CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Suriye harap olmadan...

Eklenme Tarihi 08 Aralık 2015
'Ba'de harabü'l-Basra', yani 'Basra harap olduktan sonra...' sözü, herhangi bir konuda geç kalındığını, zamanında yapılmayan müdahalelerin anlamsız olduğunu belirtmekte kullanılır. Basra şu anda ne durumda bilmiyoruz.
Ama, uluslararası sistem müdahale edene kadar, Suriye harap edilmeye devam edileceği için, 1 Ocak'ta başlaması düşünülen süreçten sonra 'Ba'de harabü'l-Suriye' sözü sıkça kullanılacaktır herhalde... Sürecin başlatılabilmesi 'Suriye harap olduktan sonra' olacak zaten...
Viyana'da Suriye'deki iç savaşa siyasi çözüm amacıyla başlatılan ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 17 ülkenin katıldığı görüşmelerde, Suriye'de 6 ay içinde bir geçiş hükümetinin kurulması ve 18 ay içinde de seçime gidilmesi kararı alındı.
1 Ocak 2016 itibariyle başlatılacak süreçte, muhalefet ve rejim arasındaki görüşmelerle çözüme ulaşılması hedefleniyor. Esad'ın durumu ve başka bazı konularda katılan ülkeler arasında bir uzlaşma olmadığı için, bu konuların akışına bırakıldığını anlıyoruz.
Suriye'nin çeşitli yerlerinde son zamanlarda iyice şiddetlenen çatışmaların, başlayacak görüşmeler öncesi pozisyon kazanmak ve dolayısıyla masaya daha güçlü oturmakla alakalı olduğunun herkes farkında. Yani anlı şanlı devletler, Suriye'nin geleceğinde paylarının ne olacağı hesabı yaptıkları için, koskoca bir ülkenin dünyanın gözleri önünde harap olmasını, yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesini ve milyonlarcasının yerlerinden yurtlarından olmasını sadece izlemekle yetindiler bunca zamandır. Ve bütün bu süreçte, Suriye halkının ve bunun yanında Türkiye'nin haykırışlarını da duymazdan geldiler.
Yorgun bir ülke üzerinde ameliyat yapmanın daha kolay olacağını düşündüler herhalde.

Aynı gemideyiz...

DAEŞ'le mücadele kılıfı altında bölgeye gelen, ama geldikten beri sürekli olarak rejim muhaliflerini bombalayan Rusya'nın Esad'ın elini kuvvetlendirmek için böyle davrandığı, malum. PYD'nin hayalini kurduğu Kuzey Suriye koridorunu Akdeniz'e bağlamak için, Lazkiye ile Türkiye arasındaki bölgeyi boşaltmak da belli ki Rusya'nın amaçları arasında.
Ekim Ayı başından beri ağırlıklı olarak Türkmenleri bombalaması da bundan. Ocak 2016'dan itibaren ne olacağı, nasıl olacağı ve 17 ülkenin beraberce yapacakları teşebbüslerin Suriye açısından hayırlı neticeler getirip getirmeyeceği, şimdilik belirsiz. Ancak birbirleri ile münasebetleri rekabete dayanan ülkeler bile, Suriye meselesinin yeni aldığı halin dünya kamuoyunu ciddi şekilde rahatsız ettiğinin farkında olduğunun altını çizmek gerek.
Dolayısıyla bir şeyler yapmaya çalışacakları aşikar. Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerinin bütün bu yaşananlardan ve yaşanacak olanlardan ders alabilmeleri, kaybedilenlerin tek tesellisi olacak belki. Bölgeyi kendi menfaatlerine göre dizayn etmeye çalışanlara, bölge insanının beraberce bir direnç geliştirebilmesi, meselenin bam teli. Türkiye'de yaşayıp, meselelere bir ABD'li, Fransız, İranlı hatta Rusya vatandaşı gibi bakmak eğiliminde olanların, neler olup bittiği ve gelişmelerin bizi nereye doğru götürdüğünün farkında olmadıkları, kesin. Ancak aynı gemide olduğumuzu unutmasalar iyi olacak... Gemilerde sınıf ayrımı olsa da, batma riski herkes için eşit çünkü...