CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Stratejik uyarılar

Eklenme Tarihi 22 Ocak 2012
Devlet-coğrafya-politika üçgeninde oluşan jeopolitik güç ve jeopolitik strateji, devletlerin bölge ve dünya üzerindeki konumlarını tespit etmektedir. Bir devletin jeopolitik gücü; dünya üzerindeki yeri (ada, kenar, kıta veya kıta içi devlet olması); bölgesel güç merkezlerine yakınlığı, sahip olduğu enerji kaynakları veya bu kaynaklara yakınlığı veya uzaklığı ve iklimi ile doğrudan ilgilidir. Ayrıca; bir devletin tarihi, ekonomik gücü, kültür varlığı, sosyal ve siyasi yapısı jeopolitik gücünün oluşumuna etki eden temel unsurlardır. Türkiye, dünya üzerinde en şanslı coğrafyalardan birine sahiptir.
Sovyetler'in dağılması ile bağımsız olan Türk Cumhuriyetleri'nin sahip oldukları enerji kaynakları, Türkiye'yi Jeopolitik olarak daha güçlü bir konuma taşımıştır. Ülkemiz, giderek Ortadoğu, Orta Asya, Kafkasya ve Karadeniz'in merkez ülkesi olma konumundadır. Çünkü Türkiye; enerji, ticaret ve ulaşım olarak, doğu ile batıyı birbirine bağlayan en güvenli ve ekonomik koridordur.
Enerji Bakanı Taner Yıldız, bölgesel güç Türkiye'nin geleceğindeki hassas bir konuya devamlı dikkat çekiyor. Son zamanlarda, sık sık, "Güneş enerjisi, Rüzgâr enerjisi, Nükleer Enerji" diyor. Bunun anlamı var.
Türkiye, ekonomik gelişme, sanayileşme ve kentleşme dinamiklerine paralel olarak yüksek talep artışı ile dünyanın en hızlı büyüyen enerji piyasalarının başında geliyor. Bölgesel güç olmak için siyasi, ekonomik ve askeri yapımızı geliştirmek zorundayız. Bu konuda enerji en hassas pozisyona işaret etmektedir.
Dünyanın en büyük 16. ekonomisi olan ve 2023'te 10 büyük ekonomi olmayı hedefleyen Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da bir güç olabilmesi için enerji yatırımlarını hızlandırması şart.
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılık oranı bugün yüzde 70'ler seviyesinde. 2011'de Türkiye'nin petrol ve doğalgaz faturası 30 milyar dolara ulaştı. Kış aylarında günlük ortalama 130- 140 milyon metreküp doğalgaz tüketiyor. Kullandığı doğalgazı esas olarak Rusya'dan alıyor. Rusya'yı Azerbaycan ve İran izliyor. Sıvılaştırılmış doğalgaz ise Cezayir ve Nijerya'dan alınıyor. Doğalgazda yüzde 70'e varan oranda Rusya'ya bağımlı olmak, her açıdan elimizi, kolumuzu bağlıyor.
Enerji Bakanı Taner Yıldız, işte bu tehlikeye devamlı vurgu yaparak, toplumsal dinamikleri harekete geçirmek istiyor.

NE YAPMAK LAZIM?

Enerji Bakanı Taner Yıldız, 2023 yılı hedeflerini, rüzgâr'da 20.000 MW, güneş'te 3000 MW ve Jeotermal' de 600 MW olarak açıkladı.
Güneş enerjisi: Yılın 110 gününü güneşli geçiren Türkiye, ürettiği enerjinin sadece yüzde 0,1'ini güneşten elde ediyor.
Rüzgâr enerjisi: Türkiye Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA) ile ülkemizde yıllık rüzgâr hızı 8,5 m/s ve üzerinde olan bölgelerde en az 5.000 MW, 7,0 m/s'nin üzerindeki bölgelerde ise en az 48.000 MW büyüklüğünde rüzgâr enerjisi potansiyeli bulunduğu tespit edilmiştir. Türkiye'de Ekim 2011 itibarıyla kurulu gücü bin 600 MW'ı aşan rüzgâr enerjisi santrali bulunuyor.
Nükleer Enerji: 2020'da kadar, nükleer enerji santrallerinin, elektrik enerjisi üretimi içerisindeki payının en az %5 seviyesine ulaşması hedefleniyor.
Hidroelektrik enerji: Türkiye'de teknik olarak değerlendirilebilir hidroelektrik potansiyeli 36.000 MW'tır. Bunun ancak, 13.830 MW'lık kısmı kullanılıyor. Yüzde 38 seviyesine ancak yaklaşılmış durumda. Bölgesel güç, küresel aktör Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı azaltması için çok, ama çok çalışması, yatırımlarını hızlandırması şart. Bunun da yolu, milli birlik ve beraberlikten ve istikrarlı yönetimden geçtiğini asla unutmamalıyız.