Tarhan Erdem ve Adil Gür'ün son anketlerine göre, aziz halkımız, YENİ TÜRKİYECİLERİ seçeceğini gösteriyor. Tarhan Erdem ve Adil Gür, 2007 ve 2011 seçimleri öncesi yaptıkları araştırmada, gerçeğe en yakın rakamlarla sonuçları tahmin etmişti. 30 Mart için verdikleri rakamların, doğruya en yakın olacağını şimdiden düşünebiliriz.
Sonuçlar hem cemaatin abartıldığı oranda bir gücünün olmadığını ortaya koyacak, hem de Cumhurbaşkanlığı seçimine ışık tutacak. Bu sonuç aynı zamanda Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı'nda önünün açılmasının göstergesi olacak.
SANDIKLARIN SESİ
Oylar, Türkiye için hayat, beka, bağımsızlık mücadelesi, barış süreci, ekonomik ve siyasi istikrar için atılacak. Küresel koalisyonun, "Erdoğan'sız AK Parti" modeline halkımız karşı çıktığını açıkça gösterecektir. Seçim meydanlarına asılan bir pankart çok dikkati çekici: "Bir uzun adam düşünün, ulu solcuları, terör lobisini karşısına alıp Kürt meselesini çözmeye çalışıyor. CHP'yi karşısına alıp başörtüsü meselesini çözüyor. Paraleli karşısına alıp eğitimi millileştiriyor."
Bu cümlenin ruhunda şu gerçek yatıyor:
Türkiye, Erdoğan'sız bir konjonktüre hazır değildir. Türkiye'nin iç-dış bütün dengelerinde Erdoğan'ın ağırlığı vardır. Muhalefet lider değişiminin şartlarına ve demokratik alternatiflerini henüz hazır değildir. Bunun için Erdoğan önceliklidir. Akl-ı Selim, basiret, feraset ve Türkiye'nin tercihleri Erdoğan'ı listenin başında tutuyor. Bu bir parti davası değildir, Tayyip'çilik değildir. Türkiye'nin tarihsel konjonktürünün belirlediği bir gerçekliktir. Bu milli bakış ve Türkiye reel-politiğidir. Bu jeopolitiğin ve Türkiye şartlarının, tarihin işaret ettiği seçenektir.'' 2007 Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, 2010 Anayasa Referandumu'nda ve 2011 Genel Seçimleri'nde gerekli dersleri veren halkımız, bu seçimde de Erdoğan'a destek vermeye kararlı olduğunu hissettirmektedir. 3 aydan beri Yeni Türkiye'nin bölgesel ve küresel adımlarının önü kesmeye çalışan bir koalisyon karşımıza çıktı. Yeni Ankara, küresel emperyalist güçler adına ve hesabına içeriden ihanete ve operasyona uğratıldı. Derin operasyon, küresel güçler adına, millet aleyhine, hükümete karşı, yeni devleti hedef alan, Yeni Türkiye'ye kasteden bir saldırı, umdukları gibi sonuç vermeyecek.
Yine başarılı olamayacaklar.
SONUÇ: 30 Mart Pazar akşamı, "2023 vizyonu ve daha güçlü ve istikrarlı Türkiye için, küresel aktör rolünü taşıyabilmesi için, ekonomik ve demokratik reformlarını sürdürebilmesi için, yeni anayasasını yapabilmesi ve yeni devleti kurabilmesi için" emperyalizme kafa tutan lider Erdoğan'a destek kararı çıkacak. Aziz halkımız, Tayyip Erdoğan'ın arkasına desteğini koyarak, küresel odaklara teslim olan muhalefete ve yeni vesayete
kuşatma ve saldırılara 'dur' diyecek.