CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Her an işten atılabilirim!

Eklenme Tarihi 16 Ekim 2010
Bir muhabir arkadaşın başına gelenleri yazdım önceki gün… Canlı yayında spiker Öztürk Pekin'e sürekli "İlker Yasin" diye hitap ettiği için işten kovulmuştu...
Müdürü "Sen kendi kanalının spikerine nasıl başka isimle hitap edersin? Hem de rakip kanal spikerinin adıyla" diyerek muhabirin görevine son vermişti...
Yazı çıktığı gün mesaj ve telefon yağmaya başladı. Show tv'den sevgili Aybars Hünalp "Baba ne yaptın ya" dedi...
Gecenin bir vakti İlker Yasin aradı "Bekir Hazar Öztürk Pekin ölmedi" dedi.
Tüm arayanlar aynı şeyi söylüyordu; "Öztürk Pekin'i öldürmüşsün, o aramızda yaşıyor"...
Evet ben bir muhabirin yaptığı isim hatasından dolayı başına gelenleri yazarken "Rahmetli Öztürk Pekin" diye yazmışım bir cümle de..
Hayatta olan sevgili Öztürk Pekin'i tövbeler tövbesi, ahirete yolcu etmişim...
Eyvah ki ne eyvahtı durum...
Ben de jet-lag olmuştum...
O muhabir arkadaş "Bir saat İlker Yasin muhabbeti yaptık bir masada Engin Verel'le. İşte o masada telefonla canlı yayına aldılar beni. Bir saat İlker Yasin'i konuşursan ne olur? Kalkar canlı yayında Öztürk Pekin'e İlker Yasin dersin" diye savunmuştu kendini...
Ben de o yazıyı kaleme aldığım gün neredeyse bir saat işten kovulan o muhabirin muhabbetini yapmıştım arkadaşlarla. İşte o muhabirin ismi Necmi Gülümsel'di… Ve aramızdan ayrılan çok değerli ve insan gibi insan bir dostumuzdu. Rahmetli olmuştu yıllar önce… İşte biz rahmetliyi andık bir saat aramızda… Yazımda "Rahmetli muhabir" yazacağıma gidip o şartlanmanın getirdiği dalgınlıkla "Rahmetli Öztürk Pekin" yazmışım...
Al başına derdi, ayıkla pirincin taşını… Öztürk Pekin'i aradım "Yahu ben acaip bir gaf yaptım yazımda, seni öldürdüm, şimdi benim işten atılmam gerekiyor mu?" diye sordum... "Ömrüme ömür kattın" diye gülerek söze girdi. O da beni aramayı düşünüyormuş. "Bekir bu aralar herhalde yatırları çok dolaşıyor hissine kapıldım.
Telefon açayım da öbür taraftan arıyorum, sana haberler vereyim diye plan yaptım"
dedi...
Evet yayıncılığın cilveleri bunlar...
Birinin yaptığı hatayı anlatırken sen daha beterini yapıyorsun.
Neyse ki en büyük tesellim İlker Yasin oldu.
O da bir anısını paylaştı benimle... "İnsan yayıncılıkta bazen akla bile gelemeyecek hatalar yapıyor. Mesel biz Akın Göksu ile maç anlatıyorduk.
Müsabaka bitti yayını kapatıyorum.
Spikeriniz ben Akın Göksu dedim… Bitmedi… Ve arkadaşım İlker Yasin'le iyi akşamlar diliyoruz diyerek kapattım yayını"
...
Oh be şimdi rahatladım işte...
Bu yayıncılıkta insan kendi adını bile unutabiliyor vallahi...
Genel Yayın Yönetmenimiz Ergun Diler'den henüz ses yok… Atacak mı beni bilmiyorum... Birkaç gün daha beklemek lazım...