Bugünkü
Takvim

IMF tellalları

RKAÇ gün burada Türkiye'deki IMF tellallarını yazdım. IMF koridorlarında dünyaya yardım dağıtan Türkiye'nin nasıl konuşulduğunu aktardım. 20 Türk genci orada maaş alıyordu. Bilgi almak zor değildi. Ancak aynı IMF'te "Ah Türkiye de şu süreçte kapımızı çalıp borç istese de versek" diye iştahla nasıl beklendiğimizi de paylaşmıştım sizlerle. Adamlar borç verecek, "THY Afrika uçuşlarını azaltın. Yeni havalimanı genişlemesini durdurun. Bor madenini 99 yıllığına bizim göstereceğimiz Amerikan şirketlerine 99 yıllığına verin" diyeceklerdi. Ve bir şart daha koşacaklardı.
"SAKIN HA KANAL İSTANBUL'U YAPMAYIN..." Sanki Türkiye borç isteyecekmiş gibi hazırlık yapılmış, dört gözle bekliyordu bizi IMF.
Ben bu satırları dört gün önce yazdım.
Halbuki Adam 12 gün önce "Eyyy ahaliii" diye bağırıyordu. "Dünyada bulup bulabileceğiniz en ucuz kaynak IMF'de." diye reklam yapıyordu.
Adam devam ediyordu; "Duyduk duymadık demeyin... IMF 'virüsle mücadele için 1 trilyon dolar ayırdım', diyor. Bunun için stand-by anlaşması yapmaya da gerek yok. IMF'ye, parayı işsiz kalan kuaförüme, berberime, işsizime vereceğim, diyeceksin, o kadar. Hadi IMF'ten borç alalım" diye bağırıyordu. Ve tabi bir noktaya dikkat çekiyordu. "IMF o parayı verip de size Kanal İstanbul'u yaptırmaz tabi ki..." diyerek. Adam Merkez Bankamızın eski başkanıydı. Adı Durmuş Yılmaz'dı.
İyi Parti milletvekiliydi. Bazı İyi Partili milletvekilleri "Bizim yönetimi George Soros yanlıları ele geçirdi" diyerek, isim vererek partiden istifa ediyorlardı. O İyi Parti'nin City University of London'da ekonomi dalında lisans, University College, University of London'da lisans üstü eğitim gören milletvekili Durmuş Yılmaz da "IMF'e gideliiim. Borç alalıım" diye haykırıyordu. Zaten Eylül ayında da bazı CHP'liler ile birlikte bir otelde IMF yetkilileri ile gizli görüşme yaparken yakalanmıştı.
O bir fanatik IMFçiydi. Çok ilginçtir CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da "IMF'e gidelim, borç alalım" diyordu. IMF Beyazsaray'a 100 metre uzaklıktaydı. Perde arkasında onu yöneten CIA eski Başkanı ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'ydu.
Virüs sayesinde 116 ülke IMF'e başvurmuş, dolayısı ile ABD'ye göbekten bağlanmıştı.
Ve bizdeki "IMF isterükçü"ler devlet virüsle savaşırken, insanlar can derdindeyken Beyazsaray'ın 100 metre uzağındaki fona bağlanmamızı istiyordu.
Devletimizin yardımlarıyla tüm dünyaya nasıl devlet olduğunu gösterdiği bir dönemdeydik. Dünyada cesetler sokaklara taşıyor, ABD'de bile kamyonlarda çürümekte olan 100 ceset günler sonra bulunuyordu. Virüse yakalanarak yurtdışında mahsur kalan vatandaşlarını büyük devlet olduğunu göstererek kurtaran ve alıp getiren tek ülkeydik. Bunu bile itibarsızlaştırmak için neler yapmadılar. IMFçi Durmuş Yılmaz da "İsveç'ten Türk vatandaşımızı ambulans uçakla Türkiye'ye getirdik...
Adam çifte vatandaş çıktı, Bakanın köylüsü çıktı, milyoner çıktı, parti üyesi çıktı. Covit 19 hastası da çıkmadı kardiyoloji servisinde yatıyor.
Beceriksizce çekilmiş bir Türk filmi izledik film bitti" diye twit attı.
Söylediklerinin tamamının doğru olmadığı ortaya çıktı. Ne özür diledi. Ne de tek kelime söyleyebildi. Kardeşim çıkıp özür dilesene.
Yok. Asla bunu yapmazlar. Çamuru duvara attıklarını zannedenler birgün gerçekle mutlaka yüzleşecektir. Ellerindeki çamur izi asla silinmeyecektir. Bu adamlar Türkiye'yi yönetmeye, IMF'e bağlamaya talip. Meral Akşener bu adamlarla yürüyor. İttifakı Kemal Bey ile iktidara gelseler ikisi de IMF'e yürüyecek. Eğer bugün Cumhur değil de Millet ittifakı iktidarda olsaydı IMF'den milyarlarca dolar BORÇ almıştık. Onların gösterdiği şirketler üzerinden para dağılıp gitmişti bir yerlere. BOR şartına kadar ne isterlerse vermiştik. Washington'dan gelen memur ülkenin anahtarını eline almış, kanun yapıyor olacaktı. Bakanlarımız onun önünde el-pençe-divan duracaktı.
"IMF'e gidelim borç alalım" diye bağıranlara kötü bir haber geldi. Hem de nereden biliyor musunuz? IMF'in ta kendisinden.. Kurumdan yapılan açıklamada İspanya'dan, İtalya'ya, Latin ülkelerine kadar hangi ülkelerin önümüzdeki yıllarda nasıl ekonomik olarak tökezleyip ekonomik yangın yaşayacağı rapor ediliyordu.
O raporda "Türkiye ise 2021'de hızla toparlanacak yegane ülkelerden biri olacak" deniyordu iyi mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya