CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Prof. Dr. Mahir Kaynak'tan Suriye-İran-Çin analizi

Eklenme Tarihi 12 Nisan 2012
Dünya yeniden şekillenirken en büyük değişimler bölgemizde yaşanıyor. Bu değişimler dünyanın diğer bölgelerindeki gibi ekonomik, çatışmasız siyaset gibi araçlarla değil iç isyanlar ve bölgesel çatışma ihtimalleri ile geliştiği için olaylara çok dikkatli gözle bakmak gerekiyor. 'Ortadoğu haritaları' yeniden çizilirken, bölgesel aktör Türkiye'nin olayların arka planında neler yaptığını öğrenmek için uluslararası stratejist, MİT eski daire Başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak'tan 'İran, Suriye ve Çin' analizi rica ettim.
Hocam, Suriye konusunda gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle söyleyeyim, Suriye'de savaş olmaz. Suriye konusunda herhangi bir sürpriz yok. Zaten Suriye rejiminin değişmesi önceden planlanmıştı. Buna mukavemet gösterecek olanlar, savaşı kaybedecek.
Türkiye tek başına müdahele edemez.
Arap Birliği ile Türkiye birlikte hareket ediyor, batı da destekliyor.
Suriye'den ateş edilmesi?
Ateşi edenler, Esad'çılar değil.
Suriye ordusu bu çılgınlığı yapmaz.
Provokasyona dikkat. Başbakan da sert şekilde uyardı. Anlayan anlar.
Suriye işi nasıl çözülecek?
Bölgeyi Amerika-Rusya şekillendiriyor. Türkiye de üçüncü güç.
Esad'ı bir süre sonra görevde görmeyeceğiz. İç ve dış dengeler yeni yönetimi çıkaracak. Esad ile onu bu yere getiren güç tasfiye edilecektir.
Bunu Araplar ve Müslümanlar dışında bir gücün yapması istenmiyor.
Suriye'den yüz binler Türkiye'ye gelirse?
Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi yeni kararlar alır. Rusya o noktada itiraz etmez. Rusya, Suriye üzerine değil, İran üzerine oynuyor.

İRAN'A SALDIRI YOK
İran'a askeri operasyon riski hangi noktada?
İstanbul toplantısında önemli gelişmeler olur. İran'ın nükleer santral işinde Rusya tüm imkânlarıyla zaten devrede. Zenginleştirilmiş uranyumu kontrol altına alırlar. Rusya, İran'ın ileriye gitmesine stratejik olarak izin vermez.
Ama İsrail 'saldırırım' diyor?
İsrail'in İran'a saldırması son derece yanlıştır ve tüm bölgenin İran'ın yanında yer almasına neden olur. İsrail vuramaz. Vurdurmazlar. Amerika da vurmayacak. İran'ın içi rahat değil.
Amerika bunu görüyor. İran içersinde bölünme olabilir. En doğru yol olarak İran'daki iktidarın değişmesi ve ABD'ne düşman olmayan ama Rusya'ya yakın bir yönetimin iş başına gelmesi olarak görülüyor.

ERDOĞAN'IN ÇİN GEZİSİ
Başbakan'ın ziyaretini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Nükleer alanda Rusya'dan sonra Çin ile de işbirliği anlaşması yapıldı. O ziyaretin ekonomik boyutu daha ön planda. Amaç, Çin'in önümüzdeki dönem yapacağı yatırımların önemli bir kısmını Türkiye'ye çekmek. Türkiye diyor ki, (çok sertleşme, Türkiye size yardımcı olacaktır). Ayrıca yapılan anlaşmalar, Türkiye'nin bir bloğa ait olmadığının altını çiziyor.
Hocam, Çin'in pozisyonunu değerlendirir misiniz?
Çin ekonomisi, ucuz işçilik ve devletin sübvansiyonlarının desteği ile dış ticaret fazlası veren bir numaralı ülke oldu. Çin, ihracat gelirleriyle ithalatı finanse etmeyince başta ABD olmak üzere, Batılı ülkeleri borç batağına sürükledi. Bu paraları küresel sermaye kontrol ediyordu ve büyük bir güce ulaştıkları için dünyada yeni bir düzenin kurucusu ve yöneticisi olmak istediler. Ancak yerli sermaye giderek onların kontrolüne gireceği endişesiyle küresel sermayeye savaş açtı. Şimdi bu büyük savaşın içerisindeyiz.
Bu konudaki öngörüm şöyle: ABD ve Rusya, Çin ile Avrupa'yı rakip görüyor ve bunları kontrol etmek istiyor. Geçmişte esas belirleyici konumda olan askeri güçte hala onlar öndeler. Ancak ekonomik gücü de kontrol etmeleri gerekiyor. Çin ve Avrupa ise Afrika ve Ortadoğu'da etkin olmak istiyor. ABD ve Rusya bunu engelleyecek politikalar izliyorlar.
Kuzey Afrika ve Arap bölgesindeki ayaklanmaların gerçek amacı budur ve dış dinamikler daha belirleyicidir.
İran, Rusya'nın dostu olacak ve Çin engellenecek. Dünyanın birinci doğalgaz rezervine sahip Rusya ile ikinci büyük rezerve sahip İran bu güçle Avrupa ile Çin'i kendilerine muhtaç hale getireceklerdir.
ABD Ortadoğu'nun petrol yataklarını kontrol edecek ve yeni güç odakları olmaya çalışan Çin ve Avrupa'nın enerji kaynaklarını kontrol edecektir.
Tabiidir ki Çin, eline geçen her fırsatı değerlendirecek, hem BM'de hem de Ortadoğu ve Afrika yapısalında aktif olmaya çalışacaktır.