CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Ya istiklal ya ölüm

Eklenme Tarihi 23 Aralık 2016
Ankara'da Rus Büyükelçisi Karlov'ın bir suikast sonucu öldürülmesinin perde arkasındaki dinamikler ortaya çıkıyor.
Büyük resim, bu suikastın Türkiye'nin yenidünya düzeninde almaya başladığı yeni pozisyonla, Avrasya'nın jeopolitik ve jeostratejik konumlarına katacağı yeni eksenlerle birebir ilişkilerini açıkça gösteriyor.
Parametrelerin gelip dayandığı ortak nokta, 'CIA-Pentagon- NATO-Türkiye- Amerika- Rusya-Avrasya 'parantezidir.
Parantezi açalım...
1) Ankara'nın göbeğinde ulusal ve uluslararası bağlantıları olan bir suikastın kendiliğinden bir katil tarafından gerçekleştirilmesi söz konusu değildir. Amerika'da oturan, CIA istihbarat servisine taşeronluk yapan Fetullah Gülen, Rus Büyükelçisi'ni öldürmeye karar veriyor. Ve katil, ülkemizi içeriden çökertmek, darbe dâhil her türlü müdahaleyi yapmak için devlet içinde NATO tarafından örgütlenmiş GLADYO unsuru FETÖ yapılanmasının militanı oluyor.
2) Suikast gecesi Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan Rusya lideri Putin'i arıyor. İki lider, olayın Türkiye ile Rusya'nın arasına açmaya yönelik bir FETÖ provokasyonu olduğunda hemfikir oluyorlar.
3) Bir gün sonra Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, Avrasya Tüneli'nin açılışında tarihi bir sözle, büyük resmi tescilliyor: Ya İstiklal, Ya ölüm.
4) Emperyalist Batı, Amerika-İngiltere- Almanya-Fransa, FETÖ-PKK-YPG-DEAŞ- DHKP-C piyonları, Batı'ya beynini satmış aydınları, devşirilmiş yerli işbirlikçileriyle aziz vatanımıza saldırıyor. 15 Temmuz'da NATO Gladyosu, FETÖ ile darbe girişimi yapıyor. Beşiktaş'ta, Kayseri'de köpeklerini gönderiyorlar. Rus elçisini öldürüyorlar.
Maksat, içeride ülkeyi yönetilemez hale getirmek; dışarıda ise Türkiye için yakın işbirliği içinde olduğumuz jeopolitik mevzilere kurşun sıkıyorlar. Ve... Türkiye'yi 100 yıl sonra ayağa kaldıran Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan 'Ya istiklal ya ölüm' diyor. Lider Tayyip Erdoğan haklıdır. Tarihi gerçekler karşısında, Batı'yla ilişkileri yeniden sorgulamakta ve aziz milletimizi, ikinci İstiklal mücadelesine çağırmaktadır.
Çünkü 100 yıl Batı'yla beraber olmuş, Avrupa'nın ideali olan 'birliğin' içine katılmak için elinden geleni yapmasına rağmen dışarıda tutulmuş bir ülkenin Cumhurbaşkanıdır. 100 yıl sonra yakın coğrafyasında, İslam coğrafyasında etnik ve mezhepsel bölünme operasyonlarından çok rahatsız olan liderdir. Emperyalist Batı, 'yeni bir dünya sistemi' kurarken, oturacak, ilgilenmeyecek bir Türkiye lideri değildir. Türk-İslam medeniyetinin temsilcisi Türkiye'nin lideri olarak, Yeni Dünya'nın yükselişinde, merkez ülke olmaya çalışmaktadır. 21'inci Yüzyıl paradigmalarını iyi okuyarak, Doğu'nun yükselişine katılmakta, dünyadaki değişimi yakalamak istemektedir.
Bunun anlamı açıktır: Türkiye'nin önümüzdeki yıllarına yönelik 2023, 2053, 2071 paradigmalarıyla, 50/75 yıllık stratejik yönelimine liderlik yapmaktadır.
5) Yeni Türkiye emperyalist Batı'nın 'yeni Ortadoğu' projesini kabul etmeyerek, yakın coğrafyamızda İKİNCİ SYKES-PICOT VE SEVR haritaları çizmek isteyenlere karşı topyekûn mücadele içindedir. Dolayısıyla bağımsız ve milli duruş karşısında Emperyalist Batı, Avrasya'nın kalpgahındaki Türkiye liderliğini bertaraf etmek için her koldan saldırıyor. Hendekler, bombalar, darbe teşebbüsleri, NATO Gladyosu, Fetullah'ın militanının Rus elçisine kurşun sıkması, İngiltere/Amerika/ NATO'nun panik ataklarıdır.

SONUÇ: Ülkemizin 21'inci Yüzyıl rotası bellidir. Büyük Türkiye. Bağımsız ve milli duruştan taviz vermeyen, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki Türkiye, Doğu'nun yükselişine elini uzatmaktadır.
Asya'dan, Yakındoğu, Ortadoğu, Afrika'ya kadar uzanacak bir değişim dalgasının yükselmesinde rol alacak demektir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin, dünyanın yeni jeopolitik mevzilerine doğru attığı güçlü adımlarını CIA-Pentagon-NATO dahil kimse engelleyemez.