CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR

BEKİR HAZAR

Baltimor'un şifresi

Eklenme Tarihi 01 Mayıs 2015
ABD'nin gözü Baltimor'da. Siyahlar ayaklandı, yakıyorlar, yıkıyorlar. Ve dahası ABD polisi gazla, jopla, köpeklerle, panzerlerle göstericilerin üzerine dalıyor. Yumruklar, tekmeler konuşuyor. Baltimor tarihte köleliğin merkezlerinden biri olarak tanınıyor. Ve 1969 yılına kadar siyahlarla beyazlar hala ayrı okullarda okuyordu bu şehirde.
Dünyaya eşitlik, özgürlük, insan hakları dersi veren ABD'de kölelik gizli bir şekilde devam ediyor.
Siyahlar sürekli suç işlemeye teşvik ediliyor.
İşlemeyene de kolaylıkla suç isnat edilebiliyor. Sabıkası olunca da devreye kanunlar giriyor. Suç işleyen "OY" kullanamadığı için seçimlerde bertaraf oluyor. ATV'de yayınlanan Elin Oğlu programının daimi konuklarından Antonyo geldi dün ziyaretime. "Irkçılık tam gaz devam ediyor. Ve milyonlarca siyah, sabıkalı hale getirildiği için oy kullanamıyor.
Eğer onlar oy kullansalar Amerika'nın geleceği bambaşka olur. Dayak, işkence ise gırla gidiyor" dedi.
Antonyo'nun ailesi hala Baltimor'da yaşıyor. Cezaevlerini şirketlerin yönettiğini anlattı. "Ne kadar çok suçlu gelirse, şirketler o kadar çok para kazanıyor. Ve dahası tüm pis işleri, sokakta çöp toplamaktan gökdelenlerin temizliğine kadar hepsini siyahi mahkumlara yaptırıyorlar. Yani köleliği cezaevleri üzerinden sürdürüyorlar" diyor. "Bir kıvılcım, ortalığı ayağa kaldıracak durumdaydı. Ve o kıvılcım Baltimor'da siyah öldürerek çakıldı" diye ekliyor. Bir taraftan seçim atmosferine giren ülkede neden Baltimor karıştı? Bu sorunun cevabını bulmak için gelin şöyle bir tura çıkalım. Baltimor'un içinde bulunduğu bölge Maryland Kolonisi olarak biliniyordu. Ve o dönemde ABD bağımsız değildi. İngilizler'in sömürgesiydi.
1729'da bir kent kurulması kararlaştırıldı.
Ve yeni kurulan şehre koloninin ilk valisi olan İngiliz Lord'u Baltimor'un adı verildi.
Şehir hızla büyüdü. Liman şehriydi ve önemliydi. ABD'nin bağımsızlık savaşında ön plana çıktı. 1812'de patlak veren ABD-İngiltere savaşında topa tutuldu.
Şehri bombalayanlar İngiliz Kraliçesi'nin savaş gemileriydi. Top atışlarının yerleşim yerlerini perişan ettiği anlarda bir genç çıktı ortaya. Adı Francis Scott Key'di. Top sesleri altında bir şarkı besteledi. O şarkının adı da "The Star Spangled Banner"di. Yani "Yıldızlarla süslenmiş bayrak"tı.
1931 yılına gelindiğinde ABD Kongresi karar aldı. Savaş anında bestelenen o şarkı artık "ULUSAL MARŞ"tı. ABD bağımsızlığının sembol şehrinde şu an sanki iç savaş yaşanıyor. ABD Ulusal Marşı'nın bestelendiği kentte devletle halk savaşıyor. Seçim öncesi özellikle böyle bir şehrin ayaklanma için seçilmesi boşuna değil. Birileri birlerine mesaj veriyor. "Seni bağımsızlık kazandığın yerde, ulusal marşının bestelendiği kentte vururuz" diyor. Tüm ayrıntılar Baltimor'un özellikle seçildiğini gösteriyor. Zaten bir yeri karıştırarak çıkar elde etmek isteyenler ÖZEL yerleri seçer. Baltimor bu iş için biçilmiş kaftandı. Şimdi ABD Başkanı televizyonlara çıkmış "MEDYA olayları körüklüyor" diye dert yanıyor. Aynı ABD Gezi olaylarında "İnsan hakları" dersi veriyordu bize. "Gösteriler insan hakkıdır" diyordu. Bizim polise çakıyordu.
Kendi polisleri insan öldürüyor, "Bu medya var ya bu medya" diye söze girerek komik duruma düşüyorlar. Aptala dönüyorlar. Dünyanın her ülkesinde kaosları ve kavgaları teşvik ediyorlar. "Aman insan hakları, ifade ve basın özgürlüğü" diyerek arkasında duruyorlar. Birileri kendi ülkelerinde gaza basınca ÖZGÜRLÜK, AZGINLIK oluyor. İkiyüzlülüğün boyu ABD'deki Özgürlük Anıtı'nın boyunu geçip uzaya fırlıyor. Kim ne dersin, kim ne yaparsa yapsın sokak olaylarının ardında hep istihbarat örgütleri var. Ülkelerin, paradorların menfaatlerinin tavan yaptığı yerlerdir sokaklar. Sürerler sizi caddelere, yaktırırlar, yıktırırlar. Cebinden paranı, ülkenden vatanı alıp giderler. Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı... Bayramlar tabii ki kutlanacak.
Ama kanunların öngördüğü ve izin verdiği alanlarda. Bayramlardan kaos çıkarmak isteyenler ise biliniz ki, işçiye değil dünyayı yöneten BARON İŞVERENLERE taşeron olarak çalışıyor. Küresel sermaye işini çok iyi biliyor. Ülkeleri Ulusal Marşları'nın yazıldığı yerde bile vuruyor. Bizde de, "Küresel sermaye düşmanı" 'sol'u kullanıyor.
Düşmanının üzerine düşmanını salarsan kâr edersin. Dostları neden kaybetsinler ki?