U DÖNÜŞÜ başyazısıyla, işaret fişeğini çaktı.
Ardından, FETÖ medyası, "AKP'den AK Parti"ye döndü. Cumhuriyet, devşirme taktiklerine geçti. Sosyalist odaklar kıvırmaya başladı. Hürriyet, yaptıklarından utanacağı, aziz milletten özür dileyeceği yerde, "İktidarın bu yönde toplumun bütün kesimlerini ikna edecek somut adımlar atmasını, 78 milyonu kucakladığı yolundaki sözlerini gerçekten hayata geçirmesini diliyoruz" diyerek, sütre gerisine çekileceğini sanıyor.
U DÖNÜŞ Başyazısı diyor ki, "Hürriyet, devlet içindeki her türlü illegal yapılanmayla hukuk içinde mücadele etmenin yanında olacak"mış! Hadi oradan. FETÖ, bölücü PKK-KCK, Komünist DHKP/C'yle mücadelenin yanında olacaklarmış.
1 Kasım'a kadar neden yanında durduğunuzdan utanmayacaksınız, YÜZDE 50'yi görünce, saklanacak yer arıyorsunuz. Hele hele, "Ülkenin bir an önce bir yumuşama dönemine girmesi elzem"miş. Yani, iktidar yaşananların üzerine sünger çekmeliymiş, herkese zeytin dalı uzatmalıymış... İnsan inanamıyor, toplumsal gerilim yaratmada, fay hatlarını tetiklemede, ortamın bozulmasında hiç rollerı olmamış'gibi, ortaya çıkıp, pişkin pişkin manevra yapmıyorlar mı? Gerçekten HAYRET BİR ŞEY.
Oynadıkları oyun, kurgulanan derin planlara yardım ve yataklık ederek rezil algı operasyonlarının yarattığı yaraya Aziz Millet neşter atınca, yuvarlandıkları uçurumun içinden çıkmak için, iktidar'ın vicdanına sığınmanın yolunu arıyorlar. YOK, ÖYLE DÜMENDEN ÇARK ETMEK. CİĞERİNİZİ BİLİYORUZ.
ÇEVİRDİĞİNİZ HER DÜMENİN FARKINDAYIZ. Ağabalarınızın, ülkemiz ve yakın coğrafyasında oynadığı oyunları, kurduğu tezgâhları biliyoruz.
Sadece bugün değil, 100 yıldır çevrilen dümenlerin hepsinin arkasında, sizin zihniyetinizin varlığını hep görüyoruz.
YOK, ÖYLE YAĞMA. 7 Haziran sonrası manzara şöyleydi: Paralel Yapı'nın "İnlerine girilecekti" GİRİLDİ. PKK-KCK'nın nefesi kesilecekti, KESİLDİ. Kandil dağıtıldı.
DAEŞ'in uyuyan hücrelerine girildi.
DHKP-C'nin beyin takımı darmadağın ediliyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve halkına karşı yürütülen sistemli kalkışmaya ciddi darbeler vuruldu.
Bitmedi. Bölücü PKK-KCK Terör örgütü o silahları gömüp üzerine beton dökene, son terörist de yok edilene kadar bu mücadele devam edecek. Aziz Millet bu kararlılığa oy verdi.
Desteğini çığ gibi arttırdı. Bugün, yüzde 50. Yarınlarda, yüzde 70'e çıkarırsa, sürpriz olmayacaktır. Evet, Aziz Millet affedicidir. Aziz Milletiin kucakladığı İktidar, affedicidir. Ancak, darbe mekaniğini çalıştıranların, Paralel Yapı kuranların, "iç savaş" çığırtkanlarının, "özerklik" diyerek Türkiyemiz'i bölmeye çalışanların, affedilmesi asla söz konusu olamaz.
Aziz Milletin tamamını kucaklamak ve rövanşist olmamak ayrı bir konu.
Birbirine selam vermeyen, aynı masada kahve içmeyen, fakat şaşırtıcı bir şekilde sizi bir araya getiren ÜST AKIL'IN, köhnemiş zihniyetliyle, Paralel Yapı'yla, 'bitirici mücadele'yi sürdürmek farklı bir şey'dir.
SONUÇ: Ey, Atlantik İttifak'ı yapacağınız ilk iş, Aziz Milletten özür dileyiniz, elini öpünüz. Yeni Türkiye liderleri Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu'na terbiyesiz saldırılardan vazgeçiniz.