CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Türkiye'yi 90'lara döndüremeyecekler

Eklenme Tarihi 10 Ekim 2014
Kobani (Ayn el Arap) ile dayanışma bahanesiyle başlatılan şiddet eylemlerinde ne yazık ki 24 vatandaşımız hayatını kaybetti. Ölenlere rahmet, aziz milletimize sabır ve sağduyu temenni ediyoruz. İnanıyoruz ki şiddet ortamı yaratma çabalarına rağmen kardeşliğimiz galip gelecektir. Çevremizde kurgulanan derin planların merkezine Türkiye'yi oturtan son gelişmelerin arka planında ne var?
Ortadoğu'da yaşananlar çevremizdeki halkların yüzyıl aradan sonra yeniden emperyalist devletlerin çıkar alanı durumuna geldiğini gösteriyor. ABD, İngiltere, Almanya, Rusya ve Çin'in enerji kanallarına uzanması yakın coğrafyamıza hakim olan kaosun arkasında hangi güçlerin olduğunu anlamamızı kolaylaştırıyor. Dicle-Fırat'tan Nil'e kadar Büyük İsrail olma hayalindeki Yahudiler'i bu tabloya eklendiğimizde; ülkemize yönelik tezgâhların arkasında kimlerin olduğu gözler önüne serilmektedir. Bu bağlamda, ülkemizin 1990'lı yıllara dönmesini hesaplayan derin odaklar yine iş başında. 90'lı yılları hatırlayalım.
1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla başlayan iyimserlik, demokratikleşme, liberalleşme ve küreselleşme dalgasıyla etkisini gösteriyordu.
1990'lı yılların başında yenidünya düzeni ve bu düzende Türkiye'nin güçlü konumu belirmişti.
Çankaya'da Turgut Özal, Ortadoğu petrol ve ticaret pazarlarında Türkiye'nin önünü açmaya çalışıyordu.
Türkiye'nin en karanlık perdesi 1993'te açıldı. PKK'nın silah bırakmasını sağlayacak bir mutabakata doğru gidilirken Özal'ın zehirlenip öldürülmesi ve faili meçhul cinayetler ile Kürt-Türk halkını sindirmeye çalışılan bir dönem başlatıldı. Gelişmelere damgasını vuran terör örgütü PKK'dan başkası değildi. Arkasından, 28 Şubat post modern müdahalesi, iki büyük ekonomik kriz ve Cumhuriyet tarihinin en büyük banka soygunu yaşandı. Yeni Dünya Düzeni savaşı tüm hızıyla sürerken, Derin Amerika, İngiltere ve Almanya, Türkiye'nin palazlanmasına fırsat vermedi. Kim kazandı? Küresel emperyalist ülkeler. Kaybeden, Türkiye halkı oldu.

Aynı oyunlar, yeniden...

Bugün ne oluyor? Dünyanın en stratejik konumunda bulunan Avrasya'nın merkezinde neredeyse tek barış ve istikrar adası olma özelliğini taşıyan, Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu liderliğinde Büyük Türkiye olma yollarının önünü kesmek ve bölgede kalıcı barışın tesisini engellemek için sahnelenen oyunu görmeliyiz. Türk-Kürt kardeşliği sabote edilmek isteniyor.
Hayata geçirilmek istenen şiddet ortamın emperyalist ülkelerin işine yarayacağı görmemek, tarihten ders almamak demektir.
SONUÇ: Yaşadığımız günlerde, aziz milletimize düşen, sağduyulu olmak, terör örgütlerinin ve onları kurgulayan küresel oyun kurucularının tuzağına düşmemektir. Kim olursa olsun Yeni Türkiye üzerinde kurulan tezgâhları görmezden gelen, piyon olarak katkı sunan, aziz milletin basiretine ve devletin huzuru sağlamaya yönelik kudretine destek olmayan herkes kalleşçe yıkım planlarının ortağı olma sorumluluğunu
taşıyacağını unutmamalıdır.