Bu isim, Mehmet Ali Şahin'dir.
Mehmet Ali Şahin'in, ''Eylül sendromu'', ''Ekim devrimler ayıdır'' laflarının çok konuşulduğu bir sırada yaptığı açıklamalar, siyasi kulislere bomba gibi düştü.
Siyasi analizde dikkati çeken kısımlar şöyleydi:
BİR: CHP Eskişehir Milletvekili Meclis'te beşinci parti oldu! Batum, anayasa yapım çalışmasını sabote ediyor.Bize geri adım attırmak için çalışıyor.
Onun yüzünden ilerleme kaydedemiyoruz.
İKİ: Karşımızda iki CHP var.Birbiriyle çelişen, birbirini eleştiren üyeleri var. Bu sorunun mutlaka çözülmesi lazım.
Mehmet Ali Şahin'in 2 uyarısı üzerinde önemle durmakta yarar var.
Encümen-i Daniş'in külleri
Prof. Dr. Süheyl Batum'a, "5. Parti"' benzetmesi yabana atılmaması gereken bir düşünce. Batum'un nerelerden geldiği, neler yaptığı göz önüne alınırsa, gelecek için bazı işaretleri görmemiz söz konusu olur.
Batum, sıkı bir laikçidir. Anayasa hukukçusu olarak verdiği konferanslarla 2007'de siyaset sürecinde tanınmıştır.
2007, darbe teşebbüslerinin ayyuka çıktığı dönem olduğundan, darbecilerin bazı isimlerin peşinde oldukları meçhul değildir. Darbelerin arkasında güçlü zemin-platform olarak yorumlanan Encümen-i Daniş'in Başkanı Necmettin Karaduman'ın bir itirafı, Süheyl Batum ismini flaş etmişti: ''Süheyl Batum'u Demokrat Parti'nin başına getirmek için çok çalıştık.
Hüsamettin Bey başaramadı. Sabret dedik ama o CHP'ye geçti."
Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisinin DP çatısı altında birleşmesinin mimarlarından Encümeni Daniş Başkanı Necmettin Karaduman'ın bu açıklaması manidardı.
Birilerinin, 2011'de Süheyl Batum'un CHP'ye girmesini sağlarken herhalde bir bildikleri vardı. ''CHP Genel Başkanı olması düşünülmüş olmasın.'' Süheyl Batum, genel başkan olamadı, ama Meclis'te beşinci parti konumuna geldi.
Bu noktada, "Karşımızda iki CHP var" sözü anlam kazanıyor.
CHP'den yeni bir parti çıkabilir.
Sıcak günler
Eylül ayına adım adım yaklaşıyoruz.
Gezi sonrasında Ak Parti'yi bölmeye yönelik plan ve programlara ağırlık verildiğini fısıltılardan, sosyal medyadaki bilinçli kampanyalardan anlıyoruz.
Rahmetli Turgut Özal'ın Anavatan Partisi'ni yıkma oyun ve tuzakları, aynen AK Parti için yapılıyor.
Merhum Özal, ölümünden kısa süre önce, ''Hayatımın en büyük hatası, Mesut Yılmaz'ın genel başkan olmasını engellememektir" demişti.
Mesut Yılmaz yerine Hasan Celal Güzel ve Mehmet Keçeciler ekipleri başa geçse, bu isimlerden birisi genel başkan olsa, ANAP'ın yıkımıyla uğraşan siyaset mühendisleri herhalde başarılı olamayacaklardı.
SONUÇ: Merhum Turgut Özal'ın Çankaya'ya çıkmasıyla ANAP'ın yaşadığı dönemin, AK Parti üzerinde kurgulanan oyunlarla birebir örtüşmesi dikkatlerden kaçmamalıdır. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olma hazırlıkları sürecinde iç ve dış oyuncular, Ankara ve İstanbul'un sisli bulvarlarında gezmeye başlamıştır. Hazırlıkları,''5. Kol" faaliyeti olarak değerlendirmek mümkün. "5.Parti, 5. Adam'' lafları boşuna söylenmemiştir.