Bugünkü
Takvim
  • 12 Şubat 2020, Çarşamba

Akdeniz oyunları

Bölgemizde yaşanan olayların asıl merkezinde Akdeniz'deki güç savaşı var. Suriye ve İdlib de bunun bir parçası. Amerika, işgal ettiği Irak'ın Kürt bölgesi ile Suriye'nin kuzeyini birleştirerek bir koridor oluşturup Akdeniz'e inecekti. Türkiye oyunu bozdu, koridoru engelledi.

Ruslar da, iç savaşı bahane ederek Lazkiye'de üs kurdu, donanması, binlerce askeri ve iki S-400 rampası ile Suriye'ye, Akdeniz'e yerleşti. Eğer Türkiye Afrin'e girmese, o koridordan Akdeniz'e kadar taşeronu PKK ile yerleşen ABD, hemen altında Lazkiye'de konuşlanan Rusya ile komşu olacaktı. Bugün İdlib'te yaşanan karmaşa, Türk askerlerine saldırıların ardında enerji rezervleriyle dünya gündemine oturan Akdeniz sancısı var. İstihbarat örgütleri bu nedenle Türkiye'nin asker yığdığı bölgelere kamp kurdu, planlar uyguluyor. Herkes burada mevzi edinmek için aderta satranç oynuyor, hamleler yapıyor.

Akdeniz'deki girişimler Libya'da da kendini gösteriyor. Türkiye Trablus hükümeti ile Akdeniz'de sınır anlaşması imzalarken, bunu bozmak isteyen Hafter'in yanında Rusları görüyoruz. Moskova Kaddafi döneminde dünyanın 7. en büyük petrol rezervlerine sahip Libya ile bir dizi anlaşmalar yaptı. Bunların içinde petrol çıkarmak da var. Moskova geçmişten gelen anlaşmaşların devamlılığını sağlamak için Libya'da adeta cirit atıyor. Ülkede en çok kim seviliyor diye anket yaptırıp, "Kaddafi'nin oğlu" sonucu çıkınca gidip onunla bile görüşüyor.

Akdeniz kavgasında Rusları Kıbrıs Rum tarafında da yoğun faaliyette görüyoruz. Rum kenti Limasol küçük Moskova'ya dönüşmüş durumda. Rum kesimine yerleşen 40 bin Rus'un 30 bini bu şehirde yaşıyor. Ruslar 2 milyon euro yatırıp Kıbrıs Rum Kesimi vatandaşlığı alıyor. 2013 krizinde adadaki Rum bankaları batınca yeni yasalarla ada vergi cennetine döndüğü için adeta Rusların işgaline uğradı. Ardından siyasete girdiler, Alexey Voloboev başkanlığında "Ben Vatandaş" adlı bir parti bile kurdular. Kıbrıs Rum kesimindeki Rus partisi, Avrupa Parlamentosunda da yarışıp söz sahibi olmaya hazırlanıyor.

Guardian gazetesi bir haberinde binlerce Rus'un yaşadığı Limasol'un Rus okulları, Rus radyo istasyonları, mağazalarıyla Rusya'nın bir parçası haline geldiğini, kentin Limasolgrad olarak anıldığını yazdı. Fırtınada Limasol'a sığınan bir Rus gemisinde "Suriye'ye götürülmek üzere" 60 ton cephane bulunduğu da o haberin içinde vardı. Rus gemisi hava sakinleştikten sonra o 60 ton cephaneyi Rumların alkışlarıyla Suriye'ye götürdü. Halbuki AB'nin Suriye'ye silah ambargosu kararı vardı. AB üyesi olan Kıbrıs Rum Kesimi'nin o gemiye el koyması gerekiyordu.

Rum Kesimi'nin Bankalarındaki milyarlarca dolarlık mevduatların dörtte biri, yabancı yatırımların da üçte biri Ruslara ait. Rus Mafyası da adanın güneyinde çok güçlü ve para aklıyorlar. İş öyle hale geldi ki, tartışmalar büyüdüğünde Rum kesimi Dışileri Bakanı "Vallahi Billahi adanın güney tarafı Rus sömürgesi haline geldi iddiaları doğru değil" diye açıklama yapmak zorunda kaldı.

Kıbrıs Rum kesimi Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiadis 2015'te Moskova'yı ziyaret etti. Adanın Rum tarafındaki limanlarının Rus askeri gemilerinin kullanımına açılması konusunda anlaşma imzaladı. Bir hava üssünün Rus hava kuvvetlerinin kullanımına açılması konusunda da el sıkıştı.

Bugün bölgemizde yaşanan gelişmelere sadece "İdlib krizi" diye bakarsak yanılırız. Suriye'den başlayıp, Kıbrıs'a uğrayan, Libya'ya kadar uzanan bir "Akdeniz" krizi ile karşı karşıyayız. İngiltere'den, Fransa'ya, İtalya'dan Amerika'ya kadar herkes bu krizin içinde. Ulusal güvenliğimizin ve çıkarlarımızın korunması artık yurt içine kapanmaktan geçmiyor. Böyle bir ortamda muhalefetin iç gerilimi artırma hedefleri, Türkiye'nin en büyük sınıra sahip olduğu Akdeniz'e kör kalışı, Esad'dan, Hafter'e kadar önüne gelen Türkiye düşmanına destek olması inanılır gibi değil. KKTC Cumhurbaşkanı'nın da böylesine kritik bir ortamda Türkiye aleyhine zırvalayıp birilerinin ekmeğine yağ sürmesi, "Akdeniz Oyunları"nda Türkiye düşmanlarına su taşıması acınacak bir durum. Allah Devletimizi yönetenlere sabır ve güç versin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

mevlüt mevlüt

Türkiye'nin iç muhalefet adına ihanet şebekelerine dönüşen kurumsallaşan yapılarla mücadelesinde faz yükselterek ajanlık kapsamı içerisinde 5. kol faaliyetleri (ki ispatı mümkün) iddiasıyla hemen hepsini enterne edebilir. Ancak, Türkiye öylesine dünya ile iç içe geçmiştir ki, cümlesi Türkiye düşmanı olsa dahi, ortak yapılanmalar ayrışamaz. Yapılacak tek şey, oyunu okumayı yeterli görmeyerek sinir uçlarına ani baskılar uygulamak. Diplomasiyi öncelemek iyi, ama sonuç vermiyor. Abd ve Rus taktiğini uygulayarak önce vekil güç kullanımı, sonrasında diplomasiyi denemek lazım.

Aynı Görüşte misiniz?
evet57
hayır0
cevapla 12.02.2020 08:03

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya