Kavram, dinamik bir etkileşim içindeki konular bütününü ifade eder. İçinde bir önem ve öncelik sıralaması barındırır. Ve akışkan-değişken bir özellik gösterir. Önde olan kimi konular zamanla önemini yitirirken kimi konularda öne geçer.
Gündem çoğunlukla bir ortamı, bir toplumu, bir aileyi, bir kişiyi yahut bütün bir dünyayı kendisiyle meşgul eden bir olay, fikir, durum ve gelişmedir. Muhataplarını kendisiyle ilgilenmek zorunda bırakır, kendisini konuşmak zorunluluğuna iter. Bir anda her şeyin önüne geçer ve yapılacakları etkiler.
Bazen ansızın gerçekleşen bir olay ya da ortaya çıkan-fark edilen fikir insanı öyle etkiler ki; derinden sarsar, allak bullak eder, hayalleri, umutları yıkar ya da yeni ümitler yeşertir ve yeni ufuklar açar. Ona karşı ilgisiz ve kayıtsız kalamazsınız, sizi kendine çeker, etkisi altına alır ve peşinden sürükler.
Toplumsal sorunların çözümü için oluşturulacak öncelik sıralamasını kim, nasıl yapmaktadır?
Bu sorunun cevabı, "gündem belirleme" kavramında gizlidir.
Gündem belirleme ile ilgili en çarpıcı örneklerden ikisi, TAKVİM Gazetesi'nin 12 Mart 2010 tarihli, Ermeni tasarısına sert tepki gösteren Erdoğan'ın, ABD'ye tepkisini konu alan "Amerikan büyükelçisine randevu yok" manşeti ve 16 Mart 2010 tarihli, Adana Belediye Başkanı Durak'ın yolsuzluk ve zenginlik haberlerini öne çıkaran, "Başkan ön cepheyi sever" manşetidir.
Hatırlanacağı gibi, İsveç Ermeni tasarısı ve Adana belediye başkanı haberleri çıkınca, TAKVİM yazı işleri kadrosu, bu konuların anında analizini yaptı ve manşetleri ile işi pişirdi.
NE OLDU?
Aradan bir hafta geçti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "ABD'ye Türkiye'yi temsilen bir arkadaşımız gider" diyerek kendisinin gitmeyeceğini işaret etti. Amerika gezisini iptal etti, "One minute" çekti.
"Başkan ön cephe sever" başlıklı TAKVİM, halkımıza sunulurken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adana Belediye Başkanı Aytaç Durak'ı partisinden atmak için harekete geçti.
TAKVİM, Türkiye'nin gündemini belirlemeye devam edecek.