Tuzu kurular, yeminli millet düşmanları ve aklını kiraya vermişler, bu son derece açık durumda bile değişik yorumlar yapabilmek uğruna kendilerini paralıyor olsalar da, karşı karşıya kaldığımız bir darbe girişimini atlatmış bulunuyoruz, şükür. Milli İrade için canını hiçe sayarak namluların karşısına çıkıp şehit ve gazi olanlara, halka ateş açma emrine uymayan erleri kafasından vuran alçaklara... rağmen, yaşananların kurgu olduğu iddiasında bulunabilenlere söylenebilecek tek söz ise şu:
'Hadi oradan!..'