Türkiye ile İsrail arasında Mayıs 2010'dan beri bozuk olan
ilişkilerin kısmen de olsa düzeltilebilmesi ile ilgili görüşmelerin başladığına dair haberler, son günlerin en gözde konularından birisi... Resmi açıklama şöyle: "Taslak üzerinde çalışılıyor... Mavi Marmara saldırısı bir dönüm noktası olmuştur.
Türkiye özür, tazminat ve ambargonun kaldırılma şartlarını sunmuştur. Birinci şartımız yerine geldi, diğer ikisi yerine gelmedi. Türkiye'nin bu 3 şartı yerine gelmek kaydıyla, normalleşme süreci sağlıklı bir süreç olur. Şimdiye kadar gelinen noktada imzalanmış bir anlaşma yok." Olay,
iki ülke arasında görüşmelerin başlatılması ile alakalı bir prensip kararından ibaret olsa da, henüz başlamayan görüşmeleri çoktan bitmiş gibi gösterip, alınan kararları açıklayanların haddi hesabı da yok. Tabii ki 'henüz başlamamış' görüşmelerde alındığı iddia edilen kararlar diye kamuoyuna pazarlanmaya çalışılan
İsrail Haaretz gazetesi kaynaklı iddiaların hemen tamamı, Hükümeti zor duruma düşüreceği kanaatiyle oluşturulmuş yalanlardan ibaret. 2009'da Davos'ta 'One minute' ile başlayan ve milyonlarca insanın İsrail konusundaki bilgilerine gerçeklerden bir demet ilave eden sözleri duyduklarında akılları başlarından gidenler vardı hatırlarsınız. Aynı kesimlerin, Mavi Marmara olayı yaşandığında; yani
İsrail uluslararası sularda Mavi Marmara'ya baskın yapıp, 9 kardeşimizi şehit ettiğinde, 'otoriteden izin alınmalıydı' gibisinden saçma sapan bir tez geliştirmeye çalıştıkları da akıllardadır. Davos gerçekleştiğinde 'işte şimdi bittik' diyen ve uluslararası sularda gerçekleşen insanlık dışı bir baskına 'otorite' bahanesi arayanların derdi,
işbaşındaki kadronun İsrail karşısında dik duruşundan rahatsız olmalarıydı.
Algı inşasına devam...
İşte bu çevreler, şimdiki durumda Türkiye'nin İsrail'e tavizler vermeye başladığı algısını oluşturabilmek için kolları sıvamış durumdalar.
Böyle bir şeyin kesinlikle olmayacağını biliyor olsalar da... Türkiye'nin İsrail ile münasebetlerin tekrar düzelebilmesi için öne sürdüğü ve şimdiye kadar belki yüzlerce kez tekrarlanan şartlar malum:
Mavi Marmara saldırısı için özür dilenmesi, saldırı mağdurlarına tazminat ödenmesi ve Gazze'ye yönelik hukuksuz ablukanın kaldırılması. İsrail Başbakanı Netenyahu'nın özür dilemesi ile ilk şart yerine getirilmişti. Tazminatla alakalı bazı gelişmeler olsa da, bu şartın henüz yerine getirilmediği biliniyor.
En önemli mesele ise Gazze'ye abluka meselesi. Türkiye'nin çevresinde meydana gelen gelişmeler ve bu arada
Rusya ile yaşanan uçak krizinin muhtemel etkilerinin hızlandırdığı söylenen Türkiye-İsrail görüşmelerinin başarı şansı tazminat konusunda anlaşabilmek ve bu arada Gazze'ye yönelik ambargonun kalkması ile yakından alakalı. İsrail'in söz konusu şartları kabul etmesi durumunda iki ülke arasındaki ilişkilerin makul bir seviyede yeniden başlamasının İsrail için faydalı tarafları olsa da; ilişkilerin düzelmesinin Türkiye ve özellikle de Gazze açısından faydaları olacağını da unutmamak gerek. Görüşmeler sürüyor. Yetkililerin atılacak adımlar konusunda mümkün olduğu kadar ince eleyip sık dokuduklarının ve HAMAS yetkililerinin görüşlerine başvurduklarının farkındayız. Dileğimiz,
Türkiye'nin ve tabii ki Filistin'in geleceği açısından faydalı gelişmeler sağlanabilmesi...