Ne olursa olsun...
Türkiye'nin havası...
İyi olsun."
Slogan bu.
Kutulara yazmışlar.
Bildiğimiz kola kutusu gibi bir şey.
İçine de "Türkiye Hava"sı ve...
"Antalya Hava"sı koymuşlar.
Yüzde 78 azot, yüzde 21 oksijen...
Yüzde bir karbondioksit...
16 liraya satıyorlarmış...
İlk bakışta SAFSATA gibi geliyor.
"Ulen kutu havayı...
Kim alır?" diyesi geliyor insanın.
Turistler, özellikle de Araplar...
"Teneke kutu hava"mızı...
Kapış kapış alıyormuş.
Malum 8.
Cumhurbaşkanı Özal...
Aniden ölüverdi.
Şu günlerde otopsiler yapılıyor...
"Zehirlendi" iddiaları araştırılıyor.
Uzmanlar harıl harıl çalışıyor.
Henüz resmi bir açıklama yok ama...
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel...
"8.Cumhurbaşkanı zehirlendi" iddialarına...
"Hava-civa" der gibi...
"SAFSATA bunlar" dedi.
Zehirlenme iddialarına katılmıyormuş.
Özal'ın öldürüldüğüne inanmıyormuş.
Yani olamazmış böyle şey.
"Allah Allah" dedim...
Baba hangi ülkede yaşıyordu acaba?
Yahu bu ülkede Başbakan astılar baba.
Genelkurmay Başkanı'na...
Ve kuvvet komutanlarına...
Kahve içinde zehir verdiler.
Genelkurmay Başkanı olacak generalin...
Tatbikatta sol yanağından bir mermi geçti...
"Vızz" diye sıyırdı.
Arkasındaki albay öldü.
Ne demek safsata baba?
Vallahi sen şimdi kalkıp...
"Menderes'i asmadılar" da dersin.
Ankara'nın havası mı ne bu böyle?
Anlamadım gitti.
Teneke kutuya koyup satsan...
Bizde böyle "Baba"lar olduğu sürece.
Ankara havası elde kalır.
Zaten TMMOB Kimya Mühendisleri Odası...
Bir açıklama yaptı; "Ankara'nın havası...
İnsan sağlığını tehdit ediyor" diye...
Mezardan Özal'ın naaşı çıkarıldı.
Otopsi yapıldı.
Organlara girildi.
Araştırma sürüyor.
Henüz resmi açıklama yok...
Baba Ankara havası eşliğinde...
İlan ediyor; "Safsata bunlar...
Zehirlenme yok."
Ne diyelim...
Baba öyle diyorsa öyledir.
Hadi gidip biraz...
Ankara misket havası oynayalım..
Çal davulcu!!!
* * *
BERABER VE SOLO "BABA" HAVALAR
"28 Şubat bir darbe değildir.
MGK'nın anayasa gereği aldığı...
Bir tavsiye kararıdır."
İmza; Süleyman Demirel.
"28 Şubat mağduruyum.
Ben darbenin baş mağduruyum."
İmza; Süleyman Demirel
* * *
'TÜRK'E ANCAK TÜRK SÖVER
"Muhteşem Yüzyıl bu ya...
Ne var işte?..
Alt tarafı bir senaryo."
Bunu yazıyor bazı köşe yazarları.
"Dizi bu yahu dizi" diyorlar.
Aynı kafalar geçmişte; "Aşağılıklar...
Midnight Expresi adlı filmle...
Türkleri aşağılıyorlar...
Alçak şerefsizler...
Türk düşmanları" diye..
Başlıklar atıyorlardı.
Yabancı filmde Türkiye'ye söverse...
"Alçak, aşağılık, şerefsiz..."
Türk kendi tarihine söverse;
"Ne var yahu alt tarafı dizi."
İşte bunlar böyle yandan çarklıdır.
Midnight Express'i oynarken sinemalarda...
"Ne var yahu...
Alt tarafı sinema filmi işte..."
Demezler.
42 ülke yayınlıyor Muhteşem Yüzyılı...
Kendi tarihini tüm dünyaya...
Harem-yatak odalarında...
Rezil gösteren filme...
Sahip çıkıyor birileri.
Eskiden; "Türk'ün Türk'ten başka...
Dostu yok" derdik...
Şimdilerde; "Türk'ün Türk'ten başka...
Söveni olamaz" modundayız.
Yerli malı "Midnight Express'imiz"
Hayırlı olsun.
* * *
TAMER YUVA KURTARDI
Tamer Karadağlı ile...
Yemek yediğimiz mekandan çıkarken...
Ahmet adındaki garson...
Yolumuzu kesmişti.
Telefonundaki kamerayı çalıştırıp...
Tamer Karadağlı'ya;
"Sertap Ahmet seni çok seviyor.
Barışın artık hımmmm" dedirtmişti.
Ahmet'e sordum.
Tamer'in görüntülü çağrısını...
Küs olduğu sevgilisi...
Sertap'a göndermiş.
Tamer'in çağrısı işe yaramış.
Sertap Ahmet'iyle anında barışmış.
Onlar ermiş muradına...