Devrilmezse Suriye bölünür mü? Bölünme Ortadoğu haritasını nasıl etkiler?
Hamalı bir din aliminin oğlu olan ve son 30 yılını Irak, Suudi Arabistan ve İngiltere arasında geçiren hareketin sürgündeki lideri Muhammed Riad Shaqfa, "Dış baskı ve ekonomik sıkıntılar arttıkça rejim sonunda pes edecek. Yıl sonunda bu rejim düşer. İnşallah önümüzdeki yılbaşı buluşuruz" demeçlerine başladı.
Küresel güç konumundaki ülkeler, uluslararası müdahaleye doğru gitme ihtimalini tartışıyor.
Rusya direniyor, fakat; eğer uluslararası bir müdahaleye NATO kapsamında gidilirse, Türkiye bu müdahalenin içinde ve bunun belirleyicilerinden biri olmak durumunda.
Meşhur istihbarat servislerinin, Beşar Esad yönetiminin ne zaman yıkılacağı kadar -hatta daha çoknasıl yıkılacağı ve yerine nasıl bir yönetim gelebileceği yönünde yapılan ekzersizlere ağırlık verirken, darbe ve iç savaş olasılıklarına yöneldikleri duyuluyor.
Laçiner, 'İç savaşa doğru'
Türkiye'nin Uluslararası Stratejisti, Çanakkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Suriye'nin nereye doğru gittiğini Takvim'e analiz etti.
Prof. Laçiner 'Çanlar, Beşar Esad ve babasından miras kalan kanlı azınlık rejimi için çalıyor.
Çember her geçen gün daralıyor.
Batı şu sıralar Suriye ordusu içinde olası bir darbe için zemin yokluyor.
Sünni ve/veya Alevi cuntalar oluşturulmaya çalışılıyor. Fakat darbe ihtimali mevcut bilgiler dikkate alındığında, en azından şimdilik zayıf bir seçenek olarak görülüyor. Rejimi devirmek için bundan çok daha etkili olabilecek yöntem birçok şehirde eş zamanlı ayaklanmalar çıkarmak ve Suriye ordusunu çok geniş bir alana yayılmaya zorlayarak çökertmek" yorumunda bulundu. "İç kıpırdanmalar büyük bir ayaklanmaya doğru evriliyor.
Bu durumda Esad'ın en büyük korkusu Suriye ordusunun da bölünmesi ve muhaliflere katılması" diyen Prof. Dr. Laçiner, şöyle devam etti: "Eğer Hama, Şam, Halep, Humus ve Kamışlı gibi yerlerde eş zamanlı bir ayaklanma dalgası başlar ise Şam Yönetimi'nin bunların hepsine birden 'sadık askerleri' ile çıkarma yapması kolay değil. Eğer tüm Suriye şehirlerinde ayaklanmalar başlarsa askerler bunu durduramaz... İşte o zaman gerçek bir iç savaş da başlamış demektir."
Son hamleler
Türkiye, Esad'ın bir karara varmasını en çok bekleyen taraf.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, son hamleleri yapıyor.
Türkiye için en iyi seçenek Esad'ın 180 derece dönüş yapması, yaşamak için yönetimden ayrılması. Yoksa çok tehlikeli ve kanlı gelişmeler devreye girecek.
Ankara'da Suriye'nin geleceği tartışılırken bazı olasılıklar üzerinde durulurken , "Esad uzun süre direnirse en korkutucu senaryo parçalanma. Değişim Kürt meselesini daha da büyütür, Türkiye'yi ve bütün bölgeyi istikrarsızlaştırma ihtimali var.
Bu yüzden Suriye'nin parçalanması bir nevi kâbus senaryosu gibi algılanıyor" düşüncesi aktarılıyor.
Ankara'ya göre, Başkan Esad'ın elindeki tüm askeri gücü kullanması ve iç çatışmanın kısa bir sürede Alevi-
Sünni çatışmasına dönüşmesi riski var. Bunun sonucunda da onbinlerce Sünni Suriyeli'nin Türkiye'ye akması akla geliyor. "Tampon bölge" kapalı odalarda uzun süredir tartışılıyor.
Türkiye'nin büyük kaygısının, "Suriye'de halen sınırlı şekilde devam eden halk hareketlerinin kitlesel boyuta dönüşmesi ve rejimin bunu kanlı şekilde bastırması. Zira bunun sonrasında kontrol edilemez bir Alevi-Sünni çatışması çıkacaktır. Böyle bir durumda on binlerce değil yüz binlerce Suriyeli'nin Türkiye'ye göçmesi söz konusu olacaktır" olduğu vurgulanıyor.
Peki, durum bu şekilde gelişirse Türkiye ne yapar?
Eğer göçmen sayısı 100 binler seviyesine gelirse böyle bir tampon bölgenin Türkiye tarafından Suriye toprakları içinde kurulması olasılığının ağırlık kazanacağı belirtiliyor.
Peki, bu tampon bölge askeri güç kullanmadan kurulabilir mi?
Eğer cevap "Hayır" ise bu Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye topraklarına girmesi anlamına geliyor.
Bu durum da beraberinde ciddi riskler taşıyor. Suriye'de yaşanan olaylar barışçıl politikalar sayesinde çözümlenemezse 1990'lı yıllarda Irak'ta yaşananların tekrar etmesi, insani durumlar bahane edilerek bölgeye dış güçlerin müdahale etmeleri ve "Çekiç Güç" benzeri hayra alamet olmayan uygulamaların tekrar etmesi kaçınılmaz hale gelecektir.