CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kıbrıs'ta 'Makarios'un 1974 ruhu' dolaşıyor

Eklenme Tarihi 24 Aralık 2010
Kıbrıs Rum'larının Karşıyaka sporcularına insanlık dışı saldırısı "Rum kesiminin adil, kalıcı bir uzlaşmayla bir arada yaşama isteğinde olmadığını" bir kez daha ortaya koymuştur. Olaylar, "74 ruhu"nun adada hala çok ciddi şekilde yaşadığını göstermiştir. Bir süre önce, BM Kıbrıs'ta Rum halkı ile Kıbrıs Türk halkının çözüme yönelik irade ve isteklerini tespit edebilmek amacıyla gizli bir anket yaptırmıştı. Sonuçlara göre de Kıbrıs Türk halkının büyük çoğunluğu "iki devlet, iki halk ve iki egemenliğe dayalı çözüm şekli" isterken, "KKTC'nin tanınmasını" ideal çözüm şekli olarak görüyor. Buna karşılık, Rum'ların büyük çoğunluğu, "tek devlet, tek halk ve tek egemenliğe" dayalı Türk askerinin olmadığı ve Kıbrıs Cumhuriyetinin devam edeceği bir çözüm şekli istiyor. Rum'ların tavrı, gizli ankette ortaya çıkarken, yaptıkları saldırının arka planında, Makarios döneminin 74 ruhunu görmemek mümkün mü? 2001-2006 yılları arasında İngiltere Dışişleri Bakanı olan Jack Straw, İngiltere'nin Kıbrıs'ın bölünmesini değerlendirmesi gerektiğini söylemesi perde gerisini göstermesi bakımından çok anlamlıdır.

* * *
'ÖZAL' İNCELEMELERİ NEREYE DOĞRU GİDİYOR?
Gazeteci Emin Çölaşan'ın vereceği ifade, merhum Özal'ın vefatı üzerindeki şüpheleri kaldırmak için başlatılan savcılık incelemesinin kaderinde önemli eşiklerden birisini oluşturacak gibi.
Çölaşan'ın ifadesi bağlamında, Özal'ın vefat ettiği dönemde Başbakan olan Süleyman Demirel'in ifadesine başvurma noktasına gelineceği tahmin ediliyor.
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Demirel bir süre önce "Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın öldürüldüğü" iddialarının hatırlatılması üzerine, "Bütün raporlar, bilgiler o istikamette değil.
Vadesiyle ölmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin o dönem Başbakanı olarak, öncelikle Cumhurbaşkanı'nın sağlığından da sorumluyum. O günkü doktorlar hadiseyi olduğu gibi anlattılar.
Devletin makamları yapacak ne varsa yapmıştır. O gün böyle bir olay yoktu, böyle bir iddia da yoktu" açıklamasında bulunmuştu.
Merhum Turgut Özal'ın kardeşi Korkut Özal ise ölüm olayını farklı şekilde değerlendirirken, "Turgut Bey vefat etmeseydi Demirel'in Cumhurbaşkanı olma imkanı yoktu. Turgut Bey'in vefatından o yararlandı kendi bakımından.
Detaylı araştırma yapılırsa, öyle kimseler ortaya çakacak ki, bilinen kimseler bu işin içindedir diye düşünüyorum.Sorun bunlardan ibaret de değildir. Daha geniş bir mekanizma da var arkasında, bunları kullanananlar da var. Eğer bu bütünüyle araştırılırsa ortaya çıkacak gerçekler Türkiye'nin güçlü bir ülke olmasının alt yapısını oluşturur"demişti.
Ağar'ın ifadesi
Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın Turgut Özal'a yapılan suikastla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dönemin Ankara Emniyet Müdürü Mehmet Ağar'ın da ifadesini alma ihtimalinden bahsediliyor.
Merhum Özal'a suikast yapılan Anavatan Partisi kongresi ile ilgili Mehmet Ağar'ın ifade vermesi halinde yeni bilgilerin daha ileriye gitme yolunda gelişmelere yol açabileceğinden bahsediliyor. Ağar'ın "Suikast yapan Kartal Demirağ'ın salonda yalnız olup olmadığı, silahı nasıl salona sokmuş olabileceği, yakalandığı ilk anlarda, kontrol dışı verdiği bilgilerin ne olduğu, salon güvenliğini sağlamakla sorumlu partililerin yaptıkları hatalar, Kartal Demirağ'ın Afyonkarahisar ve Dazkırı'da eğitimden geçip geçmediği, Kemal Horzum'un olaylardaki yeri gibi'' sorulara vereceği cevapların soruşturmaya derinlik kazandıracağından bahsediliyor.