CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Gül'ün işareti

Eklenme Tarihi 13 Ocak 2012
Genelkurmay eski başkanlarından İlker Başbuğ'un tutuklanması sonrası taşlar yerinden oynadı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Başbuğ'la ilgili" açıklamaları ile AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik'in, "28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtıra dönemi de yargılanacak" sözleri yeni gelişmelere işaret ediyor. "Gelişmelerin seyri nereye gidiyor?" sorusuna cevap arayarak, ortaya çıkan tabloyu daha net hale getirebiliriz.
* Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın yorumları:
Erdoğan'ın yargılamanın tutuksuz yapılması arzusundan sonra, Gül'ün, Yüce Divan'ı işaret eden konuşması oynayan taşların yerine oturtulması hamlesi olarak değerlendirilmelidir.
Başbakan, Başbuğ'un yargılanması konusunda acaba nerede duruyor?
Başbuğ'la "2 yıl birlikte çalıştığını" hatırlattıktan sonra, "Tutuklama yoluyla değil de tutuksuz yargılanma yolu -ki her zaman söylediğim tezimdir- olması bizim arzumuzdur" dedi. Başbakan'ın 'tutuksuz yargılama' yaklaşımı sadece Başbuğ için değil, herkes için geçerli. Erdoğan, AK Parti'nin nerede durduğunu da net şekilde ortaya koydu.
* Cumhurbaşkanı'nın Yüce Divan sözü:
Kamuoyu Çankaya'nın görüşünü merak ediyordu. Gül, önemli bir işarette bulundu. "Yargılama olsun ama Yüce Divan da olsun" dedi. Hükümetle uyum içinde olan Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in sıkıntısını anladığını gösterdi.
Başbakan'ın son dönemde izlediği politikanın arka planında ne var?
Başbakan, Uludere faciasından sonra TSK'ya ve MİT'e sahip çıktı. Kurumlararası uyumun önemine işaret etti. Başbakan, Irak, Suriye olaylarının arkasını herkesten çok biliyor. Devlet ve siyaset adamı olarak ağırlığını koyuyor. Yeni Ankara'nın kodları bunlar.
* Başbakan'ın grup konuşmasının şifreleri:
Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta grup konuşması çok önemliydi. Adeta, "Ustalık döneminde devlete yaslanıyor" yorumlarına cevap veriyordu. "Önce insan, sonra devlet" diyerek misyonunu yeniden ifade etti.
Açıklamaları ile "Ankara'lılaştı" sözlerine adeta meydan okudu.
* AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik'in sözleri:
Başbakan grup konuşmasında, "Bugün demokrasi, hukuk ve milli irade adına bir arınma süreci yaşıyoruz. Çeteler, mafya, diktacılar, andıççılar eski Türkiye manzarasıdır" demişti. Bu sözler, darbe ve teşebbüs her şeyin üzerine gidileceğini gösteriyor.
* 27 Nisan bildirisi:
Genelkurmay eski başkanı Yaşar Büyükanıt'ın televizyona çıkıp açıkça "Ben yazdım" demesi haricinde bu iddialardan herhangi birini teyid edebilen ya da belgeleyebilen çıkmadı. 27 Nisan e-muhtırası üzerine bugüne kadar pek çok spekülasyon yapıldı. İddiayı gündeme getirenlere göre, 'Genelkurmay Bildirisi'ni o zamanki 2. Başkan Ergin Saygun 'sivil bir akademisyene' yazdırdı ve komutanı Büyükanıt'ın haberi olmadan da yayına sokturdu.
* Amerika'daki Hudson toplantısı ile 27 Nisan e-muhtıra'sı arasında bir bağlantı var mıydı?
2006'da New York'taki Hudson Enstitüsü'nde, Türkiye'yle ilgili kaos senaryolarının tartışıldığı bir toplantı düzenlendi.
Enstitü sorumlusu Zeyno Baran, bu toplantıdan sonra Newsweek'te "darbe toto" oynadığı yazısında, Türkiye'de darbe kehanetinde bulunmuştu. Zeyno Baran, yüzde 50 darbe olasılığını, "Türkiye'nin üst düzey rütbeli Subayları"na dayandırıyordu. Daha sonra, 2006 Kasım ayında Hudson Enstitüsü'nde, Orgeneral Ergin Saygun'u misafir ettiği, Newsweek'teki yazısını hazırladığı ortaya çıktı.
Yazıda bahsedilen tarih Nisan 2007'dir. Ergin Saygun'un arka planında olduğu e-muhtıra ise 27 Nisan 2007 tarihlidir. Ne tesadüf değil mi?
* 28 Şubat dönemi?
Gelecek günlerde 28 Şubat post modern darbesini çok konuşacağız. "Silahsız kuvvetler işbaşında" manşetlerinin ne anlama geldiğini dikkatle irdeleyelim ve zırhlı mahfillerde oturarak sessizce gelişmeleri izleyen, "güçlü sivilleri" yakından tanıyalım.