CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kılıçdaroğlu ve Irak ziyareti

Eklenme Tarihi 25 Ağustos 2013
Mısır'da, Suriye'de diktatörler masum insanları katlederken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun tuhaf, Irak gezisi sona erdi. Zamanlamasından tutun, yarıda kalan programına, görüşmelerdeki üsluptan tutun, Şii Başbakan Maliki'nin şovuna imkân veren fotoğraflara kadar başarısız geçen bir ziyaretin üzerinde yazılacak birçok malzeme ortaya çıktı. Tuhaf Irak gezisinin organizatörlerin isimleri ve ilişkileri akıllara birçok soru getirdi:
Kılıçdaroğlu'nun üç sağ kolu olarak bilinen Faruk Loloğlu, Osman Korutürk ve Şükrü Karaca geziyi organize etti. Faruk Loloğlu uzun yıllar büyükelçilik yapmış, son yıllarını Amerika'nın başkenti Washington'da Türkiye büyükelçisi olarak geçirmiş bir isim. Yani özellikle Amerika işlerini iyi bilmesi gereken bir isim.
Osman Korutürk, Türkiye'nin Berlin ve Paris büyükelçisi olarak görev yaptı. Türkiye ile Irak arasında özel temsilci olarak çalıştı.
Yani, Avrupa'nın patronu Almanya ve Fransa'nın özelini ve Irak'ın koordinatlarını iyi bildiği düşünülen bir isimdi.
Şükrü Karaca, Eski Başbakan Çiller'in beyninin yarısıydı, Şii-Sünni kavgalarına vakıf uzman olarak Kılıçdaroğlu'nun danışmanı. Özelliği olan bu üç isim, Kılıçdaroğlu'nun, Irak gezisini organize ederken ne düşündüler? Ne oldu?
Burada bir soru akla geliyor?
Partiler üstü olması gereken Türk Dış politikasının dinamitlenmesini arzulayan özellikle Avrupa derin güçlerinin, Irak gezisinin arkasında gölgesini ararsak, bulabilir miyiz?
Kemal Kılıçdaroğlu, Bağdat ziyareti kapsamında Şii kökenli Başbakan Maliki dışında, 4 Şİİ siyasi parti lideri ile bir araya gelmeyi planlamıştı. Programı kapsamında sadece Sünni Meclis Başkanı Usame Bin Nuceyfi vardı, bir mezhepçi görüntü zaten yaratılmıştı.
Kılıçdaroğlu ile giden iki gazetecinin yazdıkları yazılarda ilginç notlar var.
Ahmet Hakan(Hürriyet): CHP'nin ırak gezisi neden erken bitti? başlıklı yazısında, "Kerkük'e gidilmedi. Iraklılar uyardı, gerekçe riskti. Ancak Necef ve Kerbela için Irak'lılar bir uyarı yapmadı" diyor...
Şimdi sormak lazım. Türkiye'nin yıllarca dünyanın önemli başkentlerinde büyükelçilik yapmış isimler, nasıl oldu da, Irak gezisine Necef ve Kerbela'yı önce koydurdunuz?
Sonra (ÇOK Şİİ GÖRÜNMEYELİM) diyerek, bir korkuya kapıldınız?
Bir diplomatik gafa da imza atıldı. Irak siyasetinin en önemli kanaat önderlerinden AYETULLAH SİSTANİ ile görüşmek üzere randevu alınmasına karşın, Necef'teki bu randevuya gidilmedi... Özel uçak aranmış, bulunamamış... Bunlar teferruat.
Bu gelişmeleri, "Şİİ GÖRÜNMEK" korkusu olduğunu düşünüyorum.
Aslı Aydıntaşbaş'ın (Milliyet) yorumuna da çok dikkat: Ana muhalefet partisi dış politikaya yeni yeni ısınmaya başlıyor. Irak gezisi, pekiyi planlanmamış, ancak iyi niyetli bir geziydi. Bir amaca ulaşması için, daha geniş bir diyaloğun bir parçası olması lazım... Çok şaşırtıcı değil mi?
Türkiye'nin en eski partisi ne hale gelmiş.
Ana muhalefet demek, 'yarın iktidara gelmek için hazırım' demektir. Hayret...
İktidara gelmesi için çok çalışılan CHP, dış politikaya yeni yeni ısınmaya başlamış.
Buna ne denir? GÜNAYDIN...
CHP, dış politika ile ilgili gensoruları verirken, Türkiye'nin proaktif dış politikasını yerin dibine batırmak için çırpınırken, dış politikaya daha yeni ısınıyormuş...
Kılıçdaroğlu programına Kerkük'ü dâhil etmesine rağmen bu ziyareti yapamadı. İptalin güvenlik gerekçesiyle yapıldığı öne sürüldü. Gerçekten iptal bu nedenle yapılmış olabilir mi? Kürt Kerkük Valisi Dr.
Necmeddin Kerim, KDP lideri Molla Mustafa Barzani ile ABD'ye yerleşti ve orada yıllarca Kürtler için lobi faaliyeti yaptı. Bölgesel Kürt Yönetimi lideri Mesut Barzani, Irak'a dönen Dr. Kerim'i Kerkük valisi olarak göreve getirdi.
Özelliği olan Kerkük Valisinin, Kılıçdaroğlu'nun gezi programına Bölgesel Kürt yönetimini ve Erbil'i koymamasına tepki olarak, karşılama heyetinde yer almaktan ısrarla kaçındığı öne sürülüyor.

SONUÇ:
Suriye Katili Esad'ın yanına milletvekillerinin gitmesinden, fotoğraf vermesinden çekinilmedi. Fakat Irak'ın önemli Şİİ liderlerinden SİSTANİ'nin yanına giderek, 'ÇOK Şİİ' görünmekten neden acaba bu kadar çekinilmiş olabilir? Ne diyelim...
Korkunun ecele faydası yoktur...