1) Yeni Türkiye'yi tökezletmede PKK -KCK-HDP'ye verilen ihale.
2) AK Parti'yi içten yıkmaya matuf yeni algı operasyonları...
Yakın tarihimize bakarsak Türkiye'mizi tökezletmek, milli ve bağımsız politika izlemesine fırsat vermemek için küresel projeler olmuştur.
Olmaya devam ediyor. Küresel projeleri kurgulayan emperyalist beyin, hayasızca akınları sürdürmek yolunda her zaman dahili ve harici satılmışları bir araya getirmekte zorluk çekmiyor. Ne acıdır ki uzun yıllardır, statükocu güçlerin merkezinde asker ve bürokratlar yer aldı. Darbelerde ordu içi cuntalar, derin devlet aygıtçıkları, gladyo mümessilleri, kaos denemelerinde Marksist-Leninist gençlik örgütleri, yabancı istihbarat servislerinin attığı kemiklerle yaşayan bazı STK'lar, çeteler, eşkıyalar kullanıldı.
DHKP-C'nin beyni uzun zaman Paris'te yaşadı. Cinayetler ihale edildi. Ermeni Asala, tesadüfen çıkmadı. PKK-KCK, düşünülerek kurduruldu, yaşatıldı, dönem dönem taşeronluk verildi. Ordu darbeden uzaklaşınca, Fethullah Gülen Cuntası kılcal damarlara sokuldu, farklı bir darbe planı yapıldı. PKK-KCK ÇOK YÖNLÜ KULLANILAN BİR TAŞERON ÖRGÜT KONUMUNDA KALDI. Son ihale yine onlara verildi. PKK-KCK-HDP, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı-Başbakan Davutoğlu'nu kuşatmaya karar veren yabancı istihbarat servislerinin çektiği operasyonların işbirlikçi kumpanyası olarak görev yapıyor. AK Parti 2002'de başlayan 2007'ye kadar giden dönemde devlet dokusunu reforme etti. Herkesin partisi oldu. Statükocular, Ordu'yu kullanarak 2007'de değişime direndiler.
Aziz millet onları dağıttı. AK Parti'yi kapatmak istediler. Yapamadılar. 2010 anayasa referandumunu kırmak istediler, yapamadılar. Erdoğan'lı yürüyüş küresel oyunculuğa uzandı. Emperyalist Batı tehlikeyi görüyordu. Kanını emdikleri Müslümanlar'ı bira araya getirecek Erdoğan'ı daha da büyümedenkökleşmeden yıkmak için son projelerini kurguladılar. Taksim-Gezide gençleri, 17 -25 Aralık'ta Gülen cuntasını, Kobani bahanesiyle kaos militanlarını, 7 Haziran öncesi Doğan Medya lambaları altında Demirtaş projesini, 7 Haziran sonrasında PKK-KCK-DHKP-C eşkıyalarını kullanarak, Türkiye'mizi kuşattılar.
Umduklarını tam bulamadılar. Aziz milletimiz AK Parti'yi yüzde 41 gibi çok önemli bir mevzide tuttu. Emperyalist Akıl'ın 1 Kasım oyunu tezgâha kondu.
Yıkım Koalisyon'u şimdi hep beraber,1 Kasım yolculuğuna çıktı. Hedeflerinde yine, "Türkiye'nin çimentosu, AK Parti'yi zayıflatmak. AK Parti'yi zayıflatarak, Yeni Türkiye'yi durdurmak" var. Bir taraftan, Cumhurbaşkanı Erdoğan zayıflatılmak istenirken, diğer yandan Erdoğan ile Davutoğlu'nun arasını açma çabaları göze batıyor. Özellikle, Doğan Medya-Cumhuriyet-Fethullah Gülen yayın organlarının ısrarla sürdürdükleri algı operasyonu dikkatlerden kaçmıyor. AK Parti, 12 Eylül kongresine giderken Binali Yıldırım üzerinden operasyon çekmeye teşebbüs ettiler. Olmadı.
Sonra yenilenen vitrinine yönelik tezvirata başladılar. Yine olmadı. AK Parti'nin yenilenen milletvekilleri listesinin MİLLİ-YERLİ OMURGASI ve 2002 Ruh'unun canlandırılması yıkım koalisyonunun moralini bozdu. AK Parti'nin yüzde 45'lere doğru seyretmesi karşısında emperyalist beyin ve işbirlikçileri Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başbakan Davutoğlu arasına karakedi sokmaya çalışıyor. Fazla geçikmediler, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ara bozmaya matuf operasyona hemen katıldı. FAKAT OLDURAMIYORLAR.
YAPAMIYORLAR. HEDEFLERİ HER HAMLEDE KESİLİYOR.
AVUÇLARINI YALIYORLAR.
SONUÇ: YENİ TÜRKİYE LİDERLERİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞANBAŞBAKAN DAVUTOĞLU'NA SAHİP ÇIKAN AZİZ MİLLETİMİZ 1 KASIM'DA ÖYLE BİR DERS VERECEK Kİ UZUN ZAMAN UNUTAMAYACAKLAR.