Derin PKK aklı, "Tunceli Erzincan-Tokat hattından Karadeniz'e açılma planını" yıllardır deniyor ama olmuyor. Günümüzde, derin PKK aklının, Amanos'lar üzerinden Akdeniz'e açılma planını devreye soktuğu belirlendi.
İstihbarat raporlarına göre, vurucu PKK militanları, 20 yıldır Amanos Dağları'nı üs olarak kullanıyordu. Bir süreden beri, PKK militanlarının İskenderun'da, Hatay bölgesinde dikkati biçimde devreye girdiği anlaşıldı. Raporlara göre, Amanos, Suriye'de olduğu zaman bölücü terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından özellikle seçildi. Öcalan, hem Suriye'ye yakınlığı, hem deniz bağlantısı, hem de metropollere iniş olanağı nedeniyle Hatay bölgesindeki Amanos Dağlarını PKK'nın "batı üssü" olarak belirledi. 20 yıl önceki bu plan, Öcalan'ı barındıran Suriye'nin de Hatay meselesine de hizmet ediyordu. Derin PKK aklı, vurucu timlerini Suriye'nin Lazkiye bölgesinden Samandağ ve Arsuz kıyılarına çıkardı. Suriye sınırındaki Hassa, Yayladağı ve Reyhanlı ilçelerinin kırsalından Toros Dağları sisteminin güney noktasındaki Amanoslar'a sızdırdı. Amanoslar, Asi Nehri'nin Akdeniz'e döküldüğü Samandağ deltasında, Suriye sınırındaki Keldağ'ın karşısında son bulduğu için sızma olanağı veriyordu.
PKK önemli bölümü Hatay sınırlarında olan ve Amik Ovası ile Akdeniz'i birbirinden ayıran dağlara küçük gruplar halinde yerleşti. İstihbarat birimleri 1990'ların başında Hatay bölgesinde 5'er kişilik timler halinde 35-40 civarında terörist bulunduğunu saptamıştı. Militanlar Erzin'in Karıncalı, Dörtyol'un Kozlu, Toftak, Mırır, Kapulu ve Çatlar yaylalarıyla Hassa'nın Akbez beldesi kırsalı ve İskenderun-Kırıkhan arasında, yüksek Alan Yaylası'nda barınıyordu. 20 yıldır bölgede en az 40 militan barındıran örgütün bu teröristleri Kürt kökenli yurttaşların yoğun olarak bulunduğu Adana, Mersin, İskenderun ve çevresinde toplumsal eylemler için baskı gücü olarak kullandığı da belirlendi. Amanos yapılanması batıya kaçan militanların gizlenmesi için mobil güç olarak da korunurken, PKK'lıların gerek kara gerekse deniz yoluyla metropollere sızdırılmasında rehber görevi üstleniyor. Amanoslar'ın sarp ve ormanlık yapısını, gizlenme ve kaçış kolaylığını önemli bir avantaj olarak gören derin PKK aklına karşı, güvenlik birimleri, militanları son adama kadar "Amanos'lardan temizlemeye" karar veriyor.
ANAYASA MAHKEMESİ YENİ BİR ŞEKİL ŞARTI ÖNGÖRMÜŞ
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın yaptığı bir açıklama, Anayasa Mahkeme'sinin, milli iradenin tecelli ettiği TBMM tarafından çıkarılan referandum paketine hangi noktadan müdahale ettiğini ortaya çıkardı. Kılıç'ın açıklaması
"Mahkememiz 148. maddeye ek yaparak yasak bir teklifin olup olmadığı yönünden yeni bir şekil şartı öngörmüş ve buradan açtığı yolla anayasa değişikliklerini incelemiştir'' şeklinde oldu. Aslında, Anayasa'nın 148. maddesinde böyle bir yetki bulunmuyor. Bu maddede "Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır" deniyor. Kılıç şöyle diyor: "Kurucu iktidar yetkisini daraltacak olan, ancak ve ancak yine bir kurucu iktidar olabilir. Sosyal ve siyasal yaşamın dinamizmine uyum sağlamak amacıyla Anayasa'nın bütünlüğünü oluşturan normları değiştirmek suretiyle anayasal düzende dönüşümlere ve değişikliklere gidilebilir."