Hikmet Uluğbay, tabancasıyla çenesinin altına ateş ederek bir intihar teşebbüsünde bulundu. Uluğbay, intihar girişimini yıllar sonra şöyle anlatıyor: Ülkenin içince bulunduğu ekonomik durum nedeniyle yoğun bir stres içindeydim. 60 milyar dolar borç ödememiz gerekiyordu. Günde 1 elma ile öğle yemeğini geçiştiriyordum.
Devalüasyon yapılacağına dair Mesut Yılmaz'a bilgi verdiğim söylentisi ortaya atıldı. Çıkış yollarından biri intihardır. Bir an geldi o irrasyonel kararı uyguladım. Olaydan sonra kendimi toparladım. Bu sefer de oğlumun beni vurduğu spekülasyonu ortaya atıldı. Bu yapılabilecek spekülasyonların en adisi oldu."
Eymür'ün portalı
Mehmet Eymür, MİT'in önemli isimlerindendir. Hikmet Uluğbay'ın intihar ettiği günleri çok yakından bilen bir isim. Onun imzası yok ama portalında Uluğbay'ın intiharına ilişkin detay bilgiler içeren bir analiz yapılıyor:
Hikmet Uluğbay düzgün bir kimse. Şans eseri ölümden döndü. Uluğbay, intihar olayından 14 gün önce kendi imzasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına Egebank ile ilgili suç duyurusunda bulundu. Bakan görevini yapmıştı. Hem de Cumhurbaşkanı Demirel'e rağmen. Egebank'ın sahibi yeğen Murat Demirel için yasal işlem uygulanmasını isteyen Uluğbay'ın diğer önemli bir banka soygununu yani Etibank olayını görmemesi ve bir işlem yaptırmaya teşebbüs etmemesi mümkün müydü? Söylentiler intihar olayından önce başlamıştı. O tarihlerde IMF heyeti Türkiye'de bulunuyor ve Uluğbay ile uzun süreli toplantılar yapıyordu. Çıkan bazı söylentilerden sonra borsada ani bir düşüş olmuştu.
Manipülasyon yapıldığı iddiaları vardı.
5 Temmuz 1999 günü "Türkiye'ye devalüasyon önerdiği belirtilen IMF belgesinin sızdığı" tartışması iyice alevlendi. Dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, IMF belgesini borsacı kuzeni Mehmet Kutman'a sızdırmıştı.
6 Temmuz, yani intihar olayının olduğu gün, Mesut Yılmaz, IMF belgesini kendisine Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay'ın verdiğini söyledi. Yine malum isimler ortalarda dolaşıyordu. Devlet Bakanı
Hüsamettin Özkan'ın, intihar olayından önce Hikmet Uluğbay'la birlikte olduğu ortaya çıktı. O gün evine gelen Hüsamettin Özkan'ın, ayrılışını takip eden saatler içinde Uluğbay'ın intihara teşebbüs etmesi büyük bir tesadüf mü?
Bizce olayın gerçeği, Başbakan Ecevit'in, "onurlu bir insanın girişimi" sözlerinde saklı. Yani tatsız intihar olayı bunalımdan ziyade bir onur meselesi görüntüsü veriyor. Şimdi herkesin sorduğu bazı suallere yer verelim:
İnterbank'ın mali sıkıntı içinde olan Cavit Çağlar'a satılmasına neden müsaade edildi?
Çağlar'a satılırken Bankalar Kanunu'na göre müdahale edilme durumunda olan bankanın, 500 milyon dolarlık yükle, 0 liraya Çağlar'a verilmesine neden göz yumuldu?
Bu satışta dönemin Bakanı Güneş Taner'in rolü ve sorumluluğu nedir?
Hikmet Uluğbay, Egebank için suç duyurusunu 22 Haziran 1999'da yolladı. Bankaya ise 6 ay sonra el kondu.
Etibank'ın Cavit Çağlar'a satıldığında diğer bankası Interbank zor durumda değil miydi?
Tunaboylu'nun reddettiği talebe, Devlet Bakanı müdahale ederek satışa "olur" verdi mi?
Etibank satıldı, sonra Mesut Yılmaz, Cavit Çağlar'dan ne istedi?
Dinç Bilgin, Etibank'a nasıl ortak edildi?SONUÇ: Şimdi tekrar sormak gerekiyor? 28 Şubat sürecinde, yetimin hakkı, milletin parası 70 milyar doların buharlaşmasında siyasi iradenin işbirliği olmadan gerçekleşmesi mümkün mü?