CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Mattis'in ziyareti

Eklenme Tarihi 17 Şubat 2012
ABD'nin en hassas komutanlığı olarak bilinen ve Ortadoğu ile Asya'yı kapsayan Birleşik Devletler Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Mattis geçtiğimiz hafta aniden Ankara'ya geldi.
Mattis'
in Ankara'da görüşmeler yaptığı aynı saatlerde, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Amerika'da, ABD Savunma Bakanı Panetta ile görüşüyordu.
Bu ziyaretler ne manaya geliyor olabilir?
Önce, Mattis'in komutanlığının Amerikan stratejisi açısından önemini örnekleyelim:
CENTCOM olarak bilinen bu komutanlık, 2001'de, Suudi Arabistan'da kuruldu. Irak Savaşı'nı ve Afganistan müdahalesini bu komutanlık idare etti. Görev alanı içinde Suriye, Lübnan, Irak, İran, Afganistan, Mısır, Yemen, Pakistan, Suudi Arabistan, Azerbaycan ve Kazakistan var. Bir gün İran'a operasyon olursa onu da yürütmekle görevi... Komutanlık 2002 yılında Katar'a taşındı. Katar'dan sonra da başkent Doha yakınlarındaki El Ubeyd Askeri Üssü'nde çalışmalarını sürdürüyor.
İlk komutanı Orgeneral Norman Schwarzkopf.
Ondan sonra, Amerikan ordusunda 'Tilki' olarak tanımlanan Amiral Fallon göreve başladı.
Hatırlayalım, Oramiral Fallon, ABD Kongresi'ndeki bir konuşmasında terör örgütü PKK ile bir çeşitli uzlaşmanın gerektiğini ileri süren sözleri yüzünden Türkiye'de gündeme gelmiş ve tepki toplamıştı. Fallon ayrıldı, yerine General David Petraeus geçti.
Petraeus'un adı, Irak'taki ABD askerlerinin komutanı olduğu sırada, Türk askerinin başına çuval geçirilmesi olayında yer almış, kamuoyunda "çuvalcı general" olarak tanınmıştı. Bu isim, CENTCOM komutanlığından sonra, Amerikan Haber alma Teşkilatı CIA'nın yeni başkanı olarak çalışmaya başladı. Petraeus'un yerine CENTCOM'un başına daha önce "İnsanları vurmak çok eğlenceli" diyen General James Mattis getirildi.
İşte bu komutan, önceki gün aniden Ankara'ya geldi. Suriye operasyonu, sonrasında İran operasyonu konuşulurken, bu komutanın aniden Ankara'ya gelmesi elbette heyecan yarattı.
Neden geldi, neyi planlıyor? diye merak ettim. NATO'da görev yapan emekli Türk komutanlar ile konuştum.

* * *
ERDOĞAN VE ÖZEL'İN ÇALIŞMALARI
Bir komutanın sözleri çok düşündürücüydü: "Türkiye, tarihinin en büyük noktalarından birisine yaklaşıyor.
Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Özel'in temaslarının neredeyse yüzde 80'ini Suriye ve Irak oluşturuyor".
Biz de o komutana bazı sorular soruyoruz:

Hassas olayı biraz daha açabilir miyiz?
Ortadoğu haritası yeniden çiziliyor, yeni dünya düzeni kuruluyor. Suriye, tüm küresel aktörlerin hesaplaştığı bir arenaya dönüştü.
Türkiye'nin hamleleri birbirini kovalıyor.

Türkiye'nin kafasında ne var?
Suriye ve Irak olayı tereyağından kıl çekmek gibi bir durum. En hassas konumda Türkiye... Irak ve Suriye'nin bölünmesini engelleyeceksin. Sünni-Şii fay hattının patlamasını imkan verdirmeyeceksin. Türkiye'nin bölgesel güç konumunu göstereceksin. Amerika ve Rusya arasında denge olacaksın.
Suriye'yi bölünmeye götürmeyecek, tüm Suriye vatandaşlarını kapsayan, Amerika ve Rusya'nın karşı çıkmayacağı bir yönetimin gelmesini sağlayacaksın.
Bu kadar zor işi başarmak kolay mı?.

Ankara'nın korktuğu senaryolar nedir?
Çatışmaların Halep'e sıçraması ve Esad rejiminin son derece sert ve kanlı şekilde müdahale etmesi. Bunun anlamı, Esad'ın elindeki tüm askeri gücü kullanması ve iç çatışmanın Alevi-Sunni çatışmasına dönüşmesidir. Kaos artarsa, bir tampon bölge oluşturmak zorunda kalabiliriz. Bundan sonrası da, en çok korkulan senaryodur: Suriye'nin üçe bölünmesi. Türkiye'nin burada müdahalesi kaçınılmaz hale gelecektir.

Suriye bölünür mü?
Amerika ve Rusya bölünmesini istemiyor.
İnşallah, iş o noktaya kalmaz.
SONUÇ: Dışişleri Bakanı Ahmet Davuoğlu'nun Amerika'dan gelir gelmez, hemen Başbakan Erdoğan'ın Kısıklı'daki evine gitmesi, işin ne kadar hassas olduğunu gösteren önemli bir işarettir.
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı'nın her saat Irak ve Suriye'yi düşündüklerini biliyoruz. Yüce Allahımız onları ve Türkiye'yi korusun.