CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kanal İstanbul ve KIRIM

Eklenme Tarihi 08 Mart 2014
Kırım'da ne oluyor? Bir küresel güç Rusya, Amerika'ya, Nato'ya, AB'ye Kırım için neden meydan okuyor? Kırım, askeri yönden, Rus deniz stratejisinin belkemiğini oluşturmaktadır.
Kırım deniz üssü, Rus donanmasının Akdeniz'deki varlığı için de vazgeçilmezdir. Bu noktanın uzandığı yer Suriye'nin Lazkiye limandır. Kırım'ı kaybedecek Rusya'nın, Akdeniz bağları koparılmış demektir.
Rusya'nın, Suriye işiyle derin ilgisinin sebebi budur. Bu nedenle, Ukrayna'da, Kırım'da kartlarını açıkça masaya koymaktadır. Kırım'la İstanbul-Çanakkale boğazlarının bire bir ilişkisi var mı? Ukrayna ve Kırım olayları tırmanırken, Başbakan Erdoğan'ın önceki gün Rusya lideri Putin'le yaptığı hassas konuşmaları nasıl okumak lazım? Ukrayna ve Kırım olaylarına bakarken, Türkiye'nin jeostratejik konumuna dikkat etmek gerekiyor.
Türkiye'nin İstanbul ve Çanakkale boğazlarının önemini, Bu bağlamda Kanal İstanbul'un gelecekte Türkiye'nin geleceği için ne kadar hayati önem arz ettiğini analiz edelim.

MONTRÖ BOĞAZ SÖZLEŞMESİ

Türk Boğazlarından Çanakkale ve İstanbul geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen sözleşmedir. Türkiye,1923'te Lozan Antlaşması ile birlikte HAYAT KAZANIRKEN, İngiliz ve Rusların derin emelleri nedeniyle Boğazlar işini bir türlü kotaramadı. Ancak,1936 yılında büyük sıkıntıyı halletti. Boğazlar üzerinde etkinlik kazandı.
Montrö Sözleşmesi'ne göre bir takım savaş gemileri, denizaltılar, uçak gemileri ve büyük zırhlı gemiler 15 bin tonun üzerindekiler, Karadeniz'e kıyıdaş olmayan devletlere yasaktır.
Rus savaş gemileri Karadeniz-Akdeniz arasında mekik dokuyor. Bir Amerikan savaş gemisi dün gece İstanbul'luların yoğun ilgisi arasında Karadeniz'e çıktı.
AMERİKAN UÇAK GEMİSİ: ABD'nin en büyük uçak gemisi BUSH, Pire açıklarında.
Bir hafta sonra Çanakkale önlerine gelecek.
Gelecek ama Türk Boğazlarından geçemeyecek. Orada duracak.
Dünyanın 1 Numaralı küresel devinin BÜYÜK TONAJLI donanması, Ege'den Karadeniz'e geçemeyecek.
Bu proje bir turizm, bir yerleşme, yeni şehirler kurma düşüncesinin çok ötesinde derin özellikleri olan bir projedir. Yüzyıllık kuşatmaları yıkacak bir projedir.
Türkiye'nin Bölgesel Güç özelliğini perçinleyecek bir hamledir.
Kanal İstanbul yapıldıktan sonra, YABANCI donanmaların Karadeniz'e çıkmasına Türkiye'den başka kimse ama kimse müdahale edemeyecek.
Çünkü burada Montrö yok.
Böyle bir durum, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir mi?
Montrö sözleşmesinin varlığından Kanal İstanbul, Kanal İstanbul'un açılmasından Montrö sözleşmesi etkilenmez.
Türkiye'de yapıldığı için, Türk devleti tarafından yapıldığı için Türkiye'nin denetimi altında olacak.
Ey Kanal İstanbul'a 'karşı olanlar', 'Ey.
Kanal İstanbul'u istemeyen Mustafa Sarıgül neredesiniz'?
Ey Taksim-Gezi'de Kanal İstanbul'a karşı çıkanların arkasındaki İNGİLİZ HAYRANLARI, boğazlardan geçen Rus ve Amerikan savaş gemilerine bakıp ne düşünüyorsunuz?
Türkiye'deki İNGİLİZ MUHİPLERİ, düşünmezler. Ama KRALİÇE'NİN ADAMLARI Londra'da kapalı kapılar ardında birçok senaryo hazırlıyordur şimdi. Her halde, nasıl yapsak ta, 'KANAL İSTANBUL'u engelesek 'diye çok kafa yoruyorlardır.
Ey İngiliz muhipleri. Kanal İstanbul'a neden karşı çıktığınızı biliyoruz.
Bizleri üzen o muhipler değil. Türkiye üzerine ameliyat yapıp, Ankara'daki MİLLİ İKTİDARI yıkmaya çalışanlara taşeronluk yapanlardır.
Newyork-Londra-Tel Aviv hattındaki beyinlerin harıl harıl hazırladıkları planlarla Türkiye'yi karıştırmaya çalışanlardır.

SONUÇ

KANAL İSTANBUL,
geleceğin bir başka güç kavramını TÜRKİYE'ye kazandıracaktır.
Ankara'daki MİLLİ İKTİDARLARIN elinde inanılmaz bir silah bulunacaktır. Bu kanaldan Karadeniz'e kimin, ne kadar bir kuvvetle çıkacağına sadece ANKARA karar verecektir.
2023 vizyonuyla harekete geçen GÜLErdoğan-
Özel'de şekillenen Ankara'daki MİLLİ İKTİDARA-BAĞIMSIZ YÖNETİME iç-dış küresel koalisyonların neden karşı çıktıkları hala anlaşılmadı mı?
Halkımız anladı.
Ve 30 Mart'ı sabırla bekliyor.