CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Hedef büyük Türkiye

Eklenme Tarihi 05 Temmuz 2016
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan ayını tamamladık, bayrama kavuştuk.
Bayramlar, Rabb'imizin bir nimeti olmasının yanı sıra, milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, kardeşlik ahdimizi yenilemek için de önemli bir fırsattır. Bayramların, Büyük Türkiye hedefine 80 milyonla yürümemize vesile olmasını diliyorum.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, Rusya-İsrail- Mısır'la ilişkileri düzeltirken, bölgesel-küresel denkleme uygun Türkiye açısından avantajlı stratejik hamleler yaptı. Yeni hamlelerin arka planında bölgesel ve küresel değişimin yeni koordinatları yatıyor.
Hamlelerin sadece şekline bakıp derinliğini görmeyen veya görmek istemeyen, hayatlarını Erdoğan'a karşı düşmanlık üzerine kurmuş odaklar İsrail'i merkeze koyarak toplu saldırıya geçtiler. Bu konuda da önemli olan şudur: Hedef Büyük Türkiye ve aziz milletimizin birlik ve beraberliği ise gerisi teferruattır. Hızlı gelişmelerin arka planına bakmalıyız. Türkiye Devlet Aklı, çok eskilere dayanır. 1071'de Malazgirt'ten başlayan yürüyüşün hedefi, Avrupa'dır. Adım adım bu gerçekleşmiş, Osmanlı, Viyana kapılarına kadar yürümüştür. Türk-Osmanlı İmparatorluğu gerçekleştirilmiştir. Osmanlı'nın küresel güç planlarıyla yıkılmasından sonra, Anadolu'dan yeni bir Türkiye filizlenmiştir.
2002 yılında Tayyip Erdoğan'ın 21'inci Yüzyıl yürüyüşünü başlatması, 2023- 2053-2071 stratejilerine göre hamlelere başlaması ile yeni bir süreç gelişmiştir. Bu sürecin ismi 21'inci Yüzyılın Senaryosu: KAZAN-KAZAN... Ülkeler arasında ebedi dostluk olmadığı gibi, ebedi düşmanlık da olmaz. Önemli olan ülkelerin-milletlerin karşılıklı menfaatleridir. DEVLET AKLI, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, bölgesel-küresel dinamiklerin hızlı değişimi karşısında Türkiye'yi sıkıştıran Dış Politika konseptini değiştirme kararı almıştır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın RUSYA-İSRAİL-MISIR HAMLELERİ, özü itibariyle, yeni Ortadoğu haritalarına, yeni Sykes-Picot'lara bir müdahaledir. Rusya, güçlü ve dış politikada etkin olduğunu göstermek istiyordu. Irak ve Suriye'ye yerleşirken, diğer yandan Akdeniz'e uçak gemisi konuşlandırırken ve Ortadoğu'da yeni bir güç olarak ortaya çıkarken, Türkiye, Rusya'yı yanına çekmeliydi.
Suriye'nin BATI (Amerika-İngiltere-Avrupa) planlarına göre bölünmesi karşısında, Suriye'nin bölünmezliğini savunan Türkiye ve Rusya'nın düşman olması akla ziyan bir durumdu. Rusya, dünyanın kutuplarından biri olmak isterken, Batı'ya karşı Yeni Türkiye'nin Rusya'yı yanına alması çok akıllı bir hamledir. Şimdi NATO (Amerika), Türkiye'nin yanında daha çok yer almak zorunda. Batı, Moskova ile yeni bir denge kurmak zorunda. Gazze'ye uygulanan ambargo ve sert politikalar İsrail'in çıkarına aykırı oluyordu. Gazze konusunda bir "kazan-kazan" senaryosu ortaya çıktı. Türkiye, dış politik köprüleri yeniden kurarken, avantajlı bir pozisyonda Gazze'nin kılcal damarlarına daha rahat kan verme şansını yakaladı. Bir Batı-CIA enstrümanı DAEŞ'in ve PKK-PYD'nin taktik hamleleri, Irak ve Suriye'de sıkıntı yaratıyordu. Türkiye'nin ulusal çıkarlarına aykırı durumun düzeltilmesi için Batı (özellikle Amerika üzerinde) çok etkili olan İsrail politikaları ile Türkiye politikalarını örtüşür durum yaratıyordu.
Bu avantaj muhakkak kullanılmalıydı. O yapılıyor. İsrail açısından İran politikası da çok önem kazandı. Batı'nın özellikle İngiltere ve Almanya'nın İran'ı Türkiye'ye karşı koz olarak kullanmaları karşısında, Türkiye-İsrail ilişkileri İran'a karşı elimizi güçlendirecektir.

SONUÇ: Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın stratejik hamleleri, orta ve uzun vadeli son derece isabetlidir. Mesele, İsrail'le, Rusya'yla, Mısır'la dost olmaktan çok ötededir. Önemli olan Büyük Türkiye ve aziz milletimizin birlik ve beraberliğini sağlayacak, DENGE ve STRATEJİDİR.
Strateji, kazanmak olacak. Taktikler, stratejinin yerini alamaz. Kazanmanın yolu, kazandırmaktan geçiyorsa, taktik olarak, karşınızdaki ülkeye kazandıracaksın. Taktik olarak zamanında vereceksin, kazanmaya doğru yürüyeceksin. Nihayetinde, Yeni Türkiye'nin düşmemesi gerekiyor. Türkiye düşerse, mazlumların umudu da suya düşer, Müslümanlar kolay kolay bellerini doğrultamazlar.