Tam şimdi, Türkiye ile BRICS ve ŞİÖ köprülerini tartışma zamanı. Türkiye, bağımsız dış politika izliyor. Batı ekseni dağılıyor. NATO şemsiyesi artık eski heyacanını kaybediyor.
Dünya çok kutuplu gelişmelere sahne alırken, Yeni Türkiye BRICS ve ŞİO arasındaki köprüleri inşa ediyor. Asya'ya açılıyor. BRICS oluşumunun temeline baktığımızda, Yeni Türkiye'ye çok iyi mesajlar vermektedir.
BRICS'in hedefinde, başta Afrika olmak üzere üçüncü dünya ve gelişmekte olan ülkelerde kalkınmaya dönük proje ve faaliyetlerin BRICS üyelerinin kendi ekonomik hedefleri doğrultusunda desteklenmesi fikri yatmaktadır.
Başkan Tayyip Erdoğan'ın ufku büyük. 2013 yılından bu yana ŞİÖ'ye alternatif bir örgüt olarak işaret ediyor.
Zaman, Türkiye'nin, Asya ülkelerinin önderlik ettiği örgütlere katılma zamanıdır.
Türkiye halihazırda ŞİÖ'nün diyalog ortağıdır. Bilindiği gibi, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) en son Hindistan ve Pakistan'ı tam üye yaptı. Böylelikle ŞİÖ küresel çapta siyasi, ekonomik ve askeri açıdan önemli bir oluşum haline geldi. Pakistan'ın can dostu Türkiye'nin ASYA KULVARLARINDA KOŞMASININ ÖNÜ AÇILMIŞTIR. Türkiye, BRICS ve ŞİÖ'ye katıldığında ASYA'DAKİ TÜRK DEVLETLERİYLE NETWORK'Ü HAYATİYET KAZANACAK. ÇİN'in 21. Yüzyıl Projesi-İpekyol'un merkezi oluşumuz gerçekleşecek. Avrasya'nın kalpgahında, büyük Türkiye güneşi doğacak.

İŞTE fıstık gibi bir haber... TSK'nın ateşkes gözlem görevi yürüttüğü İdlib'de halk, huzur ve güven içinde ilk Antep fıstığı hasadını yapıyor.
Sabahın erken saatlerinde tarlaların yolunu tutan işçiler, ağaçların dibine brandalar seriyor. Ağaçlardan koparılarak branda üzerine dökülen fıstık, ardından çuvallara doldurularak işleme tesislerine götürülüyor.
15 Temmuz bir NATO darbesidir
15 TEMMUZ 2016'dan bu yana 24 ay (2 yıl) geçti, hala bazıları diyor ki:
"15 Temmuz'la NATO'nun ne ilişkisi var?" Yorulmadan, bıkmadan 15 Temmuz'dan beri yazıyoruz, TV'lerde konuşuyoruz.
15 Temmuz bir NATO darbesidir. FETÖ, NATO'nun gladyosudur. NATO demek ABD demektir. Mahkeme dosyaları okuyoruz.
İtirafçıların ifadeleri ortada.
Darbenin senaryoları hazırlanmış. Peki 15 Temmuz gece yarısı 03.00'te DARBE BAŞLASAYDI neler olurdu? Türk Milleti gafil avlanırdı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan halkımızı sokaklara, meydanlara davet edemeyecekti. İş işten geçmiş olacaktı. FETÖ, birçok önemli noktayı bombalatacaktı.
Güney sınırlarında bekleyen PKK'lı hainler, sınır ilçelerinde özerklik ilan edecek. Tam bir iç savaş-kaos senaryosu işleyecekti. Kıbrıs Ağratur Üssü'ndeki Özel İngiliz birlikleri, Akdeniz'deki 6'ncı Filo özel birlikleri, "NATO ÜLKESİNDE İÇ SAVAŞ VAR" diyerek, Türkiye'ye çökecekti.
NATO MERMER NATO KAFALILAR ANLAŞILDI MI? 15 Temmuz'dan bir süre sonra NATO TÜRKİYE'YE ÇÖKECEKTİ. Yani, Allah korusun Türkiye'miz bölünecekti. Neyse ki kanlı eller amacına ulaşamadı.
Sözde Arz-ı Mev'ud-Oded Yinon projesi
BUGÜN İsrail'in zulüm düzenine itiraz eden, tek gerçek aktör Türkiye-Başkan Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan sadece İsrail'in zulümlerine itiraz etmiyor, küresel zemindeki adaletsizliklere, "Birleşmiş Milletler yeniden inşa edilmeli" diyerek, alternatif çözümler öneriyor.
Siyonizm tehlikelidir ve bu tehlikeyi bugün dünyanın en güçlü ülkesi olan ABD'nin taşıyor olması onu çok daha tehlikeli kılıyor. "Büyük İsrail" devletinin oluşturulmasıyla ilgili Oded Yinon uygulanıyor.
Arz-ı Mev'ud'a dayanan bu plan, İsrail'in çevresindeki Müslüman coğrafyayı daha küçük ve daha zayıf devletlere bölerek, kendi jeopolitik ortamını yeniden şekillendirmeyi hedeflemektedir.
Yakın tarihe dikkatle bakıldığında ABD'nin Irak'a çöküşü, 2006 yılı Lübnan Savaşı, 2011 yılı Libya Savaşı, Suriye ve Irak'ta halen süren savaşlar, Yemen savaşı ve Mısır'daki rejim değişikliğinin nedenleri, Arzı mevud-Orta Doğu Siyonist Planı'yla ilişkilendirilerek okunmalı ve anlaşılmalıdır.
DERİN SÖZ
"ERZURUM'DA ilan edilen, manda ve himayeyi kesinlikle reddeden milli irade doğrultusunda, aziz milletimiz topyekün bir mücadele başlatmış ve Kurtuluş Savaşı'nın nihai hedefini ortaya koymuştur. Bağımsızlık mücadelemizin yol haritasının şekillendiği Erzurum'da ortaya konan azim ve kararlılık, bugün bizlere de ilham kaynağı olmakta, geleceğe yürüyüşümüzde bizlere güç katmaktadır. Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle yad ediyorum." (Başkan Tayyip Erdoğan)