Nur içinde yatsınlar.
Bazı çevrelerde Türk ordusunun Afganistan'da neden bulunduğuna ilişkin tartışmalar başlatıldı.
Uzak bir ülkeden Türk askerinin çekilmesi gerektiğine ilişkin, gelecekten habersiz, stratejik gelişmelere kafa yormayan, dar kalıplı yorumlar sıralandı.
Vizyondan yoksun açıklamalara Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, çok anlamlı bir cevap verdi: NATO çekilse bile biz Afganistan'da kalacağız. Bu bizim tarihi misyonumuzdur. Afgan halkına hizmet etmeye devam edeceğiz."
Gerçekler ve yarınlar, Türkiye'ye tarihi misyonlar yüklemektedir.
Türkiye, artık içine kapanan, dış meselelere seyirci kalan, uluslararası faaliyetin dışında kalan bir ülke değildir. Türkiye bölgesel ve küresel konularda söz sahibi olmak, faal rol oynamak zorundadır. Türkiye Bosna'da neden varsa, Somali'de, Lübnan'da, Kosova'da olacaktır.
Bu temel bir stratejik duruştur.
Türkiye, Kore Savaşı'ndan yarım asır sonra, ordusunun küresel özelliklerini kullanarak yepyeni fırsatlarla karşılaşmaktadır. Bu fırsatları Türk ordusunu Misak-ı Milli sınırlarına hapsetmek isteyenlerle kullanamayız. Türk ordusunun dünyaya açılarak yeni bir vizyon ile Türkiye'nin dış politikasına olduğu kadar tanıtımına ve ekonomisine de katkıda bulunacağı çok açık.
Yakın coğrafyada devamlı, komşu Hinterland'da barış gücü olarak Türk ordusu, psikolojik üstünlüğü ele geçirmek ve küresel aktör olduğunu göstermek durumundadır.
Dünyaya açılmak toprakların peşinde koşmak değildir. Dost eli uzatmak, barışa hizmet etmektir. 100 yıl öncesinin İmparatorluk mirası üzerine kurulan Türk ordusunun, Arnavutluk, Kosova, Bosna, Makedonya, Azerbaycan, Filistin, Aden Körfezi, Somali'de coşku ve gururla karşılanmasının bir anlamı var.
Yeni dünya düzeni
100 yıl önce Osmanlı dağıtıldı. İngiltere-Fransa cetvellerle yeni haritalar çizdiler. Türkiye'nin yakın coğrafyasında, Ortadoğu'da Balkanlarda, Kafkasya'da barış kurulabildi mi? Etfarmızdaki yangının sebebi kimler? Yeni dünya düzeni kuruluyor ve Türkiye'de etkili aktör olarak burada yerini alıyor.
Günümüzde ülkelerin güvenlik anlayışı değişti. Eskiden savaşarak güvenlik sağlanır, yeni yerler fethedilirdi.
Bugünse ticari bağımlılıklar oluşturarak ya da AB, NAFTA, NATO gibi askeri, ekonomik birlikteliklere katılarak güvenlik sağlanıyor.
Türkiye ekonomik büyümesini sağlarken, yakın coğrafyasına açılırken, ordusu yerinde mi duracak? Hayır... Türk ordusu yeni vizyonla dış politika güçlerinden birisi olacaktır. Türk cumhuriyetlerinin dışında Türk askerine en büyük ilginin Afganistan ve Bosna'dan sonra Afrika ülkelerinin göstermesine dikkat edilmeli.
Dünyanın geleceği Afrika'da görülürken, Afrika'nın Müslüman yeni ülkelerinin Türkiye'ye gösterdiği ilginin altında ne yatıyor olabilir?
100 yüzyıl önce ülkelere sömürmek için gitmeyen, barış ve dost elini uzatan Türkiye'ye gösterilen ilgidir bu. Türkiye, BM'nin 1993'te Somali'de gerçekleştirdiği 'Ümit Operasyonu'na katılarak Kore'den sonra en önemli yurtdışı çıkışını yaptı. Bosna Hersek-Sırp savaşında göreve başlayan Türk Barış Gücü, gösterdiği yararlılıklarla Bosna topraklarında sevgi hilali yarattı. Afrika'nın ismini pek bilmediğimiz Gambiya, Burkina Faso gibi ülkelerinden Türk cumhuriyetlerine kadar 30 ülke, Türk askerinin eğitim sisteminden yararlanmaktadır.
30 ülkede 77 şehitlik
Gambiya ve Senegal'de birer jandarma müfrezesi bulunduran ve bu ülke askerlerine eğitim veren Türk ordusu, Burkina Faso, Mali, Nijerya, Cezayir, Gana, Etiyopya, Çad, Zimbabve ve Fas gibi Afrika ülkelerine askeri eğitim veriyor.
Afrika ülkelerinin dışında Gürcistan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan gibi Asya ülkeleri ile Arnavutluk, Bosna ve Makedonya askerleri de Türk 'Asker Ocağı'nın eğitiminden geçiyor. Türkiye'de personeli askeri eğitim alan üykeler şöyle: ABD, Almanya, Arnavutluk, Azerbaycan, Bangladeş, Bosna, Bulgaristan, Gambiya, G.Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC., Macaristan, Makedonya, Mısır, Moğolistan, Pakistan, Polonya, Singapur, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna ve Ürdün.
Türk askerinin, Osmanlı'nın son döneminden başlayarak dünyanın dört bir yanına 'barış ve huzuru tesis' etmek için yola çıkmış ve bu uğurda 5 kıtada, 30 ülkede 77 şehitlik bıraktığını bir kez daha düşünelim.
SONUÇ: Büyük devletler büyük düşünür. Ordu-Millet beraberliği ile yoğrulan, aynı davaya kafa koymuş Cumhurbaşkanı-Başbakan-Genelkurmay Başkanı ile Türkiye büyük düşünüyor.
Afganistan'da olmak, Pakistan'a yakın durmak tarihin bize bıraktığı mirasa sahip çıkmaktır. Türkiye bölgesel güç konumu ve küresel aktör vizyonuyla dünyanın her yerinde olmak zorundadır.