Dijital tekellerin içerik sömürüsünü kıracak mutabakat! Milli medyaya 'lisans bedeli' talebi: Ödeme programı ve bağımsız ölçüm önerileri masada
Yapay zeka sistemleri ve arama motorları üzerinden yerli medyanın emeğini sömüren küresel sosyal medya platformlarına karşı yeni hukuki adımlar atılması bekleniyor. İçerik kullanımının ekonomik değerinin hesaplanması ve platformların ölçüm metodolojisinin bağımsız denetime açılması talep ediliyor. Sosyal ağların yalan haber ve sansasyonel tartışmalarla oluşturduğu itibar kaybını önlemek isteyen büyük markalar da temiz bilgi talep ediyor. Türkiye kaynaklı içerikler için ayrı mekanizma kurularak adil gelir paylaşımı sağlanması bekleniyor. Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu, dijital tekellerin haksız kazanç düzenine son vermek amacıyla Türkiye Dijital İçerik Mutabakatı hazırlanması gerektiğini gündeme taşıdı. Avrupa Birliği ve Avustralya örneklerinde olduğu gibi sosyal ağların haber üreticilerine adil lisans bedeli ödemesi için yasal çerçevenin acilen çizilmesinin beklendiğini vurgulayan Müderrisoğlu, yeni dönemde platformların sadece özgün içerikleri skorlayabileceği, kopya ve anonim paylaşımları ödeme planı dışında bırakabileceğini ifade etti.
Dijital dünyada oyun kurucu konumundaki küresel sosyal medya şirketleri, yerli medyanın ürettiği özgün içerikleri bedelsiz kullanarak devasa reklam gelirlerine el koymayı sürdürüyor.
Türkiye'de milli medyanın sürdürülebilirliğini sağlamak ve dijital tekellerin haksız kazanç düzenine son vermek amacıyla kapsamlı hukuki çerçeve hazırlığı yapılması bekleniyor.
Küresel sosyal medya devleri, Türkiye’deki yerli medyanın ürettiği haber, fotoğraf ve videoları bedelsiz kullanarak milyarlarca liralık reklam geliri elde ediyor. (Haberin fotoğrafları Depo Photos'tan alınmıştır)
DİJİTAL SÖMÜRÜ ÇARKININ İŞLEYİŞİ
Yerli medyanın geleceğini tehdit eden sistem, karmaşık zincirleme reaksiyonla işliyor.
Gazeteci veya televizyoncunun ürettiği özgün haber yayımlandıktan sonra arama motorları üzerinden kullanıcılara ilgi alanlarına göre özelleştirilmiş şekilde sunuluyor.
Arama motorları tarafından haber akışına seçilen içerikler milyonlarca mobil kullanıcıya ulaştırılıyor.
Ardından bu içerikler kısa videolara dönüştürülerek çeşitli sosyal ağlarda yeniden dolaşıma sokuluyor.
Bütün süreç yapay zeka sistemlerince kodlanırken kullanıcı davranışı, tercihleri ve ekran süresi gibi çıktılar firmalara pazarlanıyor.
Böylece reklam geliri trafiği tamamen sosyal medya ağlarına yöneliyor.
LİSANS BEDELİ NEREDE
Sosyal medya platformlarının, asli içerik üreticisinin ekonomik değerini kullanarak ne kadar reklam geliri sağladığı ve bu hasılatı paylaşıp paylaşmadığı temel sorun olarak öne çıkıyor.
Yerli medyanın öz değeri olan haber, fotoğraf, video ve grafikler dijital ticari hizmetlerde kullanılıyorsa lisans bedeli ödenmesi zorunluluk taşıyor.
Sosyal medya tekelleri içeriği bedelsiz alıp şekillendiriyor, trafiği kontrol ediyor, algoritmayı gizli bilgi olarak elinde tutuyor, reklam ölçümü yapıyor ve reklamı satıyor.
Dijital tekellerin algoritmaları gizleyerek içerik trafiğini kendi lehlerine çevirmesi, basın sektörünün sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor.
TÜRKİYE DİJİTAL İÇERİK MUTABAKATI
Dijital devler ellerindeki maddi gücü ve yazılım tekelini kaybetmek istemese de Avrupa Birliği, Avustralya, Kanada, Fransa ve İtalya örneklerinde olduğu gibi kanuni düzenlemeler kaçınılmaz hale geliyor.
Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu, kaleme aldığı yazısında dijital merkezlerin aldığı yeni kararlara ve yerli medyanın hak arayışına dikkat çekti.
Müderrisoğlu, "Biz daha Türkiye'de milli medya ve sürdürülebilirliği adına nasıl hukuki çerçeve çizeceğimizi düşünürken, dijital merkezler yeni kararlar alıyorlar. Asli meselemiz, yerli medyanın geleceği için telif hakkı ve reklam pastasının düzenlemesiyle ilgili." dedi.
Yasal çerçeve çizilinceye kadar sosyal medya şirketlerinin görüşmeye davet edileceği Türkiye Dijital İçerik Mutabakatı formülünü gündeme taşıyan Müderrisoğlu, "Yasal çerçeve çizilinceye kadar, hatta o yasaya esas olmak üzere, 'Türkiye Dijital İçerik Mutabakatı' hazırlanıp, sosyal medya şirketleri görüşmeye davet edilebilir. Burada "kazan/kazan ilkesi" esas alınabilir. Sosyal medya platformlarına, yararlandıkları özgün içeriklerin sürdürülebilirliğinin önemi anlatılabilir." ifadelerini kullandı.
Sürecin zorluklarına ve dijital tekellerin direncine dikkat çeken Sabah yazarı Müderrisoğlu, "Elbette kolay değil. Ellerindeki maddi gücü ve yazılım tekelini kaybetmek istemeyecek, belki de masaya bile gelmekten imtina edeceklerdir. Ama ne olursa olsun er ya da geç bir yerden başlamak ve bir noktaya gelmek kaçınılmaz olacaktır!" dedi.
Müderrisoğlu yazısındaki teklifleri şöyle sıraladı:
"1- Türkiye'deki özel haber ve orijinal içerik üreticileriyle ticari lisans anlaşması yapılması 2- Ölçeğine göre büyüklerle yerel yayıncılara dönük ödeme programları oluşturulması 3- İçerik kullanımının ekonomik değerinin hesaplanabilmesi için doğru veriler sağlanması, 4- Platformların ölçüm metodolojisinin bağımsız denetime açılması 5- Ve yapay zeka sistemlerinde kullanılan Türkiye kaynaklı içerikler için ayrı bir mekanizma kurulması müzakere edilebilir."
Meta, Google ve TikToka algoritma şartı geliyor: Kullanıcının tercihine uymayana ciddi ceza gündemde
BİLGİ KİRLİLİĞİNE KARŞI YENİ DÖNEM
Müderrisoğlu, yazısını şöyle noktaladı:
"Sosyal medya platformları bundan böyle, sadece özgün içerikleri skorlayacak. 2- Başka platformlardan kopyalanan haber/video ve benzerini dikkate almayacak. 3- Anonim veya rutin diye tanımladığı içerikleri ödeme plânına dahil etmeyecek.
Eskiden gösterim veya yanıt sayısını önemseyen sosyal ağlar; yalan haberlerin yayılmasına, sansasyonel tartışmalara yol açıyor veya alet oluyordu. Bu durum A (+) ratingle reklâm veren kurumsal firmalarda itibar kaybı endişesi yaratıyordu. Şimdi, bilgi kirliliğinin temizlenmesi ve kalitesizliğin ayıklanması suretiyle büyük markaların ve reklâm verenlerin yeniden ve yoğun şekilde platformlarla buluşması öngörülüyor."

