CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Karınlarından konuşanlar...

Eklenme Tarihi 23 Haziran 2016
"Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten" Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'nde yer alan bu mısrasına 'felek' lafzı yerine 'düşmanlar' ya da benzer başka bir kelime ile başlamak garip kaçar mı bilmem. Ama karşı karşıya bulundukları hal tam da bu mısrada ifade edildiği gibi olan Cumhurbaşkanımız ve diğer yöneticilerimizin, bu mısrayı içlerinden sıklıkla tekrarladıklarını varsayabiliriz.
Bazıları Türkiye'nin kendisini daha ileriye doğru götürebilecek adımlar atmaması ve hatta mümkünse hiç hareket etmemesi gerektiğini düşünüyorlar. Tabii ki bu kanaatte olanlar ve işbirlikçileri dertlerini açıkça söyleyemedikleri için, evrensel birtakım kavramları altüst ederek kurdukları süslü başka cümlelerle işi idare etmeye çalışıyorlar.
İfade ve basın özgürlüğü diyorlar mesela.
Bahsettikleri özgürlüklerin bizde bol miktarda bulunduğunu, hatta kendilerinden fersah fersah ilerde olduğumuzu söylediğimizde inanmıyor, daha doğrusu inanmak istemiyorlar bir türlü.
Gazetelere, televizyonlara, internet sitelerine çöreklenmiş bir güruhun akşam sabah nerdeyse hiç durmadan ülkeyi yönetenlere hakaretler yağdırdıklarını biliyorlar oysa.
Söz konusu hakaretleri yapanların bunlardan bazıları ile ilgili olarak yargı ile yüzleşmeleri, problem onlara göre. Bu sebeple olacak, Cumhurbaşkanı'na ve diğer yöneticilere hakaretin serbest olmasını temin edecek kanun çıkarmak için uğraşıyorlar.
Hakaret meselesi işin bir yüzü.
Diğer taraftan, Türkiye açısından ileri adımlar atılması demek olan yatırımları önleyebilmek için uydurulan bahaneler de dikkat çekici boyutta. Artık İstanbul'un yükünü taşımakta zorlanan Yeşilköy yerine, daha büyük ve bu arada bölgenin ehemmiyeti dolayısıyla dünya çapında aktarma merkezi olabilecek Yeni Havaalanı, canlarını sıkıyor mesela. Yine İstanbul'un trafik meselesinin halli için yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü de morallerini bozuyor.

Nerden çıktı bu Yap-İşlet-Devret?..

Bu yatırımlar ve benzerleri için çevre tabanlı itirazlar gündeme getiriyor, ağaçtan, böcekten bahsederek bin türlü yalan üretiyorlar. Yeşilköy Havalimanına inip kalkan binlerce uçağın egzos gazından İstanbullunun kurtulabilecek olması, umurlarına bile olmuyor. Yine aynı şekilde Yeni Köprü'nün sağlayabileceği çevresel faydalar da...
Esas sıkıntılarını da söyleyemiyor, karınlarından konuşuyorlar. Mesele büyük projelerin başka ülkeleri ürkütmesi olduğu halde, bunu böyle belirtme cesaretini gösteremiyorlar tabii. mesela, 'Üçüncü Havalimanını yapmayalım, çünkü bu Frankfurt ve başka bazı havalimanlarının önemini azaltır, Türkiye'nin önemini artırır' diyemiyorlar.
Diyemedikleri şeyler arasında en önemlileri belki de Yap İşlet Devret Modeli ile ilgili. Eskiden böyle büyük projeler için devlet IMF kanalıyla borçlanmak durumunda kalır ve siyasi riski olan anlaşmalar yapılırdı. Şimdi krediyi firmalar buluyor, riskleri onlar üstleniyor ve bu sayede milletçe büyük imkanlar elde ediyoruz.
Türkiye ayakta, kendi kararlarını kendisi alıyor ve bu arada yakaladığı istikrar sebebiyle de uluslararası piyasalarda sağladığı güven üzerinden daha da ileri gitmesini sağlayabilecek projeler gerçekleştiriyor...
Birileri de bu durumdan hoşlanmadıkları için, bulabildikleri bütün argümanlarla Cumhurbaşkanımıza ve ülkeyi yönetenlere saldırıp duruyorlar...
Onların ne dedikleri ise malum:
"Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten"