CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

411 kararında ne olmuştu?

Eklenme Tarihi 05 Temmuz 2010
TBMM'de 411 oyla kabul edilmiş üniversitelere başörtüsüyle girilmesinin yolunu açan Anayasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın değiştirilemez 2. maddesine dayandırarak kanunu esastan bozmuştu. Bu karar Türkiye'de büyük yankı bulmuş, sert biçimde eleştirilmişti. Şu anda görüşülen konunun da aynı akibete uğramaması toplumda ümitle bekleniyor. 411 kararının iptalinden sonra, Bilkent Üniversitesi Anayasa Profesörü Ergun Özbudun, şiddetle kararı eleştirirken, yarınlarımıza ışık tutan şu bilgileri vermişti: "Anayasa Mahkemesi 411 kararı ile yetkisini aşmıştır. Bu İdare hukukundaki deyimiyle bu bir yetki gasbıdır. Anayasa, Mahkemesi'ne anayasa değişikliklerini esas bakımından denetleme yetkisi vermemektedir, şekil denetiminin ne olduğunu da sınırlandırmaktadır. Mahkeme, Anayasa'nın kendisine vermediği yetkiyi sahiplenmiştir. Bu karardan sonra artık Türkiye'de tali kurucu iktidarın anayasa değişikliklerini yapma yetkisi tamamen mahkemenin takdirine kalmıştır. Özellikle 2. maddede sayılan niteliklerle ilişkisi kurulamayacak bir anayasa değişikliği çok güç. Bu demektir ki bundan böyle Mahkeme anayasa değişikliği sürecinin nihai hâkimidir, son sözü söyleyen makamdır.'' Türkiye nefesini tutmuş kararı bekliyor. Türkiye referandumu bekliyor.

'SİYASETTE İHANET' TARTIŞMALARI DERİNLİK KAZANIYOR
Deniz Baykal'ın "Yola çıktığınız arkadaşlarınıza ihanet etmeyeniz'' yönündeki açıklaması "siyasette ihanet" tartışmalarına yeni derinlikler kazandırıyor. Baykal'ın bu sözlerine CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Son derece doğru bir düşüncede. Hiç kimse hiç kimseyi satmamalı" diyerek karşılık verdi. Baykal'ın sözleri ile kimi kastettiği siyasi kulvarlarda konuşuluyor. Esas hedefin CHP Genel Sekreteri Önder Sav olduğunda herkes hemfikir. Diğer isimlerin bir kısmının, Baykal tarafından siyasete sokulan, yanına aldığı isimlerin anında Sav'ın yanına geçenler olduğu, bir kısmının da yeni isimlere yönelik olduğu ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu'nun, "Baykal haklı" sözleri de yeni bir gelişmeye işaret ediyor. Önder Sav'ı kastettiği açık olan sözlerin, "Doğru" kabul edilmesi, Kılıçdaroğlu-Önder Sav arasına kara kedi sokabilir bir gelişme diye değerlendiriliyor.

BAYKAL'IN MÜCADELESİ VE İHANETLER
1980'den beri siyasi tarihe bakarsak, Baykal o kadar çok parti içi mücadelelerde yer almış ki, birçok ihaneti görmüş ve yaşamıştır.
1980 darbesi öncesinde Bülent Ecevit-Mustafa Üstündağ ekibiyle Deniz Baykal-Ali Topuz ekibi mücadele etti. Ali Topuz son dönemde Baykal'ın sert muhaliflerinden oldu.
30 Ekim 1980: Bülent Ecevit liderlikten istifa etti.
3 Kasım 1985: SODEP 1. Olağanüstü Kurultayı toplandı. Kurultayda SODEP feshedilerek, SHP'ye katılım kararı alındı. SHP'nin Genel Başkanlığına Aydın Güven Gürkan seçildi.
Erdal İnönü-Hikmet Çetin ve Erdal İnönü-Cevdet Selvi ile Deniz Baykal-Sav ekipleri çekişti.
Deniz Baykal-Erol Tuncer mücadelesi.
Murat Karayalçın-Deniz Baykal mücadelesi. Adnan Keskin Baykal'ın sağ kolu oldu. Sonra araları açıldı.
Karayalçın, Baykal'la 29 Mart'ta beraber oldu, geriye döndü.
18 Nisan 1999 Milletvekili Genel Seçimleri: Cumhuriyet tarihinde ilk kez CHP, Meclis dışı kaldı.
Seçim yenilgisi CHP'yi sarstı. Deniz Baykal, 22 Nisan 1999'da genel başkanlıktan istifa etti. PM, Cevdet Selvi'yi başkan vekilliğine getirdi. Önceleri Selvi Baykal'ın karşısında bulunuyordu. Sonra yanına geçti.
Altan Öymen-Tarhan Erdem ekibi Deniz Baykal arasında mücadele. Yanında Önder Sav ve Eşref Erdem vardı. Önce Erdem'le sonra Sav'la yollar ayrıldı.
Deniz Baykal-Mustafa Sarıgül mücadelesi.
Deniz Baykal-Tarhan Erdem ayrılığı sürüyor.
Deniz Baykal -Haluk Koç mücadelesi. Koç'u siyasete Baykal soktu, yükseltti, Koç muhalefetin adayı olarak Baykal'ın karşısına çıktı, kaybetti. Kılıçdaroğlu ile geriye döndü.
Deniz Baykal-Sav mücadelesi.
Bu mücadelelere bakarsak, o kadar çok ihanet, yakınlaşma görürüz. Bunu yaşamış Baykal, kimleri suçluyor?