Kocaeli'de kanser hastasının tükettiği Tahsildaroğlu peynirinden listeria bakterisi çıktı: "Dalga geçer gibi peynir teklif ettiler"

Kocaeli'de kanser hastasının tükettiği Tahsildaroğlu peynirinden listeria bakterisi çıktı: "Dalga geçer gibi peynir teklif ettiler"

Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde lenfoma kanseri tedavisi gören Serkan Abut, marketten satın aldığı Tahsildaroğlu markasına ait peyniri tükettikten kısa süre sonra fenalaştı. Hastaneye kaldırılan Abut'a gıda zehirlenmesi teşhisi konulurken, olayla ilgili adli rapor tutuldu. Yapılan resmi denetim ve laboratuvar incelemelerinde peynir içerisinde 'listeria bakterisi' tespit edildiği ve aynı parti numarasına sahip ürünler hakkında toplatma kararı verildiği bildirildi. Yaşadığı kabusu anlatan Abut, firmanın özür dileyip peynir göndermeyi teklif ettiğini belirterek "Dalga geçer gibi" sözleriyle tepki gösterdi.

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde lenfoma kanseri tedavisi gören Serkan Abut, satın aldığı Tahsildaroğlu markasına ait peyniri tükettikten sonra 'Listeria' bakterisi kaynaklı gıda zehirlenmesi yaşadı. Zehirlenmenin ardından panik atağının tetiklendiğini ve kanser tedavisinde zorunlu olduğu ağrı bantlarını kullanmayı bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Abut, "Firmadan bana dönüş geldi. 'Çok özür dileriz, size peynir gönderelim' dediler. Dalga geçer gibi. Ben peynirden hayatımı kaybediyorum, bana 'Peynir gönderelim' diyorlar. Tekliflerini kabul etmedim" dedi.

Alınan bilgiye göre, nötropeni tedavisi gören 49 yaşındaki Serkan Abut, 16 Haziran'da Kartepe ilçesindeki bir marketten Tahsildaroğlu markasına ait 400 gramlık olgunlaştırılmış 'kırık beyaz peynir' satın aldı. Ürünü tükettikten kısa süre sonra şiddetli mide bulantısı ve kramplar yaşayan Abut, hastaneye kaldırıldı. Hastanede gıda zehirlenmesi teşhisi konulan ve adli rapor tutulan Abut, zehirlenmenin ardından kanser tedavisi sürecinin de olumsuz etkilendiğini ve ağır psikolojik sorunlar yaşadığını belirtti.

Bakteri tespit edildi

Vatandaşın ihbarı üzerine Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri zincir markete yönelik denetim gerçekleştirdi. Bakteri olduğundan şüphelenilen peynir ile aynı parti numarasına ait üründen alınan örnekler incelemeye alınırken, yapılan analizlerde kırık beyaz peynir içerisinde 'Listeria bakterisi' bulunduğu tespit edildi. Bakteri tespit edilen ürün ile aynı parti numarasına sahip peynirlerin tamamı hakkında toplatma kararı verildiği bildirildi.

"Ağzımda zehir gibi bir acı hissettim"

Yaklaşık 5 yıldır kanserle mücadele ettiğini belirterek yaşadığı zorlu süreci anlatan Serkan Abut, "Yaklaşık 5 senedir lenfoma kanseriyle mücadele ediyorum. Bu süreçte karnımda yaklaşık 25 santimetrelik bir kitle oluştu. Bu kitle çölyak ve SMA (üst mezenterik) gibi hayati damarlara baskı yapıyor. Bu nedenle sürekli fentanil içerikli ağrı bantları kullanmak zorundayım. 16 Haziran'da mahallemizdeki bir marketten Tahsildaroğlu marka kırık peynir satın aldım. Eve geldikten sonra sıcak ekmekle birlikte birkaç lokma yemek istedim. Hastalığım nedeniyle çok yağlı yiyecekler tüketemediğim için genellikle hafif besleniyorum. Peynirden 3-4 lokma aldıktan sonra ağzımda tarif edemeyeceğim derecede yoğun, zehir gibi acı bir tat hissettim. Rahatsızlığım sebebiyle kokuyu az alıyorum, o yüzden peynirdeki yoğun kokuyu başta fark edemedim. Peynirin son kullanma tarihinin geçmesine de 4 ay vardı. Ağzımda acılık oluşunca peyniri yemeyi bıraktım. Poşete koyup markete gittim. Çalışana, 'Bu peynir ağzımı zehir gibi yaptı, bunda bir şey var' dedim. O da kokladı ve hak verdi. 'Abi yarın getirir misin, değiştirelim' dedi" ifadelerini kullandı.

"Karnıma bıçak saplanır gibi kramplar girmeye başladı"

Eve geldiğinde eşinin de kokudan rahatsızlık duyduğunu anlatan Abut, "Eşim geldi ve 'Bu ev ne kokuyor? Çok pis bir şey kokuyor, leş gibi' dedi. Buzdolabını açtı, peyniri görünce 'Bu nasıl bir koku, bunu yedin mi?' diye sordu. Yediğimi söyleyince bozuk olduğunu belirtti. Aradan 1,5 saat geçtikten sonra mide bulantım başladı, karnıma bıçak saplanır gibi kramplar girmeye başladı. 5'er dakika arayla birkaç kez istifra ettim. Eşim çok tedirgin olunca hemen hastaneye gittik. Doktor gerekli tedaviyi uyguladı. Hastanedeki tedavim bittikten sonra eve geldim ancak bu kez de panik atağım tetiklendi" diye konuştu.

"Peynirden hayatımı kaybediyordum, 'peynir gönderelim' dediler"

Yaşadığı zehirlenmenin tedavisini sekteye uğrattığını vurgulayan Abut, şunları kaydetti: "Karnımdaki kitlenin hayati damarlara baskı yaptığına ilişkin sağlık raporlarım bulunmaktadır. Bu nedenle düzenli olarak fentanil içerikli ağrı bantları kullanmak zorundayım. Panik atağım tetiklenince psikiyatrik ilaç almak zorunda kaldım. İlacı aldıktan yaklaşık 1,5 saat sonra şiddetli göğüs ağrısı başladı. Boğuluyormuş gibi hissettim, başım dönmeye başladı. İlacın yan etki yaptığını düşündüğüm için ağrı bandımı çıkarmak zorunda kaldım. O günden bu yana ağrı bantlarımı da kullanamıyorum. Savcılık, adli rapor düzenlenmesi amacıyla beni hastaneye sevk etti. Olaydan iki gün sonra Kocaeli Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'ne başvurarak yaşadığım süreci anlattım. Doktorlara, 'Ağrı bantları kullanıyorum, panik atağım da gelişti. Bunu kullansam ağrım oluyor, bunu kullansam panik atağım tetikleniyor. Ne yapacağımı şaşırdım' dedim. Onlar da bir şey yapamadılar. Tahsildaroğlu firmasından beni aradılar. Şikâyetvar sitesine de yazmıştım. Durumu anlattım; panik atağımın geliştiğini, bunun neticesinde ağrı bantlarını kullanmayı kestiğimi belirttim. 5 gün geçtikten sonra bana dönüş geldi. 'Çok özür dileriz, size peynir gönderelim' dediler. Dalga geçer gibi. Ben peynirden hayatımı kaybediyordum, bana 'Peynir gönderelim' dediler. Tekliflerini kabul etmedim. 'Kesinlikle göndermeyin, istemiyorum. Sizi mahkemeye vereceğim' dedim."

"Bir ay içinde alan aldı, yiyen yedi"

Olayın ardından Alo 174 Gıda Hattı'nı arayarak Tarım ve Orman Bakanlığına resmi şikâyette bulunduğunu belirten Abut, "Şikâyetimin ertesi günü Kartepe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü denetim ekipleri markete gelip zehirlendiğim peynirden numune almışlar. Ancak tahlil sonucu bana bildirilmedi. Raporda Listeria bakterisi çıkmış, bunu ilçe müdürlüğüne gittiğimde oradaki yetkililerden öğrendim. Sonra beni arayıp 'Size bu raporu vermemiz yasakmış' dediler. Niye yasak olsun? Şikâyeti yapan benim, hasta olan benim, etkilenen benim. Vücuduma hangi zehri aldığımı öğrenmek en doğal hakkım değil mi? 23 Haziran tarihli resmi raporda Listeria bakterisi bulunduğu sabit. Dün ise 23 Temmuz'du. Bir ay boyunca ne yaptınız, ürünü niye toplatmadınız? İlla bir insanın ölmesi mi lazımdı? Bir ay içinde alan aldı, yiyen yedi. Şikâyetvar sitesine bakıldığında benzer yüzlerce şikâyet olduğu görülüyor. Yazık değil mi bu insanlara? Bu süreçte belki de bilmeden hayatını kaybedenler var. Bizim gibi kanser hastalarının bağışıklığı düşük. Örneğin durumu iyiye giderken bir bakıyorsun enfeksiyon kapıyor; kimsenin aklına ne yediğini araştırmak gelmiyor. Ben bu durumu da sonuna kadar takip edip ortaya çıkaracağım" ifadelerini kullandı.

Takvim Kaynak Tercihleri
Hasan Demir
Hasan Demir Takvim.com.tr Güncel

Bunlar da Var

CANLI YAYIN