Kongrede ağlamış falan...
Hakkari'de 8 çocuk annesi...
Ayza Çetin'in ölümüyle ilgili operasyonda...
Görev alanların...
Yargı önüne çıkartılmasını istemiş.
Sert çıkmış, kükremiş bir de; "8 çocuğu yetim bırakanlar...
Derhal hesap vermelidir" diye...
Evet, ihmal varsa...
Gerçekten 8 çocuk yetim bırakıldıysa...
Yapanlar kimse hesap versin...
Bakın ben de söyleyebiliyorum bunu...
Ancak Kışanak şunu söyleyebiliyor mu?
"Gaziantep'te 11 yaşındaki Aysel'i...
3 yaşındaki Süleyman'ı...
Ve 1 yaşındaki Melisa bebeği...
Bombayla öldürenlerin...
Allah belasını versin...
Kim yaptıysa yakalanıp hesap versin..."
Bunu söyleyebiliyor mu?
Melisa bebek için ağladığını görmedim...
Bir kere de mezara gömülen bebeler için...
Bize ağladığını gösterebiliyor mu?
PKK köpekleri Siirt'te 3 kadın öğretmeni kaçırdı...
Kadınlara gücü yeten hayvanlara...
"Hayvansınız" diyebiliyor mu?
Öğretmensiz kalan Kürt çocukları için...
Hüngür hüngür demiyorum...
Sadece bir damla yahu...
Bir damla gözyaşı akıtabiliyor mu?
Yoksa gözündeki sıvı...
Fırat-Dicle'den öteye de...
Beriye gelince...
Sıvı sıvış mı oluyor?
Ama ne?
* * *
AĞZINI KAPAYACAKSIN
Yemeklerini yerken...
Ağızlarını çok açarlar.
Açılmanın fazla olması nedeniyle.
Gözlerinden bir sıvı salgılanır.
Bu sıvının gözyaşı ile ilgisi yoktur.
Timsah karnını doyuruyordur sadece...
Bu nedenle...
"Timsahın gözyaşı" diye...
Bir deyim vardır...
Yani sahte gözyaşı...
* * *
TEKNO-ORUÇ OLUR MU?
Kadir Has Üniversitesi'nden...
Gençlerle karşılaştım...
"Yarın oruç tutacağız" dediler...
"Maşallah maşallah...
Ne orucu bu?" dedim.
Okulda yeni medya diye...
Bir bölüm açılmış...
Sosyal medya ve...
Digital medya üzerine...
Dersler veriliyormuş.
Bu dersler kapsamında...
3 gün facebook ve...
Twitter orucu tutacaklarmış.
Yani 3 gün Facebook'a da...
Twitter'a da girmeyeceklermiş...
Teknoloji çağının orucu...
Böyle olurmuş...
"Ohooo" dedim...
Ben yıllardır girmiyorum ikisine de...
"Yıllardır oruç tutuyorum" diye...
Hava attım.
Yakında msn orucu...
Hotmail, chat orucu...
Laptopsuz sokağa çıkma orucu...
IPhone'u yanına almama orucu...
Gibi... Gibi.. Gibi..
Daha ne oruçlar çıkacak...
Kim bilir?
* * *
SİNDİRENLER VE... SİNDİRİLEMEYENLER
Tarık Akan'ın...
"Günümüz Türkiyesi'ni...
Sindiremiyorum" sözüne...
Kafayı taktım...
Ama...
Kendisine asla takmıyorum...
Ben Tarık'a...
"Seni sindiriyorum" diyemiyorum...
Sadece kabulleniyorum...
"Sindirme" kelimesi itici geliyor bana...
Yıllarca bu ülkede zaten...
Azınlık çoğunluğu sindirdi.
Halkın oyları ile...
İktidara gelen çoğunluğa...
Anayasa Mahkemesi, Danıştay...
YÖK, KÖK gibi...
Kurumlarla sopa gösterildi.
Partiler kapatılarak...
Sindirildi...
Tankla, darbelerle...
Çoğunluk sindirildi...
Azınlık sindirdi....
Çoğunluk sindi...
Sindirella'ya döndürüldü toplum...
Tabii artık o dönemler geçti...
Azınlık çoğunluğu...
Sindiremediği için...
Tarık gibiler...
"Bu ülkeyi sindiremiyoruz" diyor.
Aslında sindirme kelimesi yerine...
Artık "Hazmedemiyoruz" demeleri...
Daha uygun olur.
Çünkü bu millet artık...
Sinmiyor...
* * *
YAŞANMIŞ BİR MASAL
Sindir'e sormuşlar...
"Neren eksik" diye...
"Orta yerim eksik" demiş...
Ve eklemiş;
"Bana bir de 'Lİ' lazım.."
Eklemişler "Li"yi ortasına...
"Silindir" olmuş...
Geç kalınmış bir...
Operasyonmuş...
Zira çoğunluk zaten......
"Li"si çalınmış...
"Silindir" imiş...