BEKİR HAZAR

BEKİR HAZAR

İçimizdeki Thomaslar

Eklenme Tarihi 2 Şubat 2026

1863 yılında Robert Kolej olarak başlayan hikaye, 1971'de darbecilerin girişimiyle Boğaziçi adını alarak bir de Üniversite kurdu ve bugün 163'üncü yılına ulaştı. Proflarımızın bahçede iktidara karşı beş yıldır muhalif "Durma nöbeti" eylemi yaptığı ve inatla bunu sürdürdüğü üniversite var ya ondan bahsediyorum. Eski MİT'çi Mehmet Eymür bir röportaj vermişti. Diyordu ki; "1972'de Robert Kolej'e düzenlenen baskında ben de vardım. Başında bir perukla yakalanan ve sağır dilsiz gibi davranan Aydoğan Büyüközden'i Emniyet'e götüren ekipteydim. CIA, Prof. Boyd'un evinde karargah kurmuştu. Bu operasyonda 266 örgüt mensubu yakalandı."

Robert Koleji mezunu Engin Ardıç da vefatından önce şöyle yazmıştı; "Bizim A sınıfına Charles Gilchrist gelirdi. Savaş yıllarında SOE yani İngiliz Özel Harekat Dairesi'nin Ajanı olarak komandoluk yapmıştı. Görevi köprü uçurmak, nöbetçi Alman askerinin gırtlağını çıt çıkarmadan jiletle kesmek." Bir başka öğretmenden daha bahsediyor Engin Ardıç; "Bayan Mary, Doğan Nadi'nin eşi... Savaş yıllarında OSS ajanıymış... Yani FBI'ya bağlı ilk Amerikan Dış istihbarat örgütü." diyor. Okulda kolej başkanı Scott Everton'un CIA ajanı, derslerine gelen Hilary Summer Boyd'un İngiliz ajanı olduğunu bildiklerini söylüyor. Jiletle gırtlak kesen komando ile Amerikan OSS ajanlığı yapan kadın Robert Kolej'de Türk gençlerini eğitiyor. ABD ajanı öğretmen Bayan Maryy'nin kocası ise solcu Cumhuriyet Gazetesi'nin kurucusunun oğlu. Ne tuhaf ilişkiler ne garip evlilikler. Forbes'ın yayınladığı Türkiye'nin en zenginleri listesine en çok öğrencisini TÜSİAD üyesi olarak sokan amma acayip bir okul.

"Türkiye ve Dünyada Casuslar" kitabını yazan Aytunç Altındal bir söyleşide bakın ne diyor; "Robert Kolej'in kurulmasında büyük casusluklar yaşandı. Okul, Osmanlı'daki Amerikalı, İngiliz ve Rum casusların yuvası olmuştu. Birçok casus bu okulda öğretmen kisvesi altında faaliyet göstermişti. O dönemde bu okulda çok sayıda Türk genci de Hristiyan olmuştu." "Türkler arasında" adlı bir kitap yazan Cyrus Hamlin Robert Kolejinin kurucusu bir misyoner. Rumelihisarı'na çıkıp "Fatih'in İstanbul'u aldığı surlardan İstanbul'un kültürünü fethedeceğim" diye bağıran adam. Bir de Epistein var malum. ABD'de cezaevinde öldürüldü. MOSSAD ajanıydı. ABD'yi yönetenlere Karayipler'de satın aldığı adada esir aldığı reşit olmayan kız çocuklarını sunarak fuhuş yaptırıyor, görüntülerini çekip MOSSAD'a gönderiyordu. İsrail de bu görüntüler üzerinden ABD'de Başkanlar dahil önüne gelene şantaj yaparak kucağına oturtuyordu.

ABD bu Epsitein davası ile sarsılıyor şimdi. Tam 6 milyon sayfa doküman ve belgeden oluşuyor. Bunun 3.5 milyonu yayınlandı. O dökümanların içinde bahsettiğimiz bu Robert Koleji'nin Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Jr. Landon'ın, 2014'te MOSSAD ajanı Epstein'e gönderdiği mektup da bulunuyor. Thomas mektubunda, Türkiye'nin Erdoğan iktidarında oldukça muhafazakar bir yöne evrildiğini belirterek, bu durumun kendilerini endişelendirdiğini vurguluyor. Türkiye'de hükümetin Robert Koleji'nin misyonuna "sıcak bakmadığından" yakınıyor. Okulun yönetim kurulu olarak bu "muhafazakar ortama" karşı çabalarını iki katına çıkardıklarını itiraf ediyor. Esas bomba ise Türkiye aleyhtarı faaliyetleri fonlamak için MOSSAD ajanı Epstein'den yardım istemesi oluyor. "Muhafazakar yöne evrilen Türkiye'ye karşı çaba harcamak için bize para lazım"a getiriyor sözü ve avuç açıyor.

Thomas, "Bu hikâyeyi başka hangi vakıflara ya da milyarderlere sunabileceğime dair bir fikrin olup olmadığını görmek istedim" diyor. Vay canına!. Başbakanlar bile çıkaran Robert Kolej'in yönetim kurulu üyesi ilim-irfan yuvasında (!) Türkiye'yi dizayn etmek için Amerikalı milyarderlerin vakıflarından hangilerinin kendilerine yardım edebileceği konusunda MOSSAD ajanı Epistein'dan liste istiyor iyi mi? Okula bak okula." Endişeliymiş, çabalarını iki katına çıkarmış. "Muhafazakâr İslam'ın toplumsal yaşama ve eğitim sistemine nüfuz ettiği Türkiye'de, Robert College'in misyonu hiç olmadığı kadar önemli." diye çığlık atıyor. "Sen tanırsın Bill Gates mücadelemiz için bu utanmaz mücadelemize para verir mi" diyor. Türkiye'de Batı aşığı ittihatçı kafaların, tüm yatırımlara karşı çıkan yerli Thomas'ların, rekor kırarak bir yılda 2.2 milyar dolar ihracat geliri getiren SİHA'larımıza bile "Maket bunlar maket" diye bağıranların,

KAAN'ımızla "Uçamaz" diye alay edenlerin neden fışkırdığını şimdi daha iyi anlıyorum. Bu Thomaslara "Ulan makete 2.2 milyar dolar verir mi koskoca devletler" desen "Ben Thomas değilim abi ikiziyim, karıştırıyorsun" karşılığını verirler. Robert takılırlar. Bu arada Thomas "İkiz" anlamına geliyormuş iyi mi?