CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Ruhunda tezat mı var acaba?

Eklenme Tarihi 01 Mart 2011
Rüyada beyaz çorap görmek ve giymek güzel bir kız ile evlenmeye dalalet edermiş… Yorumcular öyle söylüyor… Tabii bir de hayatın gerçeği var… Türkiye'de en çok beyaz çorap satılıyormuş.
Bazıları sadece Michael Jackson'a yakıştırıyor beyaz çorabı… Siyah ayakkabıya beyaz ayakkabıyı "Kro"luk olarak nitelendirenler de var… Takım elbise altına, hele hele siyah ayakkabı içine beyaz çorap giymek "Ekşi sözlük" tabiriyle kötü giyinişin birinci belirtisi olarak gösterilen eylemlerden biri… Yani beyaz çorap bir eylem aracı… Ülke tv'de merhum Erbakan'ın başbakan olduğu gün evinde yapılan aile röportajı vardı.
Röportajı eski RTÜK başkanı Zahid Akman ve Ahmet Hakan Coşkun birlikte yapıyor.
Merhum Erbakan Başbakanlıktaki ilk gününün keyfini yaşıyor.
Eşi, çocukları da konuşuyor.
Sorular yönelten Ahmet Hakan Coşkun'a bakıyorum, üzerinde koyu takım elbise, kravat var… Ayaklarında da beyaz çorap… "Acaba" dedim Ahmet Hakan, yeni Başbakan'ı protesto eylemi mi yapıyor?
Çünkü Nişantaşı'nda asla beyaz çorap giymez… Giymek istese bile dolaşamaz… Beyaz çorap 80'lerin modasıydı… Ahmet Hakan 90'larda beyaz çorapla zamanın Başbakanı ile röportaj yapıyordu.
10 yıl geriden geliyordu.
Nedendi acaba?..
Uludağ sözlükte bu konuyla ilgili ilginç bir yorum vardı; "Beyaz çorap giyen ruhundaki tezatı belirtir.
İçindeki karamsarlığı örtüp herkese gösterdiği güler yüzünü giysileriyle dışa vuran insandır beyaz çorap giyen"…
Yine "Acaba" dedim, Ahmet Hakan o dönemlerde ruhunda tezat mı yaşıyordu da ondan Başbakan'ın karşısına beyaz çorapla çıkıyordu?

"NE DEMEK ULAN KIRARIM"
G.Saray 3-1 mağlup olmuş.
Maçtan sonra stattan çıkan Arda'ya muhabir mikrofon uzattı. "Arda bey maçla ilgili neler söyleyeceksiniz?" dedi.
Hem de çok kibar bir şekilde.
Arda "Kapat kameranı, yoksa kırarım" diye bağırdı… Bu görüntüyü Ahmet Çakar Kanaltürk'te şöyle yorumladı; "Ne demek ulan kırarım?... Utanmaz arlanmaz. Yarın birileri çıkıp senin ayağını kırsa, ekmek paranla oynamış olmaz mı? Bu o muhabirin işi, ekmek parası. Kırarımmış… Bitti senin futbol hayatın."
Hatta hızını alamadı, daha da ileri gitti. "Sen o kamerayı kıramazsın. Hatta nah kırarsın"… Defalarca "Nah" tekrarı yaptı Çakar… Ahmet Çakar, "Nah"larla çakar, bu onun sorunu.
Ben o kadar ileriye gidemem… Ancak söylemek istediğinin altına imzamı atarım.
Bir gazeteciyi tehdit ediyorsun. "İşini yapma" diye… Tam tersi olsa… Mesela Arda ile karşılaşsam bir gün… "Nasıl gidiyor işler" dese… "İşini yapma, oynama futbol mutbol, kırarım ayağını" diye bağırsam… Arda kalsa darda… Ne hisseder?
TV8'de de Sinan Engin anlatıyordu; "Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım ile yemek yiyoruz bir mekanda mesela. Çıkışta gazeteciler fotoğraf çekmek istiyor. Çekme diyerek sinirleniyor başkan. Yahu başkan adamlar işini yapıyor, bırak çeksinler diyorum ama dinletemiyorum" diyor… Aziz Yıldırım'ın gazeteciye "Çekme" demesi… Benim de ona "Başkansın ama başkanlık yapma, otur oturduğun yerde" dememden farksız… Herkes kendi işini yapacak… Başkasına da "İşini yapma" demeyecek… "Ulan-nah" falan demiyorum ama öyle…