Sözlükteki anlamı: Süfle, sahnedeki oyunculara izleyicilere duyurmadan unutulmuş bir sözü veya cümleyi hatırlatmadır.
Suflör, kuliste durarak, oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyen özellikli oyuncuya verilen addır. Günümüzde suflör kullanımı, tiyatroda gittikçe azalmasına karşın, ulusal ve uluslararası siyasal mühendislikte başarıyla kullanılan siyasi taktik özelliği kazandı.
Süfle etmede, son dönemin güzel örneklerden bir kaçı şöyle:
Kemal Derviş, Mustafa Sarıgül ve son olarak Ekmeleddin İnsanoğlu. (Not: Mehmet Ağar-Erkan Mumcu'nun perişan oluşu, Abdüllatif Şener'in istifası, Baykal'ın kasetle devrilmesi, Kılıçdaroğlu'nun getirilişinde süflörler kim? Bunlar ayrı yazıların konuları)
KEMAL DERVİŞ:
Uluslararası bir isim olarak, bazı süreçler için Dünya Bankası saflarında tutuluyordu. ABD Başkan yard.
Dick Cheney- Paul Wolfowitz- Richard Perle süflörlüğünde, Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı'ndan Türkiye'ye gönderildi.
Ecevit'in DSP-MHP-ANAP hükümetine Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak atandı. Derviş'in Türkiye operasyonunu yürütenlerin çoğunun, CFR (Dış İlişkiler Konseyi) ve Bilderberg üyesi oluşları dikkat çekicidir. Bu kadronun Türkiye'deki uzantıları İstanbul sakinidir.
MUSTAFA SARIGÜL:
CHP İstanbul belediye Başkan adayı yapıldı. Kemal Kılıçdaroğlu'na Beykoz konaklarından süfle edildi. Hüsamettin Özkan-Mesut Yılmaz ve İstanbul Baronları devredeydi.
EKMELEDDİN İHSANOĞLU:
Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli'ye, Ekmeleddin İhsanoğlu ismini kim söyledi?
Süflor kim/kimler? Bazıları, "Ekmeleddin İhsanoğlu, 15 gün öncesine kadar CHP ve MHP'nin kafasında yoktu" diye yazdı.
Bu doğru değil. İhsanoğlu ismi 3 yıl önceden SÜFLE edildi.
Takvim Gazetesi Genel Yayın yönetmenimiz Ergün Diler, bu olayı 3 yıl önce yazdı. Aydın Doğan ismini dikkatle bir yere not ediniz. "Kemal Derviş süfle etti" deniliyor. Derviş deyince, 10 dakika düşünmeliyiz. Bu bir tesadüf mü? Asla...
Bu bir SÜFLE HAREKÂTI ve Siyasal Mühendislik olayı. Encümen'i Daniş'in, Demokrat Parti'ye Genel Başkan adayı olarak isminin süfle edildiği, şimdi CHP'de milletvekili olan Prof. Dr. Süheyl Batum'un, "Bu bir İngiliz-Atlantik projesidir" sözleri kulaklarda çınlıyor. Ekmeleddin beyin ismi her iki partinin tercihi değil, "bu iki partinin önüne konulmuş" bir tablo ve bir siyasal mühendislik var ortada..
SONUÇ: Çankaya yoluna mayın döşeme harekatının uzunca bir süredir başlatılıp devam ettirildiğini biliyoruz.
Hedeflerinde, DİK DURUŞLU-MİLLİ POLİTİKA İZLEMEKTE KARARLI TAYYİP ERDOĞAN'ın Çankaya'ya çıkışını engelleme var. Gezi, 17-25 Aralık darbelerinde sonuç alamadılar. Çankaya yolunda önünü keseceklerini sanıyorlar.
Erdoğan, Çankaya'ya çıktıktan sonra da, hedeflerinde, 2015 seçimleri olacak.
Aziz milletimiz, 10 Ağustos'u, suflörleri ve arka plandaki 'Küresel Beyinleri' bir kez daha perişan etmek için sabırla beklemektedir. 2015 için Allah Kerim...