Bugünkü
Takvim

Kapı

Batı'da "TERÖR ÖRGÜTÜ" modası aldı başını gitti. Hemen hepsinin PKK'sı var, FETÖ'sü var. İş öyle tırmandı ki, darbecileri anlatıyor diye Daily Sabah gazetesine Avrupa Parlamentosu'nda okunma yasağı geldi. Hollandalı milletvekili istedi yasağı. "Bu gazete FETÖ'yü suçlayarak nefret yayıyor" dedi.
Hollanda'da "FETÖ'CÜ" demek suç. Eğer darbeci teröriste böyle derseniz hapse giriyorsunuz. Teröriste terörist denmesini bile yasaklayan Avrupa hukuku var karşımızda.
Olay bu noktaya taşındı.
Amsterdam'da otelde çantamız çalındığında polis geldi.
"Burada nerede kalırsanız kalın can güvenliğiniz yok" diyerek ülkeyi terk etmemizi istediler geçen hafta. Görüntülerde normal hırsızlık değil, profesyonelce bir operasyon vardı. Polis "Hangi örgütten şüpheleniyorsunuz" diye sordu. Tuzak bir soruydu bu... "FETÖ yaptı bu operasyonu" desek gözaltına alınacaktık. Ortada 150 milyar dolarlık paraya hükmeden ve şirketlerini Hollanda'ya taşıyan FETÖ vardı ne de olsa. İncirlik'teki NATO üssünden çalınan 6 F-16 savaş uçağı ile yağdırılan nefret bombaları, helikopterlerden halka ölüm kusan nefret ateşi, insanlarımızı altına alan tankların nefret paletleri adamların umurunda değil.
"FETÖ'ye nefret oluşturuyor" diye Daily Sabah'ı yasaklatan Hollanda milletvekili kimbilir ne kadar nemalandı örgütten?
PKK'ya "Terör örgütü" diyorlar ama tüm Avrupa başkentlerinde PKK paçavraları dalgalanıyor sokaklarda. O paçavraları taşıyanları Avrupa polisi koruyor her yerde.
Türk düşmanlığı ve ırkçılık, "Terörist" sevgisini de tetikledi adamlarda. Köpeklerle saldırıyorlar insanlarımıza... "Nazi artıkları" diyoruz, deliriyorlar. Bir bakıyoruz İsrail hükümetinden de açıklama geliyor. "Nazi diyemezsiniz" diye bize tepki gösteriyorlar...
Allah Allah neden acaba diye düşünüyor insan. Aslında cevabı açık... Avrupa Birliği lideri Almanya, 2. Dünya Savaşı'nın mağlubu olarak tüm yönetim sistemlerini kaybetti.
Almanya'yı artık, savaşın galip tarafında olan şirketler yönetiyor. O şirketlerin tamamı İsrail sevici olarak taa New York finans hattına kadar uzanıyor. Sigorta şirketleri, petrolcüler, ilaç firmaları, bankalar ve daha nicelerinin kurduğu muazzam bir güç ile savaşı var yeryüzünün. Dünyada yüzde 99'dan daha fazla servete sahip olan yüzde birin tamamına yakını yıllarca New York- Londra-Tel Aviv hattını kurarak başkanları, başbakanları, hükümetleri seçtiler. Bu muazzam güç, Nazi uygulamalarının hayata geçirildiği ülkelerde bile "Nazi" denmesine "Ancak biz izin veririz" diyor. "Şu anda bunu diyemezseniz" çığlığı onun için taa Tel Aviv'den geliyor. Bu muazzam gücün yüzlerce trilyon doları var. 5 petrol şirketinin sadece ABD kongresinde lobi faaliyetleri için senede ayırdığı paranın miktarı 146 milyon dolar. Yine aynı küresel gücün ilaç firmaları ABD kongresindeki senatörlere senede 241 milyon dolar yatırıyor. Paraya boğulan senatörler ne yapar, kime çalışır? Kennedy bu gücü durdurmak istedi, öldürdüler. Şimdi ABD derin devleti Trump ile bu güce karşı savaşmak istiyor ama ne kadar başarılı olacak göreceğiz. İngilizler savaşı gördü, küresel sermayenin Bilderberg'de kurduğu Avrupa Birliği'nden kaçtı. O İngiltere'nin başkentinde DEAŞ maşasıyla terör saldırısı oldu, dünya ayağa kalktı. Halbuki yeryüzünde en çok terör saldırısına maruz kalan biziz.
Kimse ayağa kalkmadığı gibi bize saldıranlar omuzlarda taşınıyor BATI başkentlerinde.
Ve orada da içten içe büyük kavga var.
O DEAŞ militanını CIA'daki TRUMP karşıtları da gönderebilir Londra'ya... Veya Alman istihbaratı BND de... Çünkü her istihbarat örgütünün artık DEAŞ'ı, PKK'sı, FETÖ'sü var. Avrupa Parlamentosu'nda bir Alman milletvekili geçtiğimiz ay bas bas bağırıyordu. "AB'den ayrılan İngiltere şimdi de birliği dağıtmak için üye ülkelerde fitne tohumları ekiyor. Biz de istihbarat örgütümüzle İskoçya ve İrlanda'nın Birleşik Krallık'tan ayrılması için çalışarak misilleme yaparız" diye tehdit yağdırıyordu. Savaş çok büyük... Ortadoğu'dan, Afrika'ya, Asya'ya kadar BATI'nın tüm geçiş yolları ANKARA'dan geçiyor. KAPI biziz... Avrupa kapısında bekleyen ve "Emredersiniz" diyerek yolgeçen hanına dönen bir Türkiye'ye alışıktılar. Burada darbelerle kurdukları o sistem şimdi HALK oylaması ile yıkılmak üzere. Kapı yüzlerine kapanacak denize düşecekler diye korkuyorlar, "Hayır" diyerek çırpınıyorlar. FETÖ'ye, PKK'ya sarılıyorlar ve topyekün can havliyle saldırıyorlar. Kapı önünde artık onlar bekleyecek... Az kaldı!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya