Bedriye Karaçay cinayetinde kan donduran ifade! Eşini boğdu, battaniyeye sarıp ormana bıraktı, kayınvalidesiyle hiçbir şey olmamış gibi sohbet etti
Kağıthane'de 3 çocuk annesi Bedriye Karaçay'ın eşi Volkan K. tarafından boğularak öldürülmesine ilişkin soruşturmanın ayrıntıları ortaya çıktı. Sarıyer Ayazağa'daki ormanlık alanda battaniyeye sarılı halde bulunan Karaçay'ı öldürdüğünü itiraf eden Volkan K.'nin, cinayetin ardından kayınvalidesinin yanına giderek yaklaşık 1 saat boyunca hiçbir şey olmamış gibi sohbet ettiği öğrenildi.
Kağıthane'de 3 çocuk annesi Bedriye Karaçay'ın (27) eşi Volkan K. (30) tarafından öldürülmesine ilişkin soruşturmada dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. 21 Temmuz'da evde yaşanan tartışmanın ardından eşinin boğazını sıktığını ve öldüğünü nabzını ve nefesini kontrol ederek anladığını söyleyen Volkan K.'nin, cesedi battaniyeye sarıp bağladıktan sonra kayınvalidesinin evine gittiği ve "Kızın yine evden kaçtı" dediği öğrenildi.
Şüphelinin, yaklaşık 1 saat boyunca kayınvalidesi ve sokaktakilerle hiçbir şey olmamış gibi sohbet ettiği, ardından cesedi otomobille Ayazağa Ormanı'na götürüp bıraktığı belirtildi.
Volkan K., eşini öldürdüğünü itiraf ederek cesedi Ayazağa Ormanı'na bıraktığını anlattı. (Fotoğraflar Takvim Foto Arşivi'nden alınmıştır.)
BEDRİYE KARAÇAY'DAN 2 GÜN HABER ALINAMADI
Olay, 21 Temmuz Salı günü saat 20.30 sıralarında Telsizler Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 3 çocuk annesi Bedriye Karaçay, iddiaya göre eşi Volkan K. ile evde yaşadığı tartışmanın ardından ortadan kayboldu.
Yakınlarının Bedriye Karaçay'dan haber alamaması üzerine 23 Temmuz Perşembe günü Ümraniye'de polise başvuran Gökhan G., "Yengeme 2 gündür ulaşamıyorum. Onunla evli olan kardeşim sorunlu biri. Ona bir şeyler yapmış olabilir. Hayatından endişe ediyorum" diyerek şikâyette bulundu.
Şüphelinin, cinayetin ardından yaklaşık 1 saat boyunca kayınvalidesiyle sohbet ettiği öne sürüldü.
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, Bedriye Karaçay'ı bulmak için çalışma başlattı. Polis ekipleri eve gittiklerinde Volkan K. tarafından karşılandı. Volkan K., polislere "Eşimle kavga etmiştik. O da bir taksi çağırarak evi terk etti. Şimdi nerede bilmiyorum" dedi.
Bedriye Karaçay'ın battaniyeye sarılı cesedi Ayazağa Ormanı'nda bulundu.
POLİS 7 DAKİKALIK DETAYA ODAKLANDI
Polis ekipleri Volkan K.'yi teknik ve fiziki takibe alırken, olayla ilgili güvenlik kamerası görüntüleri de incelemeye alındı.
Yapılan çalışmalarda Volkan K.'nin 22 Temmuz Çarşamba günü saat 03.45'te evinden otomobiliyle ayrılarak Ayazağa'daki ormanlık alana gittiği belirlendi. Şüphelinin aracıyla ormanlık alana girdikten yaklaşık 7 dakika sonra aynı güzergâhtan hızla geri döndüğü tespit edildi.
Soruşturmada şüphelinin ifadesi ve güvenlik kamerası kayıtları dosyaya girdi.
Bu gelişme üzerine ormanlık alanda arama yapan ekipler, Bedriye Karaçay'ın battaniyeye sarılı cesedini yol kenarında buldu. Cesedin ayak kısmında vahşi hayvanlar tarafından tahribat oluştuğu öğrenildi.
CİNAYETİ İTİRAF EDEN KOCA TUTUKLANDI
Cesedin bulunmasının ardından Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri Volkan K.'yi yakalamak için çalışma başlattı.
Gültepe'deki evinden Ataşehir'e kaçtığı belirlenen Volkan K. burada gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"EŞİM BANA CEVAP VERMEYİNCE SİNİRLENDİM"
Volkan K.'nin emniyette verdiği ifadede, olay günü kayınvalidesinin bulunduğu sokakta kız isteme merasimi olduğunu söylediği öğrenildi.
Volkan K. ifadesinde şunları anlattı:
"21 Temmuz'da saat 20.00-21.00 sıralarında kayınvalidemlerin oturduğu sokakta kız isteme merasimi vardı. Ben de eşim ve çocuklarımla sokakta eğlenceye katıldım. Ben eşime eğlencedeyken sürekli 'Çocuklara bir şey yedirmeyecek misin, saat kaç oldu' diyordum, eşim bana cevap bile vermedi. Biz bu esnada kayınvalidemde oturuyorduk, ben de cevap vermeyince sinirlenerek 'Hadi kalk gidelim eve' dedim ve kayınvalidemden çıktım. Arkamdan da eşim Bedriye Karaçay ve 4 ve 7 yaşındaki iki çocuğumla gelmekteydi. Önce ben hemen arkamdan da eşim ve 2 çocuğum evimize girdik"

"ÖLDÜ MÜ DİYE KONTROL ETTİM"
Volkan K., evde eşiyle kıskançlık nedeniyle tartıştıklarını belirterek ifadesinde şu sözlere yer verdi:
"Evin içinde eşim Bedriye ile kıskançlık tartışması yaşadık ve ben ona 'Yine sürekli telefonla oynuyorsun, biz başkalarının evinde yemek yemek zorunda mıyız' dedim. Sözlü olarak tartışmaya başlayınca ben evde bulunan 2 çocuğuma da kayınvalideme gitmelerini söyledim ve çocuklarım evden gittiler. Çocuklar çıkar çıkmaz biz ikametimizin giriş kapısının hemen önündeki salon bölümünün tam ortasında tartışmaya devam ettik. O sinirle karşımda duran eşim Bedriye Karaçay'ın boğazını iki elimle sıkmaya başladım. Bedriye'nin hiç sesi çıkmadı. Can havliyle kapıya doğru elini uzattı fakat öldüğü için hareket edemedi. Ben hareketsiz kaldıktan sonra öldü mü diye kontrol ettim ve öldüğünü nabzından ve nefesinden anladım. O sırada muhtemelen düşmenin etkisiyle Bedriye'nin burnundan kan geliyordu"
KARISINI BATTANİYEYE SARIP BAĞLADI
Volkan K., eşinin ölümünün ardından cesedi nasıl hazırladığını da anlattı. İfadesinde, battaniye ve halat ipi kullandığını belirten Volkan K. şunları söyledi:
"Bu sırada kayınvalidem Durdane dış kapımızı çaldı, yanında çocuklarım vardı. Eve doğru 'Bedoş Bedoş' diye bağırdı fakat ben seslenmeyince kapımın önünden çocuklarımla birlikte ayrıldı. Ardından salonda oturdum ve ne yapacağımı düşünmeye başladım. Yatak odamıza giderek yatağın üzerine serili olan battaniyeyi aldım ve salonda Bedriye'nin yanına yere serdim. Bedriye'nin de koltuk altlarından tutarak battaniyenin üzerine çektim. Ardından battaniyeyi her iki ucundan kapattım, meyve satarken aldığım halat ipi olarak geçen ipi balkondan alarak salona geldim. Bedriye'yi sardığım battaniyeyi hatırladığım kadarıyla ayak kısmından, baş kısmından ve gövde kısmından bağladım ve salonda bu vaziyette bıraktım. Dışarı çıkarak 2 yan sokağımda bulunan sokağa kayınvalidemin evine gittim ve kayınvalidem Durdane'ye 'Kızın yine evden kaçtı' dedim. Kayınvalidem de her zamanki gibi bana 'Merak etme gelir' dedi. Ben de yaklaşık 1 saat kadar hiçbir şey olmamış gibi kapının önünde kayınvalidemle ve sokaktakilerle sohbet ettim. Çocukların uyuduğunu görünce yani saat 23.00 sıralarında evime tek başıma gittim ve evde oturarak sokağın tamamen boşalmasını bekledim"
"CESEDİNİ ORMANA BIRAKTIM"
Volkan K., ifadesinde cesedi otomobille Ayazağa Ormanı'na götürdüğünü de anlattı:
"22 Temmuz'da saat 03.30-04.00 sıralarında genelde benim kullanmış olduğum ruhsatı kayınvalidemin üzerine olan 52 AFA 881 plakalı, gri renkli, aracı evimin yaklaşık 10 metre aşağısında bulunan aracımın yanına gittim. Aracı çalıştırarak evin kapısının tam önüne çektim ve çalışır vaziyette bırakarak eve girdim ve salondan cesedi kucağıma aldım. Aracın yanına gittiğimde arka sol kapısını açmak için cesedi yere indirdim ve kapıyı açtım. Battaniyeye sarılı cesedini aracın arka koltuğunun üzerine koydum. Sonrasında aracın yönü yukarıya doğru dönük olduğu için sokaktan aşağı inerek caddeye bağlandım. Hatta caddede aracımın gazı bittiği için birkaç dakika kenara çekerek aracı gazdan benzine aldım ve tekrar hareket ederek Ayazağa Ormanı'na doğru gittim. Ben Ayazağa Ormanı'nın girişinde bulunan hurdacıda daha önce kağıt işi yaptığım için çalıştığımdan biliyordum. Aynı zamanda kokina topladığımdan ormanı bilirim. Ormana evden çıktıktan sonra yaklaşık yarım saat kadar sonra varmıştım. Arabayla ormana girdim ve arabayı orada yolun sol tarafına yani cesedi bulduğunuz yerin hemen yan tarafına çektim. Arka sol kapıyı açarak Bedriye'nin cesedini battaniyeye sarılı vaziyette indirerek bıraktım. Arabaya binerek kendi evime doğru yola çıktım. Eve hiçbir yere uğramadan direk geldim"

"PARKEDEKİ KANI BEZLE SİLDİM"
Volkan K., eve döndükten sonra yaptığı temizliği de ifadesinde anlattı:
"Evde kan var mı diye evi kontrol ettim. Salonda Bedriye'nin düştüğü yerde parkenin üzerinde her zaman bulunan muşambanın üzerinde 1 damla yaklaşık 1 cm genişliğinde Bedriye'nin burnundan akan kanı gördüm. Mutfağa giderek mutfaktan sarı renkli bez aldım ve yerdeki kanı onunla sildim ve bezi de ilk önce evdeki mutfakta bulunan çöpe ardından o çöpü de sokaktaki konteynere poşetin içerisine attım. Cesedi taşıdığım ve kayınvalidemin üzerine olan 52 AFA 881 plakalı aracı hiç temizletmedim, yıkamacıya götürmedim."

