CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Halkbank Operasyonu

Eklenme Tarihi 26 Aralık 2013
17 Aralık 2013'teki operasyon üzerine, MİT tarafından yapılan bir çalışmanın, Halkbank operasyonun arka planında yabancı servislerin varlığını ortaya çıkardığı, bu bilginin anında Başbakan Erdoğan'a anlatıldığı, Erdoğan'ın bu bilgi ışığında, Ordu ve Giresun'da net açıklamalar yaptığı vurgulandı. Bu bağlamda, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Büyükelçisi Riccardone'nin, "Halkbank'ın İran'la ilişkilerinin kesilmesini istedik. Dinlemediler. Bir imparatorluğun çöküşünü izliyorsunuz" demesinin arka planı netleşiyor.

Halkbank operasyonun da, yabancı servis ajanlarının bulunduğuna yönelik bomba açıklama ilk kez, Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler'in 23 Aralık günü çıkan yazısında yer almıştı.
Kaynak: Ortada operasyonla ilgili bilinmeyen çok önemli bir ayrıntı var.
Diler, Nedir?
Kaynak: Hassas kayıtları çekenler kim olabilir? Diler, KAYITLARI kim çekti?
Kaynak: Polis değil. Yabancı bir istihbarat teşkilatının mensupları.
Çekim işi bittikten sonra hemen o kayıtlar sivil BİRİNE verildi ve oradan da polise intikal etti. Operasyon, TÜRKLER'in çekmediği görüntülerle başlatıldı. Daha önce Ankara'da herkesi izliyorlar demiştim...
Bu gelişmeyi netleştiren flaş açıklama bir gün sonra geldi. Halkbank operasyonunda, "Yabancı servis" işine yönelik açıklamayı İçişleri Bakanı Muammer Güler yaptı.

NEDEN CIA VE MOSSAD?

Halkbank operasyonun başlamasına sebep olan gelişmeleri tekrar gözden geçirirsek, arka planda Amerikan CIA ve İsrail Mossad ajanlarının varlığını daha net görebiliriz. Washington'ın en güçlü lobi örgütlerinden İsrail yanlısı AIPAC'in önayak olmasıyla yürütülen kampanya Nisan ayında başlatıldı. ABD'nin 47 milletvekili destek vermişti. Hem ABD Dışişleri Bakanı John Kerry hem de Hazine Bakanı Jack Lew'a gönderilen bir mektupta "Sizden Halkbank'ın İran'a altın transfer edilmesindeki işlemlerini ele almanızı istiyoruz" denilmişti. Cumhuriyetçilerin 2012 başkan aday adaylarından Michele Bachmann ve eski İç Güvenli Komitesi Başkanı Peter King gibi isimlerin de destek verdiği mektupta şöyle denilmişti: Bu mektubu, İran'a uygulanan yaptırımları desteklemek ve terörist örgütlerin fonlanmasını engellemek için Türk önlemlerinin etkinliği hakkında bilgi istemek için yazıyoruz. Yönetimin, Türk Hükümeti ve Türk bankalarını İran'ın nükleer silaha kavuşmasını önlemek için işbirliğine ikna çabalarındaki rolünü biliyoruz. Ancak İran yasadışı nükleer programını devam ettiriyor ve biz Türkiye ile İran arasındaki son gelişmelerden giderek artan şekilde endişe duyuyoruz. Halkbank, yaptırımların aşılması için kullanılıyor. İran'ın uluslararası yaptırımları delmek için beş yurtdışı bürosu ve Tahran'da da bir temsilciliği olan Halkbank'a yatırdığı mevduat üzerinden altını kullandığı yönündeki endişenize katılıyoruz.
Halkbank'ın yasadışı nükleer programında İran'a yardım ettiği kaygısı bir sebep oluşturdu. Bu Halkbank'ın uluslararası yaptırım altındaki rejimlere yardım etme konusundaki geçmişi nedeniyle büyük oranda rahatsız edici. 1990-2003 arası da, Halkbank Irak tarafından uluslararası yaptırımları aşıp petrol karşılığı endüstriyel ekipman, hammadde, iletişim ve ulaştırma aracı, bina malzemesi edinmek için kullanıldı.
Bu yılın Temmuz ayında yürürlüğe girecek düzenlemelerin, Halkbank ve onun Amerikan hissedarlarını nasıl etkileyeceği konusunda sizden bir açıklama istiyoruz..."
İsrail ve Amerikan Neo-Con milletvekillerinin bu çıkışı sonrası CIA ve Mossad'ın, çok önceleri başladığı takip işini devam ettirdikleri anlaşılıyor. Temmuz ayına kadar, yabancı ajanların çektikleri filmlerin, gizli dinlemelerin İstanbul'da yakın ilişki içinde oldukları bazı polis müdürlerine verdikleri, görevden alınan polis şeflerinin, bu CIA-Mossad bilgileri üzerine işi yürüttükleri düşünülüyor.

SONUÇ
: Riccordione'nin yalanlanmış bile olsa, tuhaf sözleri, Washington'ın en güçlü lobi örgütlerinden İsrail yanlısı AIPAC'in ve ABD'nin 47 milletvekilinin zihniyetini yansıttığından kimsenin şüphesi olmamalıdır.