Fenerbahçe, Gençlerbirliği karşısında özellikle ilk 30 dakikada sahada istediklerini yapamadı. İsmail Hoca'nın yaptığı geniş rotasyon, takımın oyun ritmini olumsuz etkiledi.
Yedekten şans bulan futbolcular ise beklentilerin altında kalınca ortaya Lyon maçı öncesi moralleri bozan bir tablo çıktı. Gençlerbirliği'nin oyun planı oldukça netti: Savunmada beklemek ve kazandığı toplarla hızlı geçiş hücumlarına çıkmak.
Rakip, Fenerbahçe kalesine iki kez ciddi şekilde geldi ve iki gol buldu. Bu durum, Fenerbahçe'nin geçiş hücumlarına karşı yaşadığı savunma problemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Asıl dikkat çeken nokta ise Fenerbahçe'nin savunma zaafının artık rakipler tarafından kolaylıkla kullanılabilmesi.
Top kaybı sonrası geri dönüşlerde yaşanan sıkıntılar ve savunma yerleşimindeki problemler, Lyon gibi daha kaliteli bir rakip öncesinde ciddi bir soru işareti oluşturuyor.
İrfan Can Kahveci ve Asensio'nun etkisiz performansları da takımın hücum gücünü düşürdü.
Önümüzdeki maçlarda İsmail Hoca'nın forvette Vedat'a, onun arkasında ise Talisca'ya şans vermesi hücumdaki sorunlara bir çözüm olabilir.
Ancak bu maçın ardından sorulması gereken daha önemli sorular var: Bu kadar geniş bir rotasyona gerçekten gerek var mıydı? Fenerbahçe, rakiplerin geçiş hücumlarına karşı nasıl bir çözüm bulacak? Ve belki de en önemlisi, ilk 11 ile yedek kulübesindeki oyuncular arasındaki kalite farkı nasıl kapatılacak?