Ban ki Moon'un vereceği karar, bundan sonra ne yapılacağını belirleyecek. "Tamam mı, devam mı" gibi temel bir tavrı ortaya koyacak olan karar, sadece müzakerelerin değil, Kıbrıs sorununun akıbetini de belirleyecek.
Görüşmelerdeki bütün tıkanıklığa rağmen, bu sorunu çözmeye angaje olan BM Genel Sekreteri'nin "tamam" deyip tarafları kendi hallerine terk etmesi ihtimali çok zayıf görünüyor. Buna karşılık "devam" demesi halinde, bunun şimdiye kadar sonuç vermeyen şeklini, çerçevesini ve kapsamını aynen koruması olasılığı da bir o kadar düşük.
Bu durumda Eroğlu'nun ve Türkiye'nin istediği beşli toplantı, Kıbrıs'ın nereye gideceğini net biçimde belirleme pozisyonu çıkarmaya yönelik olarak değerlendiriliyor.
Büyük resimdeki Kıbrıs
Kıbrıs olaylarını yıllardan beri çok yakından takip eden bir duayen Büyükelçim, "Büyük Kıbrıs resmini" analiz etti. Türkiye ve KKTC çözümden yana. Ancak son zamanlarda umutlar azaldı ve sarsıldı.
Mevcut müzakereler ile sonuç çıkmayacağı ayan beyan görüldü.
Türkiye ve KKTC "beşli konferans" önerisini "son şans" olarak değerlendiriyor.
Rum tarafında 2013 yılı Şubat ayında başkanlık seçimleri yapılacağından, Kıbrıs Rumları'nı gelecek yılın ortalarına kadar oyun içinde oyuna geçecektir. Türkiye ve KKTC, Rumlar'ın 1 Temmuz'a kadar oynayacakları oyunları ortaya çıkarmaya kararlı görünüyor.
Türkiye, Rumlar'ın devam ettirmek istedği oyunlara karşı bazı modelleri hazırlamış durumda. Türkiye, Rumlar'ın AB dönem başkanlığını kabul etmiyor. Böyle bir noktaya gelinirse, 2013 yıllarına kadar Türkiye, AB ile temaslarını en aza indirecek.
Beşli zirve olursa, Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve Kıbrıs Türk ve Rum liderleri bir araya gelecek.
Özellikle üç garantör devletin katılımıyla, genişletilmiş bir konferansın Rumlar'ın uzun vadeli tezgahlarını bozacağı düşünülüyor'' Duayen büyükelçim, "Beşli zirve olursa, ne değişir? Anlaşma şansı artar mı? sorumu yanıtladı: Böyle bir toplantı, garantör devletin nezaretinde ve onların katkısıyla yapılacağı için durum faklı olacak. Türkiye ve KKTC'nin çözüm istediği net biçimde bir daha görülecek. Rumlar zamana oynuyor. Statüko onların lehinde.
Üstelik şimdi başkanlığına oturacaklar.
Bu da bana göre artık son şans olur. Müzakereler kesilirse, KKTC'nin ayrı bir devlet olarak varlığını sürdürmesi için alternatifler devreye girer."
Duayen büyükelçim, Kıbrıs masasındaki tarafların pozisyonunu değerlendirdi: 4 yıldır devam eden müzakere sürecinden umut kalmadı.
Türk tarafı bunu açıkça söylüyor. Ama masadan kalkan taraf olarak görünmek de istemiyor. Rum tarafı da aslında bu tür görüşmelerle bir anlaşmaya varılamayacağının farkında. Masadan kalkmak onların işine gelmiyor. BM Genel Sekreteri prestijini kaybetmemek için bu sürecin kesilmesini istemiyor ve yeni formüller arıyor. Amerika tüm imkanlarıyla devrede. NATO dikkatle takip ediyor.
Avrupa ülkelerinin gündeminde Kıbrıs yok. Çünkü, Avrupa Birliği için bir problem yok. Rumlar'la yakın ilişki içinde. Rumlar'ın çıkaracağı petrol ve doğal gaza gözlerini dikmiş vaziyetteler. İngilizler durumdan rahatsız değiller. Çünkü Kıbrıs'taki askeri üsleri Ortadoğu olayları nedeniyle hayati duruma geldi.
Rusya, gelişmeleri yakından takip ediyor. Kıbrıs Rumlar'ı ile eskiden beri devam eden ilişkiler var. Rusya'nın dışta kalacağı çözüme karşı çıkacağı meydanda. Bunlara bir de İsrail faktörü girdi. İsrail-Yunanistan-Kıbrıs Rumları bir taraftan Doğu Akdeniz'in doğal gazına bakarken, diğer yandan savunma alanında işbirliği içindeler."
Asla izin vermeyiz
Kıbrıs'ın nereye gideceğinin şifresini Başbakan Erdoğan'ın, geçen yıl KKTC'de verdiğine işaret edildi. Bu şifreye göre, "Türkiye ilanihaye beklemeyecek, bir gün KIBRIS TÜRK DEVLETİ'nin ilan edilmesini sağlayacak" diyen Başbakan Erdoğan'ın konuşmasını hatırlayalım:
Türkiye ve KKTC, et ve tırnak gibiyiz.
Bu topraklar şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarıyla yoğrulmuş topraklardır. İşte bu topraklarda kimseye operasyon müsaadesi veremeyiz. Her zaman şunu söyledik. Adil, kapsamlı ve kurucu iki devlet anlayışı kabul edilmediği sürece burada bir adım atılması mümkün değildir. Şu anda "Kıbrıs" diye bir devlet yoktur. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır. Anlaşma olmazsa, KKTC yoluna ayrı bir güç olarak devam eder''
SONUÇ: Rumlar'ın ve onlarla çeşitli oyunlar içinde olan Avrupa'nın cirit atmasını engellemek için 'anlaşma olmazsa' Türkiye'nin hazırladığı üç model var.
İki ayrı toplumlu federe Kıbrıs Devleti.
Kıbrıs Türk Devleti ve KKTC'nin Türkiye'ye bağlanması.
El mi yaman? Bey mi yaman? 2013 yılında muhakkak belli olacaktır.