CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Terör baronları

Eklenme Tarihi 07 Ocak 2016
Terör örgütü PKK'nın kurulduğu 1974'lerden 2015'lere kadar, 41 yılı geride bıraktık. Bu süreçte, Türkiyemiz'de, 6 cumhurbaşkanı görev yaptı. 18 Başbakan değişti. 27 hükümet gitti, yenisi kuruldu. 50'ye yakın İçişleri Bakanı görev yaptı. Devletin bu kadar büyük değişim gösterdiği sırada, Türkiyemizin en büyük belası PKK bölücü terör örgütü, aynı beyin kadrosu tarafından yönetildi. PKK'da öne çıkan isimler Murat Karayılan , Cemil Bayık, Duran Kalkan, Mustafa Kalkan, Ali Haydar Kaytan, Sabri Ok, Fehman Hüseyin, Bese Hoza, Hacer Zagros, Almanya'da yaşayan Zübeyr Aydar ve Remzi Kartal. Karşımızda, dış destek gören DERİN PKK var. 1974 yılında bir misyonla ortaya çıkan bölücü örgüt, kısa bir süre hariç, Kürt sorunundan uzaklaşmış, 36 ülkede örgütlenmiş, birçok gizli servisin kucağındaki enstrümandır. Çok uluslu bir şirket hüviyetindedir. "Kürtler'in temsilcisi" değildir. Kürt siyasetini, Kürt kardeşlerimizi, aydınını vesayet altında tutarak, yabancı planlara hizmet eden bir teşkilattır. PKK, birçok derin ve gizli odağın kullandığı ve özellikle Yeni Ortadoğu haritasının çizildiği günümüzde elde tutulan bir platform.
Geniş açıdan bakarsak, Kandil-PKK'nın işlemez hale gelmesi için ne yapmamız gerekiyor?.. Bu cellatların, Avrupa'da kendilerine bağlanacak maaşlarla geçineceğine veya Türkiye'ye gelip siyaset yapacağına kimse inanmıyor. KANDİL'İ SÖNDÜRME VE KANDİL-PKK BARONLARININ BEYNİNİ DAĞITMAK stratejisi hiç akıllardan çıkarılmamalıdır. 2012'de CIA-M16-BND-MOSSAD tarafından, Suriye'de KANTON kurma ve yönetme konusunda yemlendiler. Bu isimler İslamiyet düşmanıdır. Türkiyeli Kürt kardeşlerimizle hiçbir beraberliği, ortaklığı yoktur. Türkiye düşmanlığı, Suriye kantonlarıyla paralelindeki Türkiye il ve ilçelerini, mümkün olursa birleştirme gibi hain planlara yardım ve yataklık etmek vardır. Kandil-PKK'nın gizli servislerin eğitici kadrolarının desteğiyle sürekli kendini yeniliyor.
Son olarak, yabancı servislerin taşeronu Kandil, "şehir terörizmi" eylemleriyle şehir merkezlerinde bazı bölgelerde devlet iktidarını sınırlayarak ve etkisizleştirerek alan kazanmaya, şehir merkezlerini "savaş alanına" dönüştürmeye, bu şekilde ayaklanma unsurları için uygun koşulları oluşturmayı hedefliyor. Taşeron Kandil Baronları PKK 4'üncü stratejik dönemi'nin eylem planlarını uygulamaya soktu. Her türlü hassasiyeti kullanarak toplum içinde ayrışma duygusunu artırmaya ve farklı etnik, dinsel ve düşünsel farklılıkları ön plana çıkararak devlete karşı eylemlere dönüştürmeye çalışıyor. DTK ve HDK her türlü hassasiyeti istismar ederek halkı devlete karşı kışkırtıyor. Paralel devlet anlayışıyla devleti sınırlandırmaya ve etkisizleştirmeye yönelik eylemler yaparken, "demokratik konfederalizm" hedefiyle BÖLÜCÜ hedefe yürüyor.
Belirlenen bölgelerde devlet ve KCK olmak üzere iki farklı yönetimin geçerli kılınmasını öngörüyor.akşamdan harekete geçilip sabaha kadar yerleşim yerinin tümden kontrol altına alınması, polisin etkisizleştirilmesi ve birçok mahallenin günlerce elde tutulmasına çalışıyor.

SONUÇ: PKK terör örgütü, "ŞEHİR TERÖRÜ Savaşı" stratejisi kapsamında gerçekleştirdiği hain uygulamalarda başarılı olamıyor. Hedeflendiği şekilde Kürt vatandaşlarımızı ayaklandıramıyor.
Türk-Kürt çatışmasını da gerçekleştirme zeminini kaybetmiş durumda. Siyasi ve askeri kararlılık ile gerçekleştirilen etkili operasyonlar sonucu PKK terör örgütü büyük çaplı eylem yapma kabiliyetini giderek kaybediyor. Halk üzerinde sahip olduğu yönlendirme gücü bitiyor.
Demirtaş projesinin gerçek yüzü ortaya çıktıktan sonra,Türkiyemizin bu kanayan yarasını tedavi etmede,önceliği ,belirli bölgelerde denenen kaos-kalkışma hareketinin bastırılması, kamu düzeninin yerine oturtulmasıdır. Kamu düzeninin yeniden tesisiyle PKK -KCK-HDP'nin Kürt vatandaşlarımız üzerindeki siyasi baskısı hafifleyecek ve vatandaşlarımız siyasi özgürlüğüne kavuşacaktır.