Arayanlar dostlardı.
İçlerinde laik ve ulusalcı olanlar da vardı.
Delirmiş gibiydiler.
"2 kişi ölmüş doğru mu?" diyorlardı.
Sosyal medya yıkılıyormuş.
Polis öldürmeye başlamış.
Allah Allah.
Vallahi haberim yoktu.
Gerçekten de çok acıydı.
Sinirlerim gerildi.
Bunca şiddete ne gerek vardı?
Ölen iki insan, iki candı.
Derken bir fotoğraf dolaşmaya başladı.
Sosyal medya yine yıkılıyordu.
Bir adam hastanede...
Sırtında yarıklar.
Aman Allah'ım ne korkunç manzaraydı.
Panzerler geçmiş üzerinden, ölmüş.
"Lanet olsun" dedim.
Buna benzer binlerce iddia...
Havada uçuşuyor...
Okuyan "Yürüyün Taksim'e" diyordu.
Sonra öğrendim ki ölen yokmuş.
Panzerler de adamın üzerinden geçmemiş.
Olay başka bir ülkede gerçekleşmiş.
Allah Allah kim bizi gaza getiriyordu?
Birileri gaz vanasını açmış...
Taksim'e dolmuş çalıştırıyordu.
Kim bunlar?
Amaçları ne?
Mehmet Ali Alabora kardeşim tweet attı.
Amacı oradan öğrendim.
"Mesele sadece gezi parkı değil.
Sen anlamadın mı arkadaş?
Hadi gel"
Gökhan amacı netleştirmiş.
Tweetinde diyor ki;
"Mesele sadece gezi parkı olayı değil.
Buradan yola çıkıp...
Gerçek gücün halk olduğunu göstermenin tam sırası.
İsyansa isyan.
Bu hükümet düşecek."
Birçok arkadaşım gezi parkı için oraya koştu.
"Ne güzel" dedim.
Doğa için, yeşil dünya için Taksim'e koşuyorlardı.
Alkışladım hepsini.
Ancak amaç başkaymış.
Halkın çoğunluğunun seçtiği hükümeti...
Azınlık adına devirmekmiş.
Radyolarda yayın yapıyorlardı.
"Haydi herkes Taksim'e" diye.
Canlı yayın yapan radyocu;
"Göstericiler Divan oteline sığındı.
Polis onları istiyor.
Divan oteli vermiyor" dedi.
Çok hoşuma gitti Divan Oteli'nin tavrı.
Koç grubunun oteli duyarlı davranıyordu.
Keşke Sarıyer'de üniversite yaparken...
Binlerce ağacı koç gibi kesmeseydi Koçlar.
Aynı duyarlılığı orada da gösterselerdi.
O zaman kimse yürümemişti.
Ama ya yürüseydi?
Divan otelini yine açacak mıydı acaba göstericilere?
Neyse şükürler olsun.
Sağduyu hakim geldi.
Kimse sosyal medya gazına gelmedi.
Amerikası, İngiliz'i, Mossad'ı...
Esad'ı sevinemedi.
Birileri sosyal medya üzerinden...
Yalanlarla ve dolanlarla...
Sandıktan çıkanı devirmek istedi.
Halbuki sandıktan çıkan sandıkla devrilir.
"Yeşil dünya" diyen herkesi alnından öpüyorum.
Yeşil dünyadan, kırmızı kan çıkarmak isteyenlere...
Yeşilduyu teslim olmadı.
Polis'e de iki lafım olacak;
"Birileri gaza getirmeye çalışıyor...
Bari siz de gaza gelmeyin."
Demokrasi herkesi dinlemektir.
Demokrasi, haklar için yürümektir.
Ama...
Demokrasi devirmek değildir;
"Seçmektir."
Seçtikleriniz, seçilemiyorsa...
Yapılması gereken;
Seçilecek VASIFTAKİNİ seçmek...
Vasıfsız olanda ısrar etmemektir.
Seçim özgür iradenin.Sizin ve bizim...
Hepimizin.