CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

İnce belli bardakçıyım

Eklenme Tarihi 01 Şubat 2011
Seren Serengil yeni programına dün başladı.
Başladı ama ağlayarak başladı.
Televizyonumun sesi açık olmadığı için anlayamadım neden ağladığını…
Geçmiş olsun Serenciğim…
Şişman olduğu için eşi tarafından terk edilen kadın da ağlıyordu ekranda.
Seda Sayan'ın programında dert yanıyordu.
Terk edildikten sonra durumu daha da kötüye gitmiş.
Zayıflamamış.
Tam aksine kilosunda artış olmuş, 153 kiloya çıkmış.
Türker Bey uduyla şarkı söyleyip seranat yapıyordu Fox'taki Su Gibi'de…
Onun derdi de talip olduğu Hatice Hanım'ı şarkıyla evlenmeye ikna etmekti.
Acaba keman yerine ud ile seranat yapmak geri kalmışlığın bir göstergesi miydi?.
Çağdaşlığa aykırı bir durum mu vardı ortada?
TNT'de yeni transferler içinde işin başında gümleyen yeni izdivaçcı Hande Ataizi imiş.
İzlenme oranları feci durumdaymış.
Hande Ataizi kızımız da geçmişte evlendiği günün ertesinde boşanmıştı.
Şimdi TNT'nin de bugün yarın programdan boşayacağı konuşuluyor piyasada.
Defne Joy Foster kızımız da "Yok Böyle Dans" yarışmasından elendi nihayet.
İlginçtir elendiği gün tüm jüri üyeleri "Yahu Defne de dans ediyormuş" diyerek uğurladılar onu.
Evet Defne Joy da dans edebiliyormuş.
Türkiye rahatladı bunu görerek.
Küçük Osman'a oynadığı dizide iki kez dublör kullanılmış.
Artık bebelere bile uzman dublör yetiştiren bir memleket olduk.
Tüm hızıyla süren bir yarışmada da heyecanlı anlar yaşanmış canlı yayında.
Yarışmacılardan biri ortadan kaybolmuş.
Çişi geldiği için tuvalete gittiği ortaya çıkınca herkes derin nefes almış.
150 liralık alışveri yapan binlerce şanslı aşığa bir firmamız yeni bir kampanya yapmış.
Sevgisini İstanbul'daki dev ekranlardan haykırma fırsatı veriyormuş.
Yeni tartışma konumuz "Bursaspor'un yeni transferi ve golcüsü Kenny Miller alkol yasasına aykırı mı?" mevzusu...
"F" Klavyeciler muhafazakarmış. "Q" klavyecilerimiz modernmiş. Bunu sorgulamış bir yazar kardeşimiz.
12 Eylül öncesinde solcular kadife sağcılar kot pantolon giyerdi.
Pantolon bölünmüşlüğü yaşanıyordu yani o günlerde.
2011'li yıllarda çıtayı yükselttik.
Teknolojide şucubucu çatışmalarına giriyoruz artık.
Şimdilerde "F"ciler ve "Q"cular diye de ideolojik anlamda bölünmeyi başarmanın hazzını yaşıyoruz.
Ben daha önce feci halde "F"ciydim şimdi "Q"cu oldum.
İkisinde de başarılıyım. Sanırım "FQ"cu modern muhafazakar oluyorum gibi bir durum mu var ortada?
Benim gibi olanların durumu hala meçhul?...
Acaba bizi bölünmüşlükde nereye koyacaklar bilmiyor ve meraktan çıldırıyorum.
Yakında çayı ince belli bardakla içenler ve fincancılar diye bir ideolojik bölünmenin de eşiğine gelme riskimiz çok büyük.
Ben ince belli bardakçıyım ve fincancılardan korkuyorum.
Ha bu arada Tunus ve Mısır karıştı.
Avrupa ve Amerika'da yazarlar, siyasi uzmanlar "Türkiye'nin Ortadoğu'daki gücü ve önemi yaşanan son olayların ardından daha da arttı" diyor…
Ama…
Boş verelim gitsin.
Biz işimize bakalım.
Nerede kalmıştık?...
Haa….
Galiba Zuhal Topal da hamileymiş.
Muhafazakarların normal doğum, laiklerin sezeryan istediğini yazan çıkabilir…
Ben beyin olarak hazırım bu çatışmaya…