Dünyada 350 milyon civarında Türk, 2 milyar Müslüman var. Mavi Marmara, bu ülkelerde büyük heyecan yarattı. Dalgalar birbirini takip ediyor.Gerek bölgemizde, gerekse eski Türk ellerinde ve Müslüman ülkelerde olan katliam, vahşet ve mazlum halkların akan gözyaşları Türkiye için yeni bir dönemi işaret ediyor. Dünyanın en büyük sivil hareketini gerçekleştirmek mümkün mü? "Yüzlerce yardım gemisi daha Gazze'ye doğru yol alırsa İsrail ne yapabilir''sorusu akıllarda dolaşıyor.
Ne olur? Eğer yardım gemilerinin sayısı artarsa, İsrail'in üç yıldır sürdürdüğü Gazze ablukası geri tepebilir. Ya da İsrail bütün gemilere saldırır. Dünyayı karşısına alabilir mi? Yüz veya bin gemi hareket ederse, er veya geç İsrail'in bu tutumuna göz yuman Amerika ve Avrupa ülkeleri, uluslararası hukuk normlarını nasıl çiğnediklerini fark eder ve akılları başına gelir. Türkiye, bu büyük kıvılcımın parlamasına vesile olmuştur.
Başbakan Netenyahu ve Dışişleri Bakanı Lieberman gibi radikal Museviler'in yönetimde yer alması ve hayati hatalara imza atmaları uluslararası toplumun da canını sıkıyor. Gelen bilgiler telefon görüşmesi yapılan devlet adamlarının da aynı görüşü paylaşmaya başladığı şeklinde.
Ankara bu konudaki hassasiyetini hem ABD'ye hem de görüşülen diğer ülke liderlerine ve uluslararası topluma anlatıyor. "Bu iş Netenyahu ile olmaz, yoksa İsrail ağır bedeller ödeyecek" diyor.
Her ne kadar bu noktada belirleyici olan İsrail iç siyaseti olsa da uluslararası baskı nedeniyle zaten kırılgan olan Netenyahu yönetiminin orta vadede daha fazla ayakta kalamayacağı ifade ediliyor.
* * *
REFERANDUMUN KADERİ VE YENİ GENELKURMAY BAŞKANI
Türkiye'de bugünlerde yaşanan gelişmeleri iç ve dış olarak ayırma imkanı yoktur.
Olup bitenleri iyi anlamak, fotoğrafın bütününü görmek, Türkiye üzerinde oynanan oyunun bölgesel ve küresel yansımalarını iyi analiz etmek durumundayız.
Anayasa mahkemesi, yarın referandumun iptalini esastan görüşmeye başlayacak.
Akıllarda, referandumun kritik maddelerinin iptalinin sonucu ortaya çıkacak yeni siyasi durum veya referandum tarihi 12 Eylül'e kadar hangi iç ve dış siyaset mühendislik planları yapıldığı soruları var.
Yeni Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner, 30 Ağustos'ta göreve başlayacak. Orgeneral Koşaner 2010 - 2013 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı yapacak. Bunun terörle mücadele ve iktidarın uluslararası askeri ilişkilere getireceği yeni bakış açısı bakımından önemi var.
Bir yandan terör saldırıları azdı diğer yandan milletimizin içine nifak sokmak isteyen şer odakları düğmeye bastı. Türkiye'yi, iktidarı hem içeride hem de uluslararası arenada zayıflatmak istedikleri ortada.
PKK ile yabancı servisler ele ele vermiş, bir oyunun parçalarını tamamlıyorlar. Öcalan'ın '31 Mayıs'tan sonra çekiliyorum' açıklaması çatışmaların yoğunlaşacağına dair kaygıları arttırdı. Malum kalemlerin "Öcalan sorunun çözümünde dikkate alınması gereken en temel faktörlerden birisidir" açıklamalarını ibretle okuyoruz.
Siyaset mühendisleri, hangi adımları atacak? Sokaklarda yaratılacak öfkeyi hangi hedefe yöneltecekler? Şiddet duygularını Türkiye'nin zaafa uğratılmasına yöneltmek niyetiyle bilinçli bir siyaset mühendisliği devreye konulduğunu anlamamak mümkün mü.
Türkiye'yi karıştırmak için, siyaseti yeniden tasarımlamak için, Türkiye'nin gücünü kırmak, iktidarın başına çorap örmek için, ülke içinde bir iç hesaplaşma başlatmak için uluslararası bir operasyon yapıldığını, paralel ve çapraz operasyonların devreye sokulduğunu bir an için aklımızdan çıkarmayalım.
Karanlık oyun plancıları, erken seçimi zorlamakta, muhtemel seçimlerden zayıf hükümetler çıkarılmasını ummakta, zayıf hükümetlerle, Türkiye'yi eskisi gibi, içine kapanık bir ülke haline getirmek istemektedirler.